Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Tasavvuf hakkında

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11.08.26, 06:10
 
Üyelik tarihi: 06.05.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 458
Forum Puanı: 192
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Öncelikle hayırlı sabahlar bana bir ithamda bulundun iddalarımın asılsız oldugunu söyledin seni zan altında bıraktıgımı söyledin müşteki iddasını kanıtlamakla mükelleftir ben tekrardan belirtiyorum senin şahsını baz alan bir cümle kurmadım ama sen öyle oldugunu düşünüyorsan bana yazdıgım cümlenin hangisinin senin şahsını baz aldıgını söylersen Menkıbe ve rivayet dedigin bir çok konu tassavufin derinune dayanmaktadır.Himmet isterkende şifalanmak için bir ilaç içerkende Allahtan geldigini bilerek ediyorum ilaç içtim diye şifayı ilaca nispet etmiyorum o bir vesiledir.Bir hadisle desteklemek isterim Bir gün görme engelli bir adam gelerek, "Ey Allah’ın Resûlü! Allah’a dua et de gözlerimi açsın (bana şifa versin)" dedi. Efendimiz (s.a.v.) ona, "Dilersen dua edeyim, dilersen sabret; sabretmen senin için daha hayırlıdır" buyurdu. Adam duasını ısrarla isteyince Peygamberimiz ona güzelce abdest almasını ve şu duayı okumasını öğretti:"Allah’ım! Rahmet peygamberi olan Nebin Muhammed ile (onun duasını vesile ederek) Sana yöneliyor ve Senden istiyorum..." (Tirmizî, Daavât, 118; İbn Mâce, İkāmet, 189). Adam bu duayı yapıp namaz kıldıktan sonra gözleri açılmış olarak geri döndü.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11.08.26, 14:59
 
