![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
||||
|
||||
|
Yunus Emre sakalsız mıydı?
Köse de değil bıyığı var.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi, taşınacak suyu göster, kırılacak odunu, kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde.. bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin tütmesi gereken ocak nerde? |
|
#2
|
||||
|
||||
|
1200'lü yılların ortasında doğmuş biri. O zamanlar sakalsız olduğunu sanmıyorum. Fakat çoğu resimde hep sakalsız. Sadece bıyığı var.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
ayrıca 1 tane yunus emre yoktur, çok sayıda yunus emre vardır , bu resim büyük ihtimal kul yunus un resmidir ...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Risaletü'n-Nushiyye'nin yazarı olan değil mi bu Yunus Emre?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#5
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
bahsettiğin kitapta yunus emreye ait
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#6
|
||||
|
||||
|
İslami dönem Türk kültürü, bilindiği gibi pek çok önemli şahsiyet yetiştirmiş olup bunların her biri bu kültüre önemli katkılar sağlayarak bize kadar intikaline vesile olmuşlardır. Bu katkılar çok değişik kültür alanlarında meydana gelmiştir ki, tasavvuf bunlardan yalnızca biridir. Yunus Emre de her şeyden önce bir mutasavvıftır. Türk tarihinde Ahmed Yesevi’den başlayarak çeşitli zaman ve mekanlarda yaşamış ve kendinden sonraki dönemleri önemli ölçüde etkilemiş büyük sufiler yetişmiştir. Bunlar arasında bugün evrensel boyutlara ulaşabilenleri de vardır ve Yunus Emre de bunlardan biridir.Ne var ki, Yunus Emre’nin böyle bir boyut kazanması nisbeten çok yeni bir olaydır. Bilindiği gibi o, 20. yüzyılın başlarında keşfedilmiştir. Oysa Yunus Emre 13. yüzyılın son yarısı ile, 14. yüzyılın ilk çeyreği içinde yaşamış ve eser vermiş bir şahsiyettir. Onu altıyüz yıllık Osmanlı dönemi sufi geleneğinin inhisarından çıkarıp ilmin aydınlığına kavuşturma şerefi, bilindiği üzere, merhum Fuad Köprülü’ye aittir. O, 20. yüzyılın başlarında, malum siyasi ve kültürel gelişmeler sonucu Osmanlı İmparatorluğu’nda İttihad ve Terakki yönetimi ile üstünlük kazanan Türkçülük akımının ve Ziya Gökalp sosyolojisinin tesiriyle ilmi çalışmalarını yüksek zümre sufiliğinin değil, halk sufiliğinin araştırılmasına hasretmiş ve ünlü kitabı Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar’ı (İstanbul 1918) böyle bir ortamda hazırlamaya başlamıştı. O Yunus Emre’yi, bizzat kendi ifadesiyle “İslam sufiliği ile Türk zevkinin sentezini yapan Ahmed Yesevi” mektebinin Anadolu’daki en önemli temsilcisi olarak görmüş ve adı geçen eserinde onu bu çerçevede ele alarak ilim alemine tanıtmıştır. Ondan sonra da merhum Burhan Toprak ve merhum Abdülbaki Gölpınarlı ile daha da gelişip derinleşen Yunus Emre araştırmaları günümüze kadar sürüp gelmiş ve bundan böyle de sürüp gideceğe benzemektedir.Bu yetmiş küsur yıllık süre içinde Yunus Emre’ye dair kitap ve makale olarak, ilmi ve popüler seviyede birtakım eserler yayınlandı; Milletlerarası ve Türkiye çapında defalarca Yunus Emre sempozyumları, kutlama törenleri vs. düzenlendi, düzenlenmekte ve düzenlenmeye devam edilecektir. Farklı kültür anlayış ve çevrelerinden, farklı ideolojilerden pek çok profesyonel veya amatör araştırıcı Yunus Emre’yi, daha doğrusu kendi Yunus Emre’sini, başka bir deyişle, Yunus Emre elbisesi giydirilmiş kendi düşünce ve yorumlarını anlattı, yazdı; yazmakta ve yazacaktır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#7
|
|||
|
|||
|
Merhabâ cânlar
![]() Bir Babâî 'Alevîsi olan Yûnus Emrenin(Niyâzımız ona ola!) bıyığının da,sakalının da olmadığı kesindir.Neden?Çün kim Babâîlik,en koyu Bâtinî 'Alevîlik olan Kalenderiyyenin kollarından biridir ve Kalenderiyyenin muntesibleri ''Çehâr Darb(چهار ضرب)'' yaparlar.''Çehâr(چهار)'' sözcüğü Fârsçadır,''Dört'' demektir,''Saç,sakal,kaş,bıyık'' kasd eder.''Darb(ضرب)'' sözcüğü 'Arabcadır,''Vuruş'' demektir,''Saçı,sakalı,kaşı,bıyığı kesmek'' kasd eder.Murîd Yûnus Emrenin ve Şeyh Tapduk Emrenin Babâî 'Alevîlerinden oldukları bilgisi,'Abdulbâkî Gölpınarlı ve Muhammed Fû'âd Köprülü dayanaklıdır. Saygılar,sevgiler cânlar ![]() Allâh eyvallâh Hakk eyvallâh
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#8
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Paylaştığınız bilgilerde temas edilen bazı hususlar kıymetlidir; özellikle Kalenderiyye’de görülen çehâr-darb uygulamasının tarihî bir vakıa olduğu malumdur. Ancak buradan hareketle Yûnus Emre’nin sakal ve bıyığının kesin olarak olmadığı hükmüne varmak ilmî açıdan ihtiyat gerektirir.
