Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Yunus Emre sakalsız mıydı?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 22.01.26, 20:18
Nani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 19.08.14
Mesajlar: 981
Forum Puanı: 4665
Etiketlendiği Mesaj: 55 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Yunus Emre sakalsız mıydı?

Yunus Emre sakalsız mıydı?
Köse de değil bıyığı var.



__________________
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi,
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu,
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde..
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22.01.26, 20:59
Svg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.24
Bulunduğu yer: Oda
Mesajlar: 4,548
Forum Puanı: 1974
Etiketlendiği Mesaj: 171 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

1200'lü yılların ortasında doğmuş biri. O zamanlar sakalsız olduğunu sanmıyorum. Fakat çoğu resimde hep sakalsız. Sadece bıyığı var.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23.01.26, 13:24
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,518
Forum Puanı: 10248
Etiketlendiği Mesaj: 5361 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
1200'lü yılların ortasında doğmuş biri. O zamanlar sakalsız olduğunu sanmıyorum. Fakat çoğu resimde hep sakalsız. Sadece bıyığı var.
1200 lü yıllarda zaten insan figürü çizmek yoktu, yunus Emre'nin resmini baxı rivayetletden esinlenerek münif fehim çizmiştir
ayrıca 1 tane yunus emre yoktur, çok sayıda yunus emre vardır , bu resim büyük ihtimal kul yunus un resmidir ...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23.01.26, 13:47
Svg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.24
Bulunduğu yer: Oda
Mesajlar: 4,548
Forum Puanı: 1974
Etiketlendiği Mesaj: 171 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
1200 lü yıllarda zaten insan figürü çizmek yoktu, yunus Emre'nin resmini baxı rivayetletden esinlenerek münif fehim çizmiştir
ayrıca 1 tane yunus emre yoktur, çok sayıda yunus emre vardır , bu resim büyük ihtimal kul yunus un resmidir ...
Kul Yunus kim?
Risaletü'n-Nushiyye'nin yazarı olan değil mi bu Yunus Emre?

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23.01.26, 13:53
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,518
Forum Puanı: 10248
Etiketlendiği Mesaj: 5361 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kul Yunus kim?
Risaletü'n-Nushiyye'nin yazarı olan değil mi bu Yunus Emre?
yunus, kul yunus, yunus emre, yunus emrem, aşık yunus vs. vs.
bahsettiğin kitapta yunus emreye ait

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23.01.26, 15:39
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Nani Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yunus Emre sakalsız mıydı?
Köse de değil bıyığı var.