Üyelik tarihi: 17.10.22
Bulunduğu yer: Edirne
Mesajlar: 188
Forum Puanı: 251
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
osman100 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Öncelikle hayırlı sabahlar bana bir ithamda bulundun iddalarımın asılsız oldugunu söyledin seni zan altında bıraktıgımı söyledin müşteki iddasını kanıtlamakla mükelleftir ben tekrardan belirtiyorum senin şahsını baz alan bir cümle kurmadım ama sen öyle oldugunu düşünüyorsan bana yazdıgım cümlenin hangisinin senin şahsını baz aldıgını söylersen Menkıbe ve rivayet dedigin bir çok konu tassavufin derinune dayanmaktadır.Himmet isterkende şifalanmak için bir ilaç içerkende Allahtan geldigini bilerek ediyorum ilaç içtim diye şifayı ilaca nispet etmiyorum o bir vesiledir.Bir hadisle desteklemek isterim Bir gün görme engelli bir adam gelerek, "Ey Allah’ın Resûlü! Allah’a dua et de gözlerimi açsın (bana şifa versin)" dedi. Efendimiz (s.a.v.) ona, "Dilersen dua edeyim, dilersen sabret; sabretmen senin için daha hayırlıdır" buyurdu. Adam duasını ısrarla isteyince Peygamberimiz ona güzelce abdest almasını ve şu duayı okumasını öğretti:"Allah’ım! Rahmet peygamberi olan Nebin Muhammed ile (onun duasını vesile ederek) Sana yöneliyor ve Senden istiyorum..." (Tirmizî, Daavât, 118; İbn Mâce, İkāmet, 189). Adam bu duayı yapıp namaz kıldıktan sonra gözleri açılmış olarak geri döndü.
Meseleyi yanlış bir zemine çekmemek ve inanç hassasiyetlerini korumak adına şunu baştan netleştirelim: Bizim evliyaları, pirleri ya da Abdülkadir Geylani gibi İslam büyüklerini inkâr etmek, tarikatları veya kerametleri reddetmek gibi bir tutumumuz asla olamaz; Ehl-i sünnet dairesinde evliyanın kerameti haktır ve baş tacıdır. Tarikatlara ve mürşitlere bakışımız da bu ilmi ve itikadi çerçevededir. Ancak buradaki mesele büyükleri sevmek veya tarikatı reddetmek değil, kurduğun kıyasın ve metodun ilmî tutarsızlığıdır.
Söylediklerini, verdiğin dağınık örnekleri ve iddialarını bu hassasiyeti gözeterek kalem kalem ele alalım:
'Mürşitten yardım istemek, zora düşenin polisten yardım istemesi gibidir' kıyasın:
Polis somut, dünyevi, fiziki ve görevi başında ulaşılabilir maddi bir mercidir.
Vefat etmiş veya uzaktaki bir zattan gaybi bir tasarruf beklemek ise itikadi bir konudur.
Somut ve fiziki bir yardımlaşma ile gaybi yardımı aynı kefeye koyman temelden mantıksal bir safsatadır; bu kıyas ilmen geçersizdir.
Görme engelli adam ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) rivayeti:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) baş tacımızdır ve O'nun şanına laf söylemek veya kastetmek asla söz konusu olamaz; buradaki eleştiri Peygamberimize değil, senin bu rivayeti ele alış biçiminedir.
Rivayette Peygamber Efendimiz (s.a.v.) o an hayattadır, mevcuttur ve yanında bulunan birine dua etmesi için bizzat vasıta olmaktadır.
Hayatta olan birinden dua istemek ile vefat etmiş zatlardan 'himmet' beklemek tamamen farklı konulardır. Bu hadisi bugünkü gaybi yardım iddialarına delil göstermek, metni asıl bağlamından koparmaktır.
Keramet ve tarikat örneklerin:
Evliyaların kerameti haktır ve baş tacıdır; ancak bu durum, kurduğun 'polis' benzetmesindeki mantık hatasını meşru kılmamaktadır.
Yazında yer verdiğin karmaşık örnekleri ve menkıbeleri meseleye ilmi bir delil gibi sunmak, konuyu tasavvufun özünden uzaklaştırıp argümanı çıkmaza sokmaktır.
"Şahsımı hedef alıyorsun / zan altında bırakıyorsun" iddian:
Şahsını aldığımı veya seni zan altında bıraktığımı düşünüyorsun; ancak cevaplarımda şahsına yönelik tek bir olumsuz ifade yer almamaktadır.
Buradaki esas husus kişiler değil; ortaya konulan kıyasların ve kullanılan örneklerin ilmi ve mantıksal çerçevede değerlendirilmesidir.
Konuyu kişisel bir zemine çekmek yerine, sunulan fikirlerin ilmi karşılığına odaklanmak tartışmamızı çok daha verimli kılacaktır.
Özetle; kimsenin evliyaya, pirlerimize ya da tarikatların özüne karşı olduğu yok. Mesele kavramların ve kıyasların doğru yapılmasındadır. Bu konuyu laf kalabalığıyla, temelsiz iddialarla uzatmanın ve başka mecralara çekmenin bir anlamı yoktur, konu benim nezdimde kapanmıştır.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11.08.26, 17:46
 
