Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Allah Teâlâ En‘âm 59’da buyurur ki:
“Gaybın anahtarları O’nun katındadır; onları O’ndan başkası bilmez. Karada ve denizde ne varsa O bilir. O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki bir tane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.”
En‘âm 59’da gaybın anahtarları yalnız O’nun katındadır denirken, aynı ayette yaprağın düşüşünden yerin karanlığındaki taneye, yaş ve kuru her şeyin Kitâb-ı Mübîn’de bulunduğu bildirilir. Buna göre insan, varlıkta gördüğü remizlerden, lafızdaki tertipten, sayıdaki işaretten, vaktin seyrinden, kalbe gelen mânâdan ve rüyada açılan perdeden bir netice çıkardığında; bu netice ne zaman edep dairesinde bir işaret olur, ne zaman gayb iddiasına dönüşür?
|
Bu mübarek ayetler, Cenab'ı Hakk’ın bütün gaybi şeyleri, bütün alemlerdeki varlıkları tamamen bildiğini haber veriyor. Ve Yüce Yaratıcının kudretine işaret ederek insanlar hakkındaki tasarruflarını ve onların yaratılış gayesini beyan buyurmaktadır. Şöyle ki: (Ve) Resulüm!. Başlarına gelecek azabı senden alelacele isteyenlere de ki: (gaybın anahtarları) Veya hazineleri benim yanımda değil, ancak (onun) Cenab-ı Hakkin (yanındadır) onun manevi katındadır, onun kudret ve tasarrufu altındadır. (onları ondan) Yüce Yaratıcıdan (başkası bilemez.) Binaenaleyh o acele ettiğiniz şeyleri ben de bilmiyorum, onların iniş vaktini de biliyor değilim ki, size haber vereyim. (Ve) O Yüce Yaratıcı (karada ve denizde ne varsa) neler meydana gelirse onları da tamamen (bilir) gayba dair şeyleri bildiği gibi böyle görülen şeyleri de bütün teferruatıyla tamamen bilmektedir. Hatta (Bir yaprak düşmez ve yerin karanlıkları içinde bir habbe) bir tane (de bulunmaz ki, illa onu) da (bilir) ezeli ilmi her şeyi içine almaktadır. (Ve) kısacası (bir yaş ve kuru da yoktur ki,) yani diri ve ölü, büyüyen ve büyümeyen bir şey de mevcut değildir ki, (illa apaçık bir kitaptadır.) lavhi mahfuzda sabittir, Cenab-ı Hak tarafından tamamen bilinmektedir. Artık o Yüce Yaratıcının ilmine, takdirine muhalif, onun tayin ettiği vakte aykırı olmak üzere hiçbir kimse tarafından bir hadise vücuda getirilemez. Bunu böyle bilmelidir.