İslami dönem Türk kültürü, bilindiği gibi pek çok önemli şahsiyet yetiştirmiş olup bunların her biri bu kültüre önemli katkılar sağlayarak bize kadar intikaline vesile olmuşlardır. Bu katkılar çok değişik kültür alanlarında meydana gelmiştir ki, tasavvuf bunlardan yalnızca biridir. Yunus Emre de her şeyden önce bir mutasavvıftır. Türk tarihinde Ahmed Yesevi’den başlayarak çeşitli zaman ve mekanlarda yaşamış ve kendinden sonraki dönemleri önemli ölçüde etkilemiş büyük sufiler yetişmiştir. Bunlar arasında bugün evrensel boyutlara ulaşabilenleri de vardır ve Yunus Emre de bunlardan biridir.Ne var ki, Yunus Emre’nin böyle bir boyut kazanması nisbeten çok yeni bir olaydır. Bilindiği gibi o, 20. yüzyılın başlarında keşfedilmiştir. Oysa Yunus Emre 13. yüzyılın son yarısı ile, 14. yüzyılın ilk çeyreği içinde yaşamış ve eser vermiş bir şahsiyettir. Onu altıyüz yıllık Osmanlı dönemi sufi geleneğinin inhisarından çıkarıp ilmin aydınlığına kavuşturma şerefi, bilindiği üzere, merhum Fuad Köprülü’ye aittir. O, 20. yüzyılın başlarında, malum siyasi ve kültürel gelişmeler sonucu Osmanlı İmparatorluğu’nda İttihad ve Terakki yönetimi ile üstünlük kazanan Türkçülük akımının ve Ziya Gökalp sosyolojisinin tesiriyle ilmi çalışmalarını yüksek zümre sufiliğinin değil, halk sufiliğinin araştırılmasına hasretmiş ve ünlü kitabı Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar’ı (İstanbul 1918) böyle bir ortamda hazırlamaya başlamıştı. O Yunus Emre’yi, bizzat kendi ifadesiyle “İslam sufiliği ile Türk zevkinin sentezini yapan Ahmed Yesevi” mektebinin Anadolu’daki en önemli temsilcisi olarak görmüş ve adı geçen eserinde onu bu çerçevede ele alarak ilim alemine tanıtmıştır. Ondan sonra da merhum Burhan Toprak ve merhum Abdülbaki Gölpınarlı ile daha da gelişip derinleşen Yunus Emre araştırmaları günümüze kadar sürüp gelmiş ve bundan böyle de sürüp gideceğe benzemektedir.Bu yetmiş küsur yıllık süre içinde Yunus Emre’ye dair kitap ve makale olarak, ilmi ve popüler seviyede birtakım eserler yayınlandı; Milletlerarası ve Türkiye çapında defalarca Yunus Emre sempozyumları, kutlama törenleri vs. düzenlendi, düzenlenmekte ve düzenlenmeye devam edilecektir. Farklı kültür anlayış ve çevrelerinden, farklı ideolojilerden pek çok profesyonel veya amatör araştırıcı Yunus Emre’yi, daha doğrusu kendi Yunus Emre’sini, başka bir deyişle, Yunus Emre elbisesi giydirilmiş kendi düşünce ve yorumlarını anlattı, yazdı; yazmakta ve yazacaktır.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26.02.26, 20:49
 
Üyelik tarihi: 06.11.25
Bulunduğu yer: Denizli
Mesajlar: 451
Forum Puanı: 328
Etiketlendiği Mesaj: 22 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Merhabâ cânlar
Bir Babâî 'Alevîsi olan Yûnus Emrenin(Niyâzımız ona ola!) bıyığının da,sakalının da olmadığı kesindir.Neden?Çün kim Babâîlik,en koyu Bâtinî 'Alevîlik olan Kalenderiyyenin kollarından biridir ve Kalenderiyyenin muntesibleri ''Çehâr Darb(چهار ضرب)'' yaparlar.''Çehâr(چهار)'' sözcüğü Fârsçadır,''Dört'' demektir,''Saç,sakal,kaş,bıyık'' kasd eder.''Darb(ضرب)'' sözcüğü 'Arabcadır,''Vuruş'' demektir,''Saçı,sakalı,kaşı,bıyığı kesmek'' kasd eder.Murîd Yûnus Emrenin ve Şeyh Tapduk Emrenin Babâî 'Alevîlerinden oldukları bilgisi,'Abdulbâkî Gölpınarlı ve Muhammed Fû'âd Köprülü dayanaklıdır.
Saygılar,sevgiler cânlar
Allâh eyvallâh Hakk eyvallâh

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26.02.26, 23:07
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,518
Forum Puanı: 10248
Etiketlendiği Mesaj: 5361 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Koca Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Merhabâ cânlar
Bir Babâî 'Alevîsi olan Yûnus Emrenin(Niyâzımız ona ola!) bıyığının da,sakalının da olmadığı kesindir.Neden?Çün kim Babâîlik,en koyu Bâtinî 'Alevîlik olan Kalenderiyyenin kollarından biridir ve Kalenderiyyenin muntesibleri ''Çehâr Darb(چهار ضرب)'' yaparlar.''Çehâr(چهار)'' sözcüğü Fârsçadır,''Dört'' demektir,''Saç,sakal,kaş,bıyık'' kasd eder.''Darb(ضرب)'' sözcüğü 'Arabcadır,''Vuruş'' demektir,''Saçı,sakalı,kaşı,bıyığı kesmek'' kasd eder.Murîd Yûnus Emrenin ve Şeyh Tapduk Emrenin Babâî 'Alevîlerinden oldukları bilgisi,'Abdulbâkî Gölpınarlı ve Muhammed Fû'âd Köprülü dayanaklıdır.
Saygılar,sevgiler cânlar
Allâh eyvallâh Hakk eyvallâh
tapduk emre mevlevi bektaşi idi, mürşit silsilesinde barak baba, sarı saltuk ve şeyh ahmed yesevi ye kadar gitmektedir

