Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Vahdet-i Vücutu Panenteizmden Ayıran Olgu Var mı?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25.10.25, 16:13
Üye
 
Üyelik tarihi: 25.09.25
Bulunduğu yer: Biryerde
Mesajlar: 76
Forum Puanı: 301
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
MektepTalebesi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Cevap için çok teşekkür ederim. Hepsini okudum. Lakin yazı benim için ağır. Anladığım kadarı ile yazacak olursam ben kelamcıların ve filozofların esas aldığı şekilde mümkün ve vacip varlık diye ayrım yapmışım. Lakin vahdeti vücut fikrinin özü bu varlık tanımıyla anlanamaz. Anlamak için sufilerin tanımını anlamam gerekiyor. Sufilerin tanımı kendisine yokluk bulaşmayanı yani Allah(c.c)'i varlıktan kabul ederler. A'yân-ı Sâbite Allah(c.c) katında bizim bilgilerimizdir. Allah (c.c) tek varlık kabul edilirse biz noksanlığımızdan ötürü varlık olamayız. Tecelliden ibaretiz. Benim en büyük sorunum esas aldığım varlık tanımımın bu fikre uymaması bu da benim cehaletim.

Yazının hepsini okudum. Sindirmesi benim için zaman alacak. Yazdıklarımda yanlış varsa Allah rızası için düzeltin. En azından temel olarak anlamam gerekenleri anlamamış olduğumu ümit ediyorum. Ayaklı ansiklopedi Yusufiyeli hocam teşekkür ederim.
"En azından temel olarak anlamam gerekenleri anlamamış olduğumu ümit ediyorum." kısmında "anlamış olduğumu ümit ediyorum" yazmak istemiştim.

Ayrıca düşününce bana vahdet-i şuhudun daha mantıklı geldiğini anladım. Yine de kavramsal olarak bana farkındalık kazandırdığı için Yusufiyeli hocama teşekkür ederim.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25.10.25, 17:12
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,531
Forum Puanı: 10284
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
MektepTalebesi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
"En azından temel olarak anlamam gerekenleri anlamamış olduğumu ümit ediyorum." kısmında "anlamış olduğumu ümit ediyorum" yazmak istemiştim.

Ayrıca düşününce bana vahdet-i şuhudun daha mantıklı geldiğini anladım. Yine de kavramsal olarak bana farkındalık kazandırdığı için Yusufiyeli hocama teşekkür ederim.
o mantikli gelen vahdeti suhud da mantik olmaz , baskası da bana vahdeti vucud mantkli geliyor diyebilir,
muhyiddin arabi ks. diyor ki
* bizim ilmimizde olmayanin bizim kitaplarimizi okumasi haramdir*
imani şarani ks. diyorki müellifin orjinal el yazmasinda olmayan bazi konulari çoğaltılan el yazmalarinda gördüm diyor...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 25.10.25, 19:57
Üye
 
