![]() |
|
#1
|
||||
|
||||
|
Kader var mıdır, yok mudur?
Kader değişir mi, değişmez mi?
__________________
Taşı havaya atıp kafasını altına tutana ne olur? To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Kader hakkında konuşmayın, zira kader Allah’ın sırrıdır. Allah’ın sırrını açıklamaya kalkmayın.” (Kenzü’l Ummâl, 1/132)
“Kader hakkında fazla konuşmayın, çünkü sizden evvelkilerin çoğu ondan kaybetmiştir.” (Tirmizî, Kader, 1) bu kadar hassas bir konuda bilen bilmeyen her kesin bir alim edasiyla konuşması cok tuhaf, kader konusu bizim akil kapasitenizi aşan bir konu , ve imanin bur kolu, o yuzden sinirli aklimuzla hüküm koymak, akil vermek, bilmeden jonusmak insani dinden çikarır şirke sokar mürted eder....
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
__________________
Taşı havaya atıp kafasını altına tutana ne olur? To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. |
|
#4
|
|||
|
|||
|
Eskiden birbaile dostumuz vardı ben küçüktüm her hafta bize uğrar saatlerce zikir namaz kılardı çekerdik annem babam o adama tabi idi Allah dostu? İdi onlara göre zeytin çekirdeklerini temizler tesbih yapar bana hediye ederdi neyse büyüdüm unv okumaya başladım sonra her sohbette anlattıkları şeyler üzerine sorular sormaya başladım bir gün annem beni kenara çekip dedi ki oğlum soru sorma hoca efendi rahatsız oluyor o gün onlarla artık sohbete katılmadım çünkü ilk ayeti oku ile başlayıp soru sorma ile biten bir din olamazdı yani eger Allah birseyden bahsetmişse insana insanın vazifesi onu kapatmak değil araştırmaktir aman onu aeastirmak yasak bu konusulmazlarla gençler saf saf ateist oluyor böyle saçmalık mı olur diyor
|
|
#5
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
‘’Emir (Allah'ın emirleri) gemisiyle denize açılan kulun görevi, kader dalgalarıyla çarpışmak ve onların birine, bir diğeriyle karşı çıkmak, kaderi kaderle gidermektir. Yoksa helak olur. Bu hal, sabırlı ariflerin halidir. Örnek arif Şeyh Abdulkadir Geylani'nin şu sözünde kastettiği de budur: "İnsanlar kaza ve kadere dayandıklarında her şeyi bırakırlar, ama ben bırakmam. Bu konuda bana küçük bir pencere açıldı ve gördüm ki: Hak için, hakkın kaderleri hak ile ihtilaf edip çekişmekteler. Er kişi kader ile mücadele eden kişidir, yoksa kadere hemen teslim olan kişi değildir.’’ Bu dünyadaki hayatlarında kulların geçimlerini sürdürmeleri ancak bir kaderi başka bir kader ile gidermeleri ile mümkündür. Dünyada böyle ise ahiret hakkında bu nasıl mümkün olmaz? Allah Teala her ikisi de kendi takdiri olmasına rağmen, kötülüğün iyilikle giderilmesini emretmiştir. Açlık da onun bir takdiridir, fakat yine O'nun takdiri olan yemek yeme ile giderilir. Eğer kul yemek yemeye muktedir olduğu halde açlığı bir kader olararak yemeyip ölürse isyankar olarak ölmüş olur. Soğuk, sıcak, susuzluk da böyledir ve hepsi O'nun takdiridir. Allah kaderin, zıddı takdirle giderilmesini emreder. Bu kaderleri gideren kimse, giderilen şey ve giderme fiili, hepsi O'nun takdiridir. Kafir düşmanlar İslam ülkesine saldırdığında, Allah'ın takdiri ile saldırmışlardır. Şimdi Müslümanların kadere teslim olmaları ve Allah'ın kaderini bir başka kaderle giderme yolu olan cihadı terk etmeleri onlara helal olur mu? şekilde sana takdir edilen günahı bir kader sonucu işlemen de böyledir. öyleyse, bu günahın sonuç ve gereğini samimi bir tevbe ile gider ki bu da kaderdendir. Kaderin kader ile giderilmesi iki çeşittir: Birincisi: Meydana gelmeden sebepleri oluşmuş kaderin, mukabil diğer takdir sebepleri ile giderilmesidir. Bu sebepler ile giderildiğinde o kaderin meydana gelmesi önlenmiş olur. Düşmanı muharebe ile gidermek gibi. Sıcak, soğuk vb. şeyler de zıtlarıyla giderilir. İkincisi: Meydana gelmiş ve bir süre devam etmiş kaderin, onu giderici ve yok edici bir diğer kader ile