Zira mevcut tarihî kaynaklara baktığımızda: Yunus Emre’nin biyografisi kesin çizgilerle sabit değildir. Yunus Emre’nin hayatına dair bilgilerimiz menkıbevî rivayetlerle karışıktır. Hayatının tüm safhaları ve zâhirî görünümü hakkında kat‘î tarihî vesika yoktur. Bu sebeple “kesindir” ifadesi ilmî literatürde genellikle kullanılmaz. Babâîlik – Kalenderiyye irtibatı meselesi tartışmalıdır. Köprülü ve Gölpınarlı bazı tasavvufî akımlar arasında etkileşimlere işaret ederler; ancak bu, Yunus Emre’nin doğrudan Kalenderî pratiğini (çehâr darb gibi) uyguladığını kesinleştirmez. Babâî çevrelerle temas ihtimali konuşulur, fakat bu doğrudan kimlik tespiti değildir. Çehâr-darb her mensuba genellenemez. Kalenderî zümrelerde yaygın olmakla birlikte, bu uygulamanın bütün bağlılara istisnasız tatbik edildiğini söylemek de tarihçiler arasında ihtiyatla karşılanır. Ayrıca Yunus Emre’nin Anadolu’daki tasavvufî çizgisi daha çok Yesevî–Melâmî–Anadolu irfanı hattında değerlendirilir. Görsel tasvir meselesi tarihî değil, temsîlidir. Yunus Emre’ye nispet edilen sakallı veya sakalsız resimlerin hiçbiri çağdaşı değildir; tamamı çok sonraki hayalî tasvirlerdir. Dolayısıyla buradan fizikî kesinlik çıkarmak zaten metodolojik olarak mümkün değildir. Netice olarak: – Ancak Yunus Emre’nin sakal ve bıyığının olmadığı kesin tarihî bilgi değildir, yorum ve ihtimal seviyesindedir. En sağlıklı ilmî tavır, bu tür konularda “kesindir” demek yerine “bazı araştırmacılara göre…” kaydıyla konuşmaktır. Sürç-i lisan ettiysek ehli olan kardeşler tashih buyursun.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#10
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
![]() Evet,murşid silsileleri Şeyh 'Ahmed Yesevîye(Niyâzım ona ola!) dek gitmektedir. Tapduk Emre bir Mevlevî ve Bektâşî değil idi ancak Babâî ve Haydarî şeyhi olduğu elimizde kim kaynakçaya dayanarak kesindir. Allâh eyvallâh Hakk eyvallâh
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| PEYGAMBERLER Tarihi 2 | Cazgircinx | Peygamberler | 10 | 13.02.24 20:25 |
| Yunus Emre | Nasimi | Allah Dostları & Evliyalar | 0 | 02.01.24 23:29 |
| Rüyada Yunus Balığı Görmek | NGB | V-Y Harfleri Rüya Tabirleri | 0 | 22.11.23 11:39 |
| Yunus Aleyhisselam | Och | Peygamberler | 2 | 22.03.20 22:38 |
| Ismail Emre ile sohbet | uyurgezer | Kadim Bilgelik | 2 | 02.01.19 23:47 |