Üyelik tarihi: 25.09.25
Bulunduğu yer: Biryerde
Mesajlar: 76
Forum Puanı: 301
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
o mantikli gelen vahdeti suhud da mantik olmaz , baskası da bana vahdeti vucud mantkli geliyor diyebilir,
muhyiddin arabi ks. diyor ki
* bizim ilmimizde olmayanin bizim kitaplarimizi okumasi haramdir*
imani şarani ks. diyorki müellifin orjinal el yazmasinda olmayan bazi konulari çoğaltılan el yazmalarinda gördüm diyor...
Özellikle eski zamandan kalma kitapların evet, değiştirilme ihtimali vardır. Ben doğrudan İbnül Arabi'yi hedef almadım. Vahdet-i Vücud kavramını kavrayamadım sadece. Kullarda Allah(c.c)'ün tecellileri olmasını anlayabiliyorum. Rızıklanırken er-Rezzak ismi tecellisinin olmasını, bir şeyi bilirken el-Alim ismi tecellisinin olmasını, kendi annesini karısı yapan zatları duyunca ed-Darr isminin tecellisi olduğunu vb. anlayabiliyorum. Lakin yaratılmışların varlık olarak sınıflandırılmamasını anlayamıyorum. Vacip varlık olan Allah(c.c)'a tek varlık denince yaratılanlar tecelliden ibaret olunca haşa Allah (c.c) kendi çalıp kendi mi oynuyor? Bunun "Biz gerçek değiliz simülasyondayız" diyenlerden ne farkı var? Yaratılmışlar hayal ise hayalden mesul olunur mu? Yaratmak eyleminin tanımı yoktan var eden değil mi? Allah(c.c) yoktan var etmez mi? Bu tarz soruları anlayamıyorum aklım almıyor. Keşfedenlerin girdiği hale giremedim ben. Anladığım kadarı ile Vahdet-i Şuhud daha mantıklı geliyor.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 25.10.25, 20:21
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,531
Forum Puanı: 10284
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
MektepTalebesi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Özellikle eski zamandan kalma kitapların evet, değiştirilme ihtimali vardır. Ben doğrudan İbnül Arabi'yi hedef almadım. Vahdet-i Vücud kavramını kavrayamadım sadece. Kullarda Allah(c.c)'ün tecellileri olmasını anlayabiliyorum. Rızıklanırken er-Rezzak ismi tecellisinin olmasını, bir şeyi bilirken el-Alim ismi tecellisinin olmasını, kendi annesini karısı yapan zatları duyunca ed-Darr isminin tecellisi olduğunu vb. anlayabiliyorum. Lakin yaratılmışların varlık olarak sınıflandırılmamasını anlayamıyorum. Vacip varlık olan Allah(c.c)'a tek varlık denince yaratılanlar tecelliden ibaret olunca haşa Allah (c.c) kendi çalıp kendi mi oynuyor? Bunun "Biz gerçek değiliz simülasyondayız" diyenlerden ne farkı var? Yaratılmışlar hayal ise hayalden mesul olunur mu? Yaratmak eyleminin tanımı yoktan var eden değil mi? Allah(c.c) yoktan var etmez mi? Bu tarz soruları anlayamıyorum aklım almıyor. Keşfedenlerin girdiği hale giremedim ben. Anladığım kadarı ile Vahdet-i Şuhud daha mantıklı geliyor.
vahdeti vucudu anlayabildeydik. bizde ibni arabi olurduk, iste o mubarekte bunu bildigi icin benim kitabimi okumak avama haramdir demiş, zaten burada ibni arabi gibi bir evliyayı ve vahdeti vucud gibi bir kavrami 3 satir yaziyla anlatmaya calismak yanlistır
ibni arabiyi bizim gibi avamı birak bir cok evliya anlamamis ki bazilari seyhul ekfer demis,o yuzden bu konuyu daha deşelememek gerekir çunku daha fazlasi bizi harama sokar büyük evliyanin dediği gibi...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 25.10.25, 21:45
Üye
 
Üyelik tarihi: 25.09.25
Bulunduğu yer: Biryerde
Mesajlar: 76
Forum Puanı: 301
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
vahdeti vucudu anlayabildeydik. bizde ibni arabi olurduk, iste o mubarekte bunu bildigi icin benim kitabimi okumak avama haramdir demiş, zaten burada ibni arabi gibi bir evliyayı ve vahdeti vucud gibi bir kavrami 3 satir yaziyla anlatmaya calismak yanlistır
ibni arabiyi bizim gibi avamı birak bir cok evliya anlamamis ki bazilari seyhul ekfer demis,o yuzden bu konuyu daha deşelememek gerekir çunku daha fazlasi bizi harama sokar büyük evliyanin dediği gibi...
Peki, Vahdet-i Vücutu anlamayı bir kenara bıraktım. Bu ekolün en büyük temsilcisi İbnül Arabi'yi de gerek bu sırrı anlayamamaktan ve eserlerine (muhtemelen) giren kendi yazdıklarından hariç yazılardan mütevellit bir şeyle itham etmiyorum. Lakin vahdet-i vücut kavramının bir sır olduğunun bir alameti ve/veya bir delili var mıdır? Benim gibi avamın da avamı bir insana bunun bir sır olduğunu ve anlamasa da bunun doğru olduğunu açıklayacak bir şey var mı? Eğer yoksa bu konuda fitne çıkmaması için bir şey yazmayacağım.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 25.10.25, 21:55
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,531
Forum Puanı: 10284
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
MektepTalebesi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Peki, Vahdet-i Vücutu anlamayı bir kenara bıraktım. Bu ekolün en büyük temsilcisi İbnül Arabi'yi de gerek bu sırrı anlayamamaktan ve eserlerine (muhtemelen) giren kendi yazdıklarından hariç yazılardan mütevellit bir şeyle itham etmiyorum. Lakin vahdet-i vücut kavramının bir sır olduğunun bir alameti ve/veya bir delili var mıdır? Benim gibi avamın da avamı bir insana bunun bir sır olduğunu ve anlamasa da bunun doğru olduğunu açıklayacak bir şey var mı? Eğer yoksa bu konuda fitne çıkmaması için bir şey yazmayacağım.
delilini vahdeti vucut diyen kişi soylemiş, bizim ilmimizde olmayan bu kitaplari okumasin demiş daha ne delili?
senin soylediginle ne fitnesi cikacak, fltne çıkaracak kadar alim misin evliya misin muctehid misin?

