Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Evrensel Enerjiler & Parapsikoloji > Ezoterizm


Taşı Çatlatan Gül: Sezaryenle Doğan Ruhların Kutsal Sırrı


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #4  
Alt 21.06.26, 21:51
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 03.12.18
Bulunduğu yer: Şimdilik Dünya
Mesajlar: 1,326
Forum Puanı: 312
Etiketlendiği Mesaj: 148 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

İnsanı diğer canlılardan ayıran en dikkat çekici özelliklerden biri yalnızca zekâsı değil, bu zekânın bedeline benzer görünen biyolojik özellikleridir. Doğadaki birçok canlı doğar doğmaz ayağa kalkabilir, annesini takip edebilir veya temel içgüdülerini kullanabilir. İnsan yavrusu ise yıllarca bakıma muhtaçtır. Bunun en önemli sebeplerinden biri, beyninin doğum anında henüz tam gelişmemiş olması ve büyümesinin önemli bir kısmını doğumdan sonra tamamlamasıdır.
Burada ilginç bir soru ortaya çıkıyor: Eğer insanın beyin kapasitesi zaman içinde çok büyük bir artış yaşadıysa, neden doğumu kolaylaştıracak anatomik değişimler aynı ölçüde gerçekleşmedi? Neden doğum hâlâ hem anne hem de bebek için bu kadar risklidir? İnsan doğumu, diğer memelilere göre oldukça zorlu bir süreçtir. Bebeğin kafatası, doğum kanalından geçebilmek için kemiklerinin birbirinin üzerine kaymasını gerektirir. Buna rağmen doğum komplikasyonları tarih boyunca anne ve bebek ölümlerinin başlıca nedenlerinden biri olmuştur.
Bu durum, insanın zihinsel kapasitesindeki artışın bedenin diğer bölümlerine kıyasla çok daha hızlı veya beklenmedik şekilde gerçekleşmiş olabileceği düşüncesini akla getiriyor. Sanki zihinsel tarafta büyük bir sıçrama yaşanmış, fakat beden aynı hızla buna uyum sağlayamamış gibi görünüyor. Eğer böyle bir sıçrama olduysa, bunun nedeni neydi? Doğal bir süreç miydi, yoksa insanın tarihinde bugün tam olarak anlayamadığımız farklı bir etken mi devreye girdi?
Elbette bunun kesin cevabını bilmiyoruz. Ancak insanın diğer canlılarla kıyaslandığında bu kadar büyük bilişsel fark oluşturması, buna karşılık doğum gibi temel biyolojik süreçlerde hâlâ ciddi sınırlamalar taşıması, üzerinde düşünmeye değer bir paradoks oluşturuyor. Belki de insanın hikâyesinde, yalnızca gördüğümüz sonuçlardan hareketle henüz açıklayamadığımız önemli bir dönüm noktası vardır. Bu düşünce, kesin bir iddia değil; insanın kökeni ve farklılığı üzerine sorulabilecek meşru bir sorudur.

Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
The Prinsesa Kılıçlar Ülkesinde Lil bin Ali Forum Oyunları 278 01.10.23 18:22
Yılancık taşı Sin Tıbbı Nebi 19 02.11.21 15:51
Yeni Başlangıçlar ve Kutsal Dünyanın Yılı SiLence Paranormal Varlıklar 4 16.07.18 12:41
Pleıadıan adım # 3 – kutsal kalbe sahip çıkmak SiLence Gizemli Olaylar ve Mekanlar 4 15.06.18 22:36
Kutsal Kase SiLence Parapsikoloji & Spiritüalizm 2 14.04.17 23:21


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:29.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com