Üyelik tarihi: 06.05.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 458
Forum Puanı: 192
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Meseleyi yanlış bir zemine çekmemek ve inanç hassasiyetlerini korumak adına şunu baştan netleştirelim: Bizim evliyaları, pirleri ya da Abdülkadir Geylani gibi İslam büyüklerini inkâr etmek, tarikatları veya kerametleri reddetmek gibi bir tutumumuz asla olamaz; Ehl-i sünnet dairesinde evliyanın kerameti haktır ve baş tacıdır. Tarikatlara ve mürşitlere bakışımız da bu ilmi ve itikadi çerçevededir. Ancak buradaki mesele büyükleri sevmek veya tarikatı reddetmek değil, kurduğun kıyasın ve metodun ilmî tutarsızlığıdır.
Söylediklerini, verdiğin dağınık örnekleri ve iddialarını bu hassasiyeti gözeterek kalem kalem ele alalım:
'Mürşitten yardım istemek, zora düşenin polisten yardım istemesi gibidir' kıyasın:
Polis somut, dünyevi, fiziki ve görevi başında ulaşılabilir maddi bir mercidir.
Vefat etmiş veya uzaktaki bir zattan gaybi bir tasarruf beklemek ise itikadi bir konudur.
Somut ve fiziki bir yardımlaşma ile gaybi yardımı aynı kefeye koyman temelden mantıksal bir safsatadır; bu kıyas ilmen geçersizdir.
Görme engelli adam ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) rivayeti:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) baş tacımızdır ve O'nun şanına laf söylemek veya kastetmek asla söz konusu olamaz; buradaki eleştiri Peygamberimize değil, senin bu rivayeti ele alış biçiminedir.
Rivayette Peygamber Efendimiz (s.a.v.) o an hayattadır, mevcuttur ve yanında bulunan birine dua etmesi için bizzat vasıta olmaktadır.
Hayatta olan birinden dua istemek ile vefat etmiş zatlardan 'himmet' beklemek tamamen farklı konulardır. Bu hadisi bugünkü gaybi yardım iddialarına delil göstermek, metni asıl bağlamından koparmaktır.
Keramet ve tarikat örneklerin:
Evliyaların kerameti haktır ve baş tacıdır; ancak bu durum, kurduğun 'polis' benzetmesindeki mantık hatasını meşru kılmamaktadır.
Yazında yer verdiğin karmaşık örnekleri ve menkıbeleri meseleye ilmi bir delil gibi sunmak, konuyu tasavvufun özünden uzaklaştırıp argümanı çıkmaza sokmaktır.
"Şahsımı hedef alıyorsun / zan altında bırakıyorsun" iddian:
Şahsını aldığımı veya seni zan altında bıraktığımı düşünüyorsun; ancak cevaplarımda şahsına yönelik tek bir olumsuz ifade yer almamaktadır.
Buradaki esas husus kişiler değil; ortaya konulan kıyasların ve kullanılan örneklerin ilmi ve mantıksal çerçevede değerlendirilmesidir.
Konuyu kişisel bir zemine çekmek yerine, sunulan fikirlerin ilmi karşılığına odaklanmak tartışmamızı çok daha verimli kılacaktır.
Özetle; kimsenin evliyaya, pirlerimize ya da tarikatların özüne karşı olduğu yok. Mesele kavramların ve kıyasların doğru yapılmasındadır. Bu konuyu laf kalabalığıyla, temelsiz iddialarla uzatmanın ve başka mecralara çekmenin bir anlamı yoktur, konu benim nezdimde kapanmıştır.
Dostum bizim senle frekansımız tutmuyor.Ben sana tarikatlarımı inkar ediyorsun pirleri evliyalarımı inkar mı ediyorsun dedim Abdulkadir geylaninin o sözünü benmi yazdım ? metodumun yanlış oldugunu iddaa ediyorsun ama o metodun ne oldugunu söylemiyorsun sadece yanlış oldugunu söyleyip geçiştiriyorsun Bak polis örnegimi alıntalımışsın soyuttan somuta verilen örnek teşbihtir teşbihte hata olmaz Teşbih şudur Zora düşüp polis çagırman maddi alemde şirke girermi veya hasta olup maddi alemde doktora gitmek şirke girermi ? Doktor bir şahıs degilmi ondan hastalıgına çare bulmasını talep ediyorsun bu şirkmidir ? Şifanın temeli Allahtır onun yarattıgı ilimle onun izniyle doktorun vesilesiyle şifa buluyorsun.Peki tasavvuf taki himmet Allahın verdigi manevi rütbeli kişilerden yardım istemek şirkmidir ? Hep diyorum niyet niyet niyet niyetin kötü olursa o şifayı ilacın verdigini zannedersen bile şirke düşersin Niyetin halis olur ise başın dik olsun Herşeyin Allahtan geldigini bildikten sonra.Şimdi dostum gelelim metodi yanlışlıga bir metodi yanlışlık a tez nasıl vurulur. ortaya konulan kıyasların ve kullanılan örneklerin ilmi ve mantıksal çerçevede değerlendirilmesidir demişssin Mantıksal muhakemeyi kendi mantıgınla mukayese ederek şahsının somut bir delili olmaksızın benim mantıgımı eleştirmesi bu sadece senin zan nından öteye gitmez Çünkü mantık aklı temsil eder akılda düşünceyi her birey farklı düşüncede olabilir Sana mantıksız gelebilen birşey başkasına mantıklı gelebilir.Göreceli bir kavramdır