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26.10.25, 03:08
Üye
 
Üyelik tarihi: 25.09.25
Bulunduğu yer: Biryerde
Mesajlar: 76
Forum Puanı: 301
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
delilini vahdeti vucut diyen kişi soylemiş, bizim ilmimizde olmayan bu kitaplari okumasin demiş daha ne delili?
senin soylediginle ne fitnesi cikacak, fltne çıkaracak kadar alim misin evliya misin muctehid misin?
Benim derdim şahıslarla değil fikrin kendisiyle. Eğer fikir bana anlatıldığı gibiyse içinde çok fazla soru işareti barındıran bir konu. Bu soru işaretleri de şeriata ters gibi gözüküyor. Bilen varsa aydınlatsın öğreneyim. İslami bir delil arıyorsak Ayet veya hadisle delillendirilmeli. Akli bir delilse şeriata ters olmamalı. Bana anlatılana göre keşif yoluyla anlaşılabilecek bir şey. Keşif şahsi bir şeydir. Geneli bağlamaz. Ben niye şahsi algılanabilecek şeyi genel bir delil kabul edeyim ki? Keşfi açık olmayanların bu fikrin doğruluğuna nasıl ikna edebilirsin ki? İbül Arabi'nin "bizim ilmimizde olmayanin bizim kitaplarimizi okumasi haramdir" demesi niye beni bağlasın? Hükmü o mu koyuyor?

Delinin biri 1 taş atar 40 akıllı çıkaramaz. Fitneyi hafife almayın.


Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26.10.25, 06:20
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
MektepTalebesi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Özellikle eski zamandan kalma kitapların evet, değiştirilme ihtimali vardır. Ben doğrudan İbnül Arabi'yi hedef almadım. Vahdet-i Vücud kavramını kavrayamadım sadece. Kullarda Allah(c.c)'ün tecellileri olmasını anlayabiliyorum. Rızıklanırken er-Rezzak ismi tecellisinin olmasını, bir şeyi bilirken el-Alim ismi tecellisinin olmasını, kendi annesini karısı yapan zatları duyunca ed-Darr isminin tecellisi olduğunu vb. anlayabiliyorum. Lakin yaratılmışların varlık olarak sınıflandırılmamasını anlayamıyorum. Vacip varlık olan Allah(c.c)'a tek varlık denince yaratılanlar tecelliden ibaret olunca haşa Allah (c.c) kendi çalıp kendi mi oynuyor? Bunun "Biz gerçek değiliz simülasyondayız" diyenlerden ne farkı var? Yaratılmışlar hayal ise hayalden mesul olunur mu? Yaratmak eyleminin tanımı yoktan var eden değil mi? Allah(c.c) yoktan var etmez mi? Bu tarz soruları anlayamıyorum aklım almıyor. Keşfedenlerin girdiği hale giremedim ben. Anladığım kadarı ile Vahdet-i Şuhud daha mantıklı geliyor.
Şarani el-Yevakit isimli eserinin önsözünde der ki: ‘’ Futuhat’ı özetlerken bazı yerlerde durakladım, bu hususların şeriata uygun olup olmadığı konusunda tereddüde düştüm. Sonra Futühat’ın elimdeki nüshasını Ebu Tahir Mağribi’nin bizzat İbn Arabi’nin kendi el yazısıyla yazmış olduğu Konya’daki nüshasından istinsah ettiği nüsha ile karşılaştırdım. Gördüm ki tereddüt ettiğim noktalar Futuhat’ın esas nüshasında mevcut değil, kendi nüshamı ona göre tashih ettim. Anladım ki, Fütuhat’a sonradan bir şeyler ilave edilmiş, şeriata aykırı olan şeyler bunlarmış.
Şarani böyle diyor ama nelerin ilave edildiğine dair bir tane misal vermiyor iddiası mücerred kalıyor. Herhalde bu nevi sözler Vahdet-i vücud muhaliflerini atlatmak uyutmak ve dikkatleri başka yöne çekmek için söylenmektedir. (Kaynak: İslam Düşüncesinin Yapısı Selef, Kelam, Tasavvuf, Felsefe SÜLEYMAN ULUDAĞ, dergah yayınları, sayfa 164, 165)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26.10.25, 11:22
Üye
 
