![]() |
|
|
|
#1
|
||||
|
||||
|
Mo Yan’ın "İri Memeler ve Geniş Kalçalar" romanının açılışında, anne Shangguan Lu ağır bir doğum sancısı çekerken, kayınvalidesi onu evde yalnız bırakıp telaşla ahıra koşar. Çünkü o sırada ailenin eşeği bir katır yavrulamaktadır. Kayınvalide için ailenin ekonomik gücünü artıracak bu katırın doğumu, gelininin içeride ikiz çocuk (biri kör bir kız, diğeri ailenin yıllardır beklediği tek erkek çocuk) dünyaya getirme mücadelesinden çok daha kritik bir meseledir. İçeride iki insanın, dışarıda ise ekonomik bir güvencenin dünyaya gelme çabası eş zamanlı yaşanırken; ailenin yaşlı kadını bütün şefkatini ahırdaki hayvana yöneltir.
İnsan, çevresiyle kurduğu ilişkilerde ve önceliklerini belirlerken genellikle şefkatten ziyade, nesnelerin ya da kişilerin kendisine sağlayacağı pratik faydayı merkeze alma eğilimindedir. Birine veya bir şeye atfedilen değer, çoğu zaman onun kendi özündeki kıymetinden değil kişinin o anki ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebildiğiyle şekillenir. Birey, güvence arayışı veya kişisel kaygıları arttıkça, en temel insani bağları bile farkında olmadan salt işlevselliğine göre tartmaya başlar. Karşı tarafın acısı veya beklentisi, kişinin zihninde kurduğu fayda terazisinde ağır basmadığı sürece kolayca görünmez hâle gelebilir.
(0 Beğeni)
__________________
Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Ve kimse kendini vazgeçilmez sanan biri kadar aptal değildir. |
|
#2
|
|||
|
|||
|
Aslında tüm ailenin geleceği doğacak katıra bağlı ise annenin davranışı da oldukça rahatsız edici ama rasyonel
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
||||
|
||||
|
Kesinlikle öyle. Eserin asıl sarsıcı tarafı da tam olarak bu; dışarıdan bakıldığında ahlâken dehşet verici görünen bir tercihin, yokluk ve hayatta kalma matematiğinde son derece rasyonel bir zorunluluğa dönüşmesi.
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
|||
|
|||
|
Şartlar ne kadar zorlayıcı olursa olsun, uyum sağlamayı beceren, hayatta kalır. Maalesef hayatın gerçeği bu.
(0 Beğeni)
|
|
#5
|
|||
|
|||
|
bütün bir hayatı böyle rasyonel kaygılarla yaşamış yaşatmış bir baba figürü
neden çok çocuk yapar (8) ve çocukların eli ekmek tuttuğunda (13-14y) gelir kapısı olmalarını bekler yetemedikleri yerde de o çocukları yok olması gereken işe yaramaz bir nefret objesi olarak görür
(0 Beğeni)
|
|
#6
|
|||
|
|||
|
dedem ölürken en küçük çocuğu olan anneme eşeği bırakmış miras olarak. özellikle tembih etmiş. abileri cenazeyi kaldırmak için önce eşeği satmışlar ve annemi ilkokula da göndermemişler. ölene kadar affetmedi abilerin.
(0 Beğeni)
|
|
#7
|
|||
|
|||
|
Bir de karşıdan bakalım. Ailenin sefaletini bir nebze olsun giderecek bu katırın doğumuna verdiğim önem neden takdir edilmiyor? Karnımızın daha çok doymasına yarayacak, kendimizi eskisi kadar parçalamamıza gerek bırakmayacak bu katırı önemsemem neden ve nasıl sorun oluyor. Ben onları düşünürken onların düşündüğü şeylere de bakın. İnsanlar gerçekten acımasız. Gerçekten de insan çevresiyle kurduğu ilişkilerde ve önceliklerini belirlerken genellikle duyacağı hazzın kendisine sağlayacağı pratik faydayı merkeze alma eğilimindedir. Birine veya bir şeye atfedilen değer, çoğu zaman onun kendi özündeki kıymetinden değil kişinin o anki ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebildiğiyle şekillenir. Yazık.
(0 Beğeni)
__________________
Düşündüğünü söylemekten korkmaya başladı mı insan; düşünmekten de korkmaya başlar... |
|
#8
|
|||
|
|||
|
Mahmut Makal'ın bizim köy romanında inek için benzer yaklaşım var
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|