giderilmesidir. Hastalık kaderinin tedavi kaderi ile günah kaderinin tevbe kaderi ile, kötülük işleme kaderinin iyilik yapma kaderi ile giderilmesi bu tür giderme çeşitlerindendir. İşte ariflerin kader karşısındaki tavırları böyledir. Kadere dayanıp da hareketi ve çare aramayı terk etmek yoktur. Çünkü bu aczdir. Allah Teala acziyeti kınamaktadır. Kul ancak mağlub olup çaresiz ve mecalsiz kaldığında, kadere teslim olmuş ve ölü yıkayıcısının elinde dilediği gibi evirip çevirdiği bir ölü durumuna gelmiş olur. Bu durumun ilim, hal ve müşahede bakımından kaderde yok olmaya (fena) faydası vardır. Fakat gücü yerinde ve sebeplere tevessül imkanı varken kadere sığınmak doğru değildir. Bu halde iken gereken fena şudur Allah'ın hükmünden dolayı insanlardan, O'nun emrinden dolayı arzularından Allah'ın iradesi ve sevgisinden dolayı kendi irade ve sevgisinden, O'nun güç kuvvet ve yardımından dolayı kendi güç ve kuvvetinden fani (Kaynak : Medaricu’s-salikin 1.cilt sayfa 368)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
daha okyanusun dibini kesfetmeye akil yetmiyorken, dinin her noktasini kesfetmeye akil yetmez iste orada teslimiyet itaat ve iman baslar
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Kurtubi ilk inen sure hakkında insanların ihtilaf ettiğini, kimisi Müddessir, kimisi 'Alak, kimisinin de Fatiha dediğini söyledikten sonra şöyle bir rivayeti nakleder: "Nebi yalnız başına dolaşırken, kendisine 'Ey Muhammed!' diye seslenilir, akabinde de 'Bismillahirrahmanirrahim' demesi ve ardından Fatiha suresini baştan sonuna kadar okuması emredilir."( Kurtubi, tefsiri c. 1, s. 115; Beyhaki, Delaülü'n-nübüvve, c. 2, s. 158.) Alak suresindeki ilk bes ayetin anlam bakımından ilk ayetler olması zaten mümkün değildir. Zira bu ayetlerde iki defa geçen "el-insan" zalim, kafir, nankör bir kafirdir. "el-İnsan" kelimesi Kur'an'da müspet sıfatlarla zikredilmemiştir. Mesela Kurtubi 'Alak suresinin baştan sona Ebu Cehil hakkında nazil olduğunu belirten bir rivayeti aktarır.(İmam kurtubi el camiul tefsir cilt 20 sayfa 122-123) Gerçekten de bu surede kendisine okuma yazma öğretilmiş birine hitap edilmektedir. Bu takdirde ayetin anlamı, "Ey Ebu Cehil! Allah'ın ismini an, hatırla!" olur. Buradaki el-insan ibaresi [İnfitar suresi 6-7] ayetlerinde de geçen "Ya eyyühel insan!" ibaresi- nin bir benzeridir. "Ey kafir insan! Neydi seni kerim/cömert rabbin hakkında aldatan? O değil mi seni yaratan? O değil mi, seni şekillendirip tüm uzuvlarını yerli yerinde bir insan haline sokan?" seklinde bu surede geçen "kerim rab" ifadesi aynı şekilde 'Alak süresinde de "ekrem rab" olarak geçmiştir. İnfitar suresinde kafir Useyd b. Kelde(Mukatil Tefsir cilt 4 sayfa 613) Velid b. Muğire veya Esved b. Şerik hakkında nazil olduğu gibi bu suredeki kafir de Ebu Cehil'dir. Yine "Mekke ve havalisinde benden daha kerim (şerefli, değerlisi) yok" diyen Ebu Cehil'e "kerimlik sana değil, Allah'a aittir" denilmektedir. " /Tat bakalım azabımızı, hani sen dünyada iken çok şerefli, değerli (kerim) biriydin ya!" [Duhan suresi ayet 49] ayetindeki kerim kişinin de Ebu Cehil olduğu rivayet edilmektedir. Sen kerim ve aziz biri değilsin! Zelil ve adi birisin. (Taberi tefsir cilt 22 sayfa 48-49) "Bu vadinin en azizi ve en kerimi benim" diyen nankör kafir, (Zerkeşi el-Burthan fi ulumi’l-Kur’an cilt 2 sayfa 232, Alusi, Ruhul Meani, Darul Kutubil ilmiyyr cilt 13 sayfa 132) izzet, şeref kim? Sen kim? anlamında bu ayette değinilen kişiyle istihza edilmektedir. İşte bu kibirli kafire haddi bildirilmekte, kendisinin adi bir sudan, bir kan pıhtısından yaratıldığı beyan edilmektedir. Böylece 'Alak suresinin ilk beş ayetiyle surenin geri kalanı arasında tematik bütünlük de sağlanmış olur. Surenin geri kalanında zaten Ebu Cehil'in peygambere yaptıkları hikaye edilmektedir.
