Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Hak mezhebler nelerdir?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #11  
Alt 12.06.26, 13:11
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,522
Forum Puanı: 10270
Etiketlendiği Mesaj: 5363 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Mesturu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İslam'da aforoz mekanizması (Hristiyanlıktaki gibi bir kilise) yoktur; yani tek bir şahıs oturup "Sen çıktın, sen girdin" demez. Bu kararı, ümmetin asırlardır süzülüp gelen "İcmâ-ı Ümmet" (Alimlerin ortak ittifakı) ve "Usul-i Din" (Dinin temel kaideleri) mekanizması verir.
Kararın Temeli: Bir Hanefî, durup dururken "Ben Matürîdîliği kabul etmiyorum" dediğinde, eğer reddettiği şey İmam Matürîdî’nin şahsı değil de onun savunduğu "Aklın ve naklin dengesi, kulun cüzi iradesi, Allah'ın zamandan münezzehliği" gibi Ehl-i Sünnet'in ana umdeleriyse; o adamı Ehl-i Sünnet'ten çıkaran şey keyfi bir karar değil, Ehl-i Sünnet'in asırlık inanç sınırlarını bizzat kendisinin ihlal etmesidir. Alimler (mesela İmam Gazâlî, İmam Taftazânî, İmam İbn Âbidîn) kitaplarında bu sınırları mermer gibi çizmişlerdir. Kararı o kurallar verir.
2. O Zaman Hanbelî Mezhebinde Olanlar Ne Oluyor?
İşte o üstadın hiç bilmediği, fıkıh tarihinde "Eseriyye / Selef-i Sâlihîn Akidesi" denilen o muazzam ayrım tam olarak buradadır. Hanbelîlerin durumu ile Matürîdîliği reddeden bir Hanefî'nin durumu asla ve katâ aynı değildir! Neden mi?
A) Hanbelîler Kelamı Neden Reddediyor? (Meşru Gerekçe)
İmam Ahmed bin Hanbel ve onun yolundan giden müteaddit Hanbelî alimleri, Matürîdî ve Eş'arî kelamını şu yüzden reddederler: "Biz Allah'ın sıfatlarını akılla, felsefeyle tevil etmeyiz. Sahabe ve Tâbiîn bu felsefe dillerini kullanmadı. Ayette ne yazıyorsa, keyfiyetini Allah'a havale eder (Tefviz yapar), teslim oluruz." * Onların bu duruşuna İslam literatüründe Selef-i Sâlihîn Akidesi veya Eseriyye (Hadisçi Ekol) denir. Onlar Ehl-i Sünnet’in "en muhafazakar, felsefeden en uzak" kanadıdır ve inançları saf olduğu için Ehl-i Sünnet’in asıl kurucu unsurlarındandırlar.
B) Bir Hanefî veya Şâfiî Kelamı Reddederse Neden Tehlikeye Düşer? (Tuzak)
İşte kırılma noktası burası: Bir Hanefî kalkıp, "Ben Matürîdîliği kabul etmiyorum" dediğinde, gidip Hanbelîler gibi "saf, felsefesiz Selef akidesine" teslim olmuyor. Genelde ne yapıyor? Ya aklı tamamen ilahlaştıran Mu'tezile kafasına kayıyor ya da Müslümanları tekfir eden Vahhâbîlik/Müşebbihe (Allah'ı yaratıklara benzeten) çizgisine düşüyor.
Usul Farkı: Hanefî mezhebinin fıkıh usulü (Mesela İmam Pezdevî ve Serahsî usulü), akli çıkarımlara ve kıyasa dayanır. Bir adam fıkıhta Hanefî'nin o yüksek akıl mekanizmasını kullanıp, itikadda "Ben aklı ve kelamı tamamen reddediyorum" derse, kendi mezhebinin usulüyle çelişir, omurgasız kalır. Hem Hanefî fıkhı yapıp hem kelamı reddetmek mantıksal bir imkansızlıktır.





Hanbelî mezhebinin kelamî ekolleri (Matürîdî ve Eş'arî'yi) reddetmesi, onların Ehl-i Sünnet dışı olduğunu değil; aksine Ehl-i Sünnet'in felsefesiz, saf ilk dönem akidesi olan 'Eseriyye / Selef-i Sâlihîn' çizgisinde durduklarını gösterir. Onlar Kelam'ı reddederken gidip tecsime (Allah'ı cisimleştirmeye) veya tekfirciliğe sapmazlar; teslimiyeti (tefvizi) seçerler
Fakat fıkıh usulü tamamen akıl, kıyas ve rey üzerine kurulmuş olan bir Hanefî, 'Ben Matürîdîliği (yani aklî müdafaayı) reddediyorum' dediği an Hanbelîleşmez; aksine kendi mezhebinin mantık silsilesini çökerterek ya Mu'tezile'nin aklî sapmalarına ya da Müslümanları tekfir eden Vahhâbî zihniyetine kapı açar. Hanbelîlerin kelam karşıtlığı meşru bir usuldür; fakat bir Hanefî veya Şâfiî'nin kendi kurumsal kelamını reddetmesi, ümmetin asırlardır üzerinde icma ettiği o Ehl-i Sünnet omurgasını parçalamaktır. Bu kararı şahıslar değil, ümmetin süzülüp gelen o ortak aklı ve icmaı verir."
Selefi salihin çizgisi varken maturidi ve eşariye gerek var mı?
Maturidi ve eşari kelam ilmidir
Kelam ilmine 2 büyük evliyanın bakışı belli

Hz pir;
kelam metodunu nihai kurtuluş için yetersiz görmüş, kalbi arınmayı ve ameli tasavvufu esas almıştır.
İbni arabi ;

kelam ilmi, akla ve şüpheye dayandığı için Allah’ı ve varlığı anlamada yetersizdir. O, dini hakikatlerin kelami tartışmalarla ve diyalektikle anlaşılamayacağını, yalnızca keşfe, ilhama ve tasavvufi tecrübeye (marifetullah) dayalı bir yaklaşımla kavranabileceğini savunur.

Hatta kelam ilmi için çok daha ağır sözleri vardır

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Evrad-ı fethiyye HavasHoca Evradiyeler & Azametler 17 31.05.23 18:35
Adem Aleyhisselam aşk Peygamberler 2 03.02.21 14:20
Lailahe illallah Ne demektir? Torlak Tasavvuf Sohbetleri 0 11.11.20 11:37
Havvas-ul Kuran Devrimci Sure ve Ayet Havasları 4 25.03.20 00:09
Tevbe Suresi Açıklamalı Tefsiri Havasokulu Kuran-ı Kerim Tefsiri 23 29.01.19 13:29


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:07.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com