Üyelik tarihi: 25.09.25
Bulunduğu yer: Biryerde
Mesajlar: 76
Forum Puanı: 301
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şarani el-Yevakit isimli eserinin önsözünde der ki: ‘’ Futuhat’ı özetlerken bazı yerlerde durakladım, bu hususların şeriata uygun olup olmadığı konusunda tereddüde düştüm. Sonra Futühat’ın elimdeki nüshasını Ebu Tahir Mağribi’nin bizzat İbn Arabi’nin kendi el yazısıyla yazmış olduğu Konya’daki nüshasından istinsah ettiği nüsha ile karşılaştırdım. Gördüm ki tereddüt ettiğim noktalar Futuhat’ın esas nüshasında mevcut değil, kendi nüshamı ona göre tashih ettim. Anladım ki, Fütuhat’a sonradan bir şeyler ilave edilmiş, şeriata aykırı olan şeyler bunlarmış.
Şarani böyle diyor ama nelerin ilave edildiğine dair bir tane misal vermiyor iddiası mücerred kalıyor. Herhalde bu nevi sözler Vahdet-i vücud muhaliflerini atlatmak uyutmak ve dikkatleri başka yöne çekmek için söylenmektedir. (Kaynak: İslam Düşüncesinin Yapısı Selef, Kelam, Tasavvuf, Felsefe SÜLEYMAN ULUDAĞ, dergah yayınları, sayfa 164, 165)
Çok muğlak konular bunlar benim için. Allah'ın izniyle bulacağım cevabı. Çok sağlam bilgiler veriyorsunuz size çok teşekkür ederim.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26.10.25, 20:07
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
MektepTalebesi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok muğlak konular bunlar benim için. Allah'ın izniyle bulacağım cevabı. Çok sağlam bilgiler veriyorsunuz size çok teşekkür ederim.
Vahdet-i vücuda itiraz edenler, onu Panteizm’le karıştırmışlardır. Halbuki vahdet-i vücudla Panteizm, benzer yönleri olmakla beraber, esasta birbirinden tamamen ayrı sistemlerdir. Panteizm’de Allah ile eşya aynileştirirlerken, Vahdet-i Vücud’da böyle bir aynilik kabul edilmeyip, zat itibariyle Allah’ın her şeyden ayrı ve yegane varlık olduğu, masivanın (Allah’tan başka her şeyin) ise O’nun isim ve sıfatlarının tecellilerinden ibaret olup zati varlıkları bulunmadığı savunulmuştur. Masivanın varlığı olmadığına göre “hulul” ve “ittihad” da söz konusu olamaz. Bunların olması için birden fazla varlık olması gerekir. Panteizm’in İslam dünyasındaki karşılığı “vahdet-i mevcud”, “vücudiyye” ve “vücudilik” tabirleridir. Panteizm’le vahdet-i vücudun ayrı ayrı şeyler olduğunu, İ. Fenni Ertuğrul Vahdet-i Vücud ve Muhyiddin-i Arabi, Ferid Kam da Vahdet-i Vücud adlı eserlerinde isbata çalışmışlardır. Mesnevi’yi ve Fususu’l-Hikem’i şerh eden A. Avni Konuk da bu iki fikir sistemi arasındaki farkları tesbit etmiştir.( A. Avni Konuk, Mesnevi-i Şerif Şerhi, Mukaddime, s. 25-2). Avni Bey, müsteşriklerin de bu iki sistemi aynı kabul ederek hataya düştüklerini söyler. O, İbnü’l-Arabi’nin Fütuhat’ta yer alan “Tenzih ederim o zatı ki, eşyayı ızhar etti; halbuki o zat eşyanın aynıdır.” cümlesine, yine Fütuhat’tan almış olduğu “O Zat-ı Hak zuhurda eşyanın aynı değildir. Belki O, O’dur ve eşya dahi eşyadır.” cümleleriyle açıklık getirdikten sonra şunları söyler: “Müsteşrikler bu sözleri anlayamayıp, onları vücudi feylesofları zannederler. Değil müsteşrikler, senelerce medreselerde Kur’an ve Hadis derslerinde dirsek çürütmüş hocalar bile bu sözlerdeki incelikleri anlamaktan aciz kalırlar.” Bu meselede, Panteizm’in aklın mahsulü bir felsefe olduğunu, halbuki vahdet-i vücudun akli istidlal ile değil kalbi müşahede, zevk ve hal ile ulaşılan bir “irfan” olup, akli bir nazariye olmadığını daima göz önünde tutmak gerekir. Yani vahdet-i vücuda ulaşmanın yolu, akıl ve nazari bilgi olmayıp, seyr-ü süluk neticesinde “fena” mertebesine ulaşmaktır. Vahdet-i vücudun temsilcileri bu husus üzerinde ısrarla dururken, onun “hulul” ve “ittihad”la ilgisi olmadığını, bunların batıl olduğunu ifade etmişlerdir. Mevlana bir rubaisinde bu hususu şu şekilde dile getirmiştir: “Kul kendinde fani-i mutlak olmadıkça tevhid onun nezdinde tahakkuk etmiş olmaz. Tevhid, Hakk’ın kulun vücuduna hululü değildir; belki senin vücud-i mevhumundan yok olmandır. Yoksa beyhude birtakım sözlerle batıl Hak olmaz.” Nitekim, Fütuhat-ı Mekkiyye üzerinde oldukça ciddi ve değerli bir çalışma yapmış olan Prof. Nihat Keklik de İbnü’l-Arabi’nin konuyla ilgili bazı sözlerini naklettikten sonra, “Tenasüh, hulul ve ittihad gibi konularda İbnü’l-Arabi hiçbir zaman töhmet altında tutulamaz. Çünkü (İslam’a uymadıklarından) kendisi de bu nazariyeleri reddediyordu.” demektedir.( Prof. Dr. Nihat Keklik, el-Fütuhatü’l-Mekkiyye, 2.cilt, (Bölüm A) s. 76-77.)Allame Celalüddin es-Suyuti de sufilerin “vahdet-i vücud” nazariyesinin hulul ve ittihad olarak değerlendirilmemesi gerektiği, onun hakiki tevhid olduğu kanaatindedir. Mahir İz, Suyuti’nin el-Havi li’l-Fetava adlı eserinden şu sözlerini nakletmiştir: “Bazı muhakkıkin-i sufiyyenin sözleri arasında “ittihad” kelimesine tesadüf edersiniz. Buradaki ittihad lafzı, hakikat-ı tevhide işarettir. Tevhidde mübalağadır. Esasen tevhid, vahidi, ahadi bilmektir. Sapanlar bu manayı anlamayanlardır. İttihadı hulul manasına alanların fikri aklen, şer’an, örfen merdud olduğu kadar; enbiyanın, evliyanın ve meşayıh-ı sufiyye’nin ve sair ulemanın icmaıyla da merduddur. Bu merdud söz ancak gulat taifesinin, yani ilme istinad etmeyen ve Vacib Teala hakkında kamil bir fikri olmayan, körü körüne bildiğinde ısrar eden bir taifenin, hakikat-ı ilmiyye karşısında bir kıymet ifade etmeyen sözlerinden ibarettir.’’(Mahir İz, Tasavvuf, s. 251)İbnü’l-Arabi’den sonra vahdet-i vücud nazariyesi pek çok kimse tarafından benimsenmiş, O’nun Fususu’l-Hikem’i defalarca şerh edilmiş, bu nazariye hakkında nice kitap ve risaleler yazılmıştır. Bununla beraber, bu nazariyeyi bilerek veya bilmeyerek reddedenlerin sayısı da az değildir.Vahdet-i vücudun en eski ve en güçlü muhalifi İbn Teymiyye’dir. O birçok risalesinde bu konuya temas etmenin yanında, bu husustaki düşüncelerini İbtalu Vahdeti’l-Vücud ve Hakikatu Mezhebi’l-İttihadiyyin ve Vahdeti’l Vücud adlı risalelerinde serdetmiştir. İ. Fenni Ertuğrul, Vahdet-i Vücud ve Muhyiddin-i Arabi adlı eserinde İbn Teymiyye’nin tenkitlerine cevap vermiştir.( Mustafa Kara, İbn Teymiyye’ye Göre İbn Arabi, basılmamış tez, Bursa, 1980.)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Cinler nasıl varlıklardır, Kaça ayrılırlar, Cinsleri nedir? isimleri var mıdır? SiLence Paranormal Yetenekler 4 12.11.25 19:56
Harabat ehlini hor görme zakir, Defineye malik viraneler var.. Aliye Allah Dostları & Evliyalar 4 03.01.20 13:10
Uzaylılar Size De Çip Takmış Olabilir! SiLence Gizemli Olaylar ve Mekanlar 4 07.11.19 14:52
Erich Von Daniken ile Ddünyadışı Varlıklar Röportajı SiLence Gizemli Olaylar ve Mekanlar 6 16.06.18 22:22
var git serkan2553 Güzel Sözler & aŞka Dair 2 05.05.17 23:36


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com