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#8
|
||||
|
||||
|
Kader vardır, O ne yazdıysa yaşarım. Her şey O'nunla başlayıp O'nunla biter. Kader yoktur, O' nun yolunda yürüyerek kaderimi cüzi irademle hak yolu üzerine yazmaya gayret ederim. Kader değişir, günahlarıma tövbe ederim ve salih bir kul olmaya çabalarım. Kader değişmez, salih bir kul olarak yaşayıp salih kullar arasında ölmeyi dilerim. İkisini de sorgulamam, ikisine göre de yaşayabilirim, çünkü ben kulum. Kulun, kölenin görevi sahibine sadık olmak ve ona teslim olmaktır. Alıntı:
Araştırılması gereken şeylerin elbette bir sonucu vardır. Ama "kader" dediğimiz olgu bizim araştırmamızla sonuca bağlanacak bir mesele değildir. Çünkü bu konunun muhatabı doğrudan Zül Celali Vel İkram olan Rabbimizdir. Diyelim ki kaderi yaratmadı Rabbimiz. Bizim için bir şey değişir mi? Peki onun için yaratmak zor mudur? "Ol" deyince olmaz mı? Kur'anda Rabbimiz kader yerine daha çok "takdir" kelimesini kullanır. Her şeyi bir ölçüye göre yarattığını söyler ve hayrın da şerrin de kendisinden olduğunu bildirir. Dolayısıyla her şey Allah'ın ilmi, iradesi ve takdiri altındadır. Biz Kur'an ve sünnet ışığında konuşuruz ya da susarız. Çoğu zaman da susarız Elhamdülillah. Başınıza geleni sabırla, elinizdekini şükürle karşılamanız dileğiyle kardeşim...
|
|
#9
|
||||
|
||||
|
Kardeş elbette kader var. Yaptığın herşey kader konusuna girer.
Allah sonsuz ilmi ile senin yaşayarak anladıklarını sen yaşamadan yazmasıdır. Kader Arabesk şarkıların haşa küfrettiği yada yaptıkları hataları kadere mal ettikleri gibi birşey değildir. Kader seni kukla yapmaz bilakis yaptığın herşeyin yapmadan önce yaradan tarafından bilinmesidir. Evet kader değişir tek anahtarı duadır. Fiili yada niyet yolu ile kader değişir. Ama biz cüzi irademizle yaptığımız seçimlerde sadece doğru şık üzerinden yaşayarak öğrendiğimiz için yanlış şıkta neler olabileceğini kestiremiyoruz tercihimizi doğru yaptığımızda geçerli bir durum. Aslında çok basit ama çok detaylı o ateis yazarların anlattığı yada hristiyan itikadındaki kader çok çarpık, saçma ve akla aykırı onunla aklını kirletme. Kader bizi kukla yapmaz. Çok derin bir konu Özetle: Allah seni yarattığı anda dünyaya gelişin ve geri dönüşünün bilinmmesidir.
__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir. Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır. Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir. Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır. Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır… Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür. “Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ). Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur 2. Bel'am din pazarlamacısıdır |
|
#10
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Kadere inanmayanlar var bir de. |
![]() |
| Etiketler |
| kader değişir mi, kader var mıdır |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Ateistlere CEVAP | Cazgircinx | Sorularınız | 54 | 17.08.24 20:39 |
| Her insanın yüzüğü var mıdır ? | DeadStrom | Sorularınız | 20 | 25.11.23 21:33 |
| Denediğiniz çalışan terkip var mıdır ? | Han349 | Sorularınız | 4 | 18.02.22 13:44 |
| Kadere iman Kaza ve Kader nedir... | ayhan571 | Tasavvuf Sohbetleri | 0 | 23.03.21 09:36 |
| karin nedir? her insanda var mıdır? | pastelboya | Sorularınız | 5 | 16.01.19 18:13 |