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26.02.26, 23:19
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3247
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Paylaştığınız bilgilerde temas edilen bazı hususlar kıymetlidir; özellikle Kalenderiyye’de görülen çehâr-darb uygulamasının tarihî bir vakıa olduğu malumdur. Ancak buradan hareketle Yûnus Emre’nin sakal ve bıyığının kesin olarak olmadığı hükmüne varmak ilmî açıdan ihtiyat gerektirir.

Zira mevcut tarihî kaynaklara baktığımızda:

Yunus Emre’nin biyografisi kesin çizgilerle sabit değildir.
Yunus Emre’nin hayatına dair bilgilerimiz menkıbevî rivayetlerle karışıktır. Hayatının tüm safhaları ve zâhirî görünümü hakkında kat‘î tarihî vesika yoktur. Bu sebeple “kesindir” ifadesi ilmî literatürde genellikle kullanılmaz.

Babâîlik – Kalenderiyye irtibatı meselesi tartışmalıdır.
Köprülü ve Gölpınarlı bazı tasavvufî akımlar arasında etkileşimlere işaret ederler; ancak bu, Yunus Emre’nin doğrudan Kalenderî pratiğini (çehâr darb gibi) uyguladığını kesinleştirmez. Babâî çevrelerle temas ihtimali konuşulur, fakat bu doğrudan kimlik tespiti değildir.

Çehâr-darb her mensuba genellenemez.
Kalenderî zümrelerde yaygın olmakla birlikte, bu uygulamanın bütün bağlılara istisnasız tatbik edildiğini söylemek de tarihçiler arasında ihtiyatla karşılanır. Ayrıca Yunus Emre’nin Anadolu’daki tasavvufî çizgisi daha çok Yesevî–Melâmî–Anadolu irfanı hattında değerlendirilir.

Görsel tasvir meselesi tarihî değil, temsîlidir.
Yunus Emre’ye nispet edilen sakallı veya sakalsız resimlerin hiçbiri çağdaşı değildir; tamamı çok sonraki hayalî tasvirlerdir. Dolayısıyla buradan fizikî kesinlik çıkarmak zaten metodolojik olarak mümkün değildir.

Netice olarak:
– Ancak Yunus Emre’nin sakal ve bıyığının olmadığı kesin tarihî bilgi değildir, yorum ve ihtimal seviyesindedir.

En sağlıklı ilmî tavır, bu tür konularda “kesindir” demek yerine “bazı araştırmacılara göre…” kaydıyla konuşmaktır. Sürç-i lisan ettiysek ehli olan kardeşler tashih buyursun.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 27.02.26, 07:43
 
Üyelik tarihi: 06.11.25
Bulunduğu yer: Denizli
Mesajlar: 451
Forum Puanı: 328
Etiketlendiği Mesaj: 22 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
tapduk emre mevlevi bektaşi idi, mürşit silsilesinde barak baba, sarı saltuk ve şeyh ahmed yesevi ye kadar gitmektedir
Gün aydın,kolay gelsin
Evet,murşid silsileleri Şeyh 'Ahmed Yesevîye(Niyâzım ona ola!) dek gitmektedir.
Tapduk Emre bir Mevlevî ve Bektâşî değil idi ancak Babâî ve Haydarî şeyhi olduğu elimizde kim kaynakçaya dayanarak kesindir.
Allâh eyvallâh Hakk eyvallâh

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
PEYGAMBERLER Tarihi 2 Cazgircinx Peygamberler 10 13.02.24 20:25
Yunus Emre Nasimi Allah Dostları & Evliyalar 0 02.01.24 23:29
Rüyada Yunus Balığı Görmek NGB V-Y Harfleri Rüya Tabirleri 0 22.11.23 11:39
Yunus Aleyhisselam Och Peygamberler 2 22.03.20 22:38
Ismail Emre ile sohbet uyurgezer Kadim Bilgelik 2 02.01.19 23:47


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:16.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com