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11.08.26, 18:07
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 23,136
Forum Puanı: 11398
Etiketlendiği Mesaj: 5553 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Meseleyi yanlış bir zemine çekmemek ve inanç hassasiyetlerini korumak adına şunu baştan netleştirelim: Bizim evliyaları, pirleri ya da Abdülkadir Geylani gibi İslam büyüklerini inkâr etmek, tarikatları veya kerametleri reddetmek gibi bir tutumumuz asla olamaz; Ehl-i sünnet dairesinde evliyanın kerameti haktır ve baş tacıdır. Tarikatlara ve mürşitlere bakışımız da bu ilmi ve itikadi çerçevededir. Ancak buradaki mesele büyükleri sevmek veya tarikatı reddetmek değil, kurduğun kıyasın ve metodun ilmî tutarsızlığıdır.
Söylediklerini, verdiğin dağınık örnekleri ve iddialarını bu hassasiyeti gözeterek kalem kalem ele alalım:
'Mürşitten yardım istemek, zora düşenin polisten yardım istemesi gibidir' kıyasın:
Polis somut, dünyevi, fiziki ve görevi başında ulaşılabilir maddi bir mercidir.
Vefat etmiş veya uzaktaki bir zattan gaybi bir tasarruf beklemek ise itikadi bir konudur.
Somut ve fiziki bir yardımlaşma ile gaybi yardımı aynı kefeye koyman temelden mantıksal bir safsatadır; bu kıyas ilmen geçersizdir.
Görme engelli adam ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) rivayeti:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) baş tacımızdır ve O'nun şanına laf söylemek veya kastetmek asla söz konusu olamaz; buradaki eleştiri Peygamberimize değil, senin bu rivayeti ele alış biçiminedir.
Rivayette Peygamber Efendimiz (s.a.v.) o an hayattadır, mevcuttur ve yanında bulunan birine dua etmesi için bizzat vasıta olmaktadır.
Hayatta olan birinden dua istemek ile vefat etmiş zatlardan 'himmet' beklemek tamamen farklı konulardır. Bu hadisi bugünkü gaybi yardım iddialarına delil göstermek, metni asıl bağlamından koparmaktır.
Keramet ve tarikat örneklerin:
Evliyaların kerameti haktır ve baş tacıdır; ancak bu durum, kurduğun 'polis' benzetmesindeki mantık hatasını meşru kılmamaktadır.
Yazında yer verdiğin karmaşık örnekleri ve menkıbeleri meseleye ilmi bir delil gibi sunmak, konuyu tasavvufun özünden uzaklaştırıp argümanı çıkmaza sokmaktır.
"Şahsımı hedef alıyorsun / zan altında bırakıyorsun" iddian:
Şahsını aldığımı veya seni zan altında bıraktığımı düşünüyorsun; ancak cevaplarımda şahsına yönelik tek bir olumsuz ifade yer almamaktadır.
Buradaki esas husus kişiler değil; ortaya konulan kıyasların ve kullanılan örneklerin ilmi ve mantıksal çerçevede değerlendirilmesidir.
Konuyu kişisel bir zemine çekmek yerine, sunulan fikirlerin ilmi karşılığına odaklanmak tartışmamızı çok daha verimli kılacaktır.
Özetle; kimsenin evliyaya, pirlerimize ya da tarikatların özüne karşı olduğu yok. Mesele kavramların ve kıyasların doğru yapılmasındadır. Bu konuyu laf kalabalığıyla, temelsiz iddialarla uzatmanın ve başka mecralara çekmenin bir anlamı yoktur, konu benim nezdimde kapanmıştır.
Vefat etmiş veya uzaktaki bir zattan gaybi bir tasarruf beklemek ise itikadi bir konudur.

Diyorsun çok doğrudur,
evliyanın kerametine inanan biri itikadı tam olgun bir mümin olarak tanımlanamayacağı gibi
Evliyanın kerametine inanmayan biri itikadı bozuk bidat ehli bir mümin olarak tanımlanamaz
Sonuçta bu imani yada itikadi bir konu değildir..

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Tasavvuf ehli kimdir ? Cazgircinx Tasavvuf Sohbetleri 2 15.06.24 20:37
yüksek sayıda zikr çekmedim celb veya davet yapmadım ama rahatsız edildim Han349 Sorularınız 62 30.12.21 06:14
Mezheb imamlarının tasavvuf hakkında görüşleri ebu ubeyde bin cerrah Tasavvuf & Tarikatler 1 24.09.20 08:24
Theosophie (teozofi) — tasavvuf. Islâm tasavvufu. Celil Parapsikoloji & Spiritüalizm 0 29.12.19 22:28
Tasavvuf, saf haline, ilk haline döndürülmüş İslamdır Hal Tasavvuf Sohbetleri 2 16.10.19 05:00


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:15.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com