
03.04.26, 16:39
|
 |
Daimi Üye
|
|
Üyelik tarihi: 04.03.26
Bulunduğu yer: yaşamıyor
Mesajlar: 1,485
Forum Puanı: 430
Etiketlendiği Mesaj: 91 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Biz her insanın ‘tâir’ini boynuna doladık” âyeti (İsrâ), kaderi inkâr edenlerin sandığı gibi “insan kaderini Allah’tan bağımsız kendi üretir” demek değildir. Buradaki tâir kelimesi; amel, sorumluluk, hayır-şer defteri ve kulun ayrılmaz hesabı olarak açıklanmıştır. Yani âyetin söylediği şey, “herkes kendi yaptığından sorumludur” hükmüdür; yoksa “kader yoktur” hükmü değildir.
Böyle bir durumla karşılaşırsan o kişiye deki sen mesuliyeti görünce kaderi inkâr ediyorsun; hâlbuki bu, gölgeyi görüp güneşi inkâr etmeye benzer. Kulun sorumlu olması, Allah’ın takdirinin yokluğu değil; takdir edilmiş bir âlem içinde imtihan ediliyor oluşudur. Şimdi sana tek soru: Doğacağın yeri, anneni, babanı, mizacını, ömrünün sınırını, kalbinin ilk atışını ve son nefesini seçmemiş bir varlık olarak, hangi ilimle kendi varlığının takdirden bağımsız olduğunu söyleyebiliyorsun? Bakalım buna cevap verebilecek mi; aslında sorunun içinde bile cevap verilmiş oluyor.
|
Kaderi inkar eden bir adama verilecek en güzel cevabı yazmışsınız. Aklı olan bu yazdıklarınızı düşünüp hakikati idrak eder. Çok teşekkür ederim. Ben verdiğiniz bu bilgileri ss aldım böyle bir durumla tekrardan karşı karşıya kalırsam aynen öğrettiğiniz gibi cevap vereceğim.
|