Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


icazetli olmak ne demek ?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 26.01.25, 07:46
lindaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 19.01.21
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 669
Forum Puanı: 2174
Etiketlendiği Mesaj: 15 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet.soyle mesela icazetler hafızlık icazeti,rukye icazeti,havas icazeti zikir çekmek için icazet vs gibidir

Nasıl bilebilir derken yani icazet varsa kişi uygulamayi yapar zaten
Şimdi anladım o zaman varsayalım ki o kişi sadece icazetli olarak biliniyor ve birkaç çalışması hızlı şekilde sonuç verdiyse o zaman bu deneme yanilmayla öğrenilir diyebilir miyiz?
Misal ağr hastaya şifa ayetlerinin tesiri yaninda
Filistin'in Galib olması için ayrıca bir takım manevi okuma ve çalışmalar gibi yani o zaman İslami cercevede kişi ve toplum hayrına her çalışma denenmeli görmek için diyebilir miyiz acaba

Alıntı:
Akşahin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İcazet 3e ayrılır
Küçük icazet ( zikir, tesbihat, küçük işlemler)
Orta icazet ( davetler, yüzleşme, tanışma varlıklar)
Büyük icazet kaviyy lik seviyesidir
Detaya girmedim
Detaya girerseniz sevinirim.Allah razı olsun

  #12  
Alt 26.01.25, 08:23
lindaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 19.01.21
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 669
Forum Puanı: 2174
Etiketlendiği Mesaj: 15 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

**Kasımcıklara son sözüm:** Hâlâ Kasım’ın yolundan gidiyorlarsa, bu yoldan vazgeçsinler. Boşa kürek çekmektir. Âlim geçinip tek bir sözleriyle insanların ilerleyişini ket vuracaklarsa ve eğer ıslah olamayacaklarsa, Allah onları ters yüz etsin. Allah, onları bu yoldan bertaraf etsin ki kimseyi durduramasınlar. Eğer bu kişiler hâlâ buralardaysa bilsinler ki işleri zor. Bu yolda ilerlemeleri de mümkün olmayacaktır. Yunus Emre misali yol alanlardan ise Allah razı olsun.

**Hadis ve Kur’an benim için yeterince açık.** Bu sebeple, o faslı çoktan geçmiş biriyim. Eğer bir şey biliyorsanız, bilginizi paylaşın. Misal, benim konum te’hvile açık olmayan ve sır kapsamına girmeyen bir konudur. Konuşun, yazın, çizin, paylaşın ki bilmediğimiz nice kalbi Allah’a bağlı insan, kendini aşikâr etmeyen o güzel insanlar da aydınlansın.
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
*"İlim öğrenmek için yola koyulan kişiye, Allah cennete giden yolu kolaylaştırır."*
Dinî ilmin yayılmasının gerekliliği, sona ermeyen üç amelden birinin de **faydalı ilim** olduğu, âlimin ibadet edene üstünlüğünün ise en alt seviyedeki bir kimsenin Peygamberle olan durumu gibi olduğunu biliyoruz. Ayrıca, duyulan ve öğrenilen bilgilerin daima başkalarına aktarılması gerektiğini de hadis-i şerifler açıkça ifade ediyor.

Bildiği bir şeyde sorulan soruya cevap vermeyenin **ateşten bir gem ile gemleneceği**, dünyalık temini için ilim öğrenenin ise cennetin kokusunu dahi duyamayacağı Kur’an ve hadislerle sabittir. Tüm bu kaynakları buraya sıralayabilirim.

Elbette sır vardır, ancak sır olmayan meseleleri “edep” kisvesi altında saklamak da doğru değildir. İnsanlara kapı açmak gerekir. Vallahi, Kasımcıkların işi zor. Geçmişte Yunus Emre ile uğraşıp onun yolunu tıkamaya çalışanların samimiyetine nasıl inanmadıysak, günümüzün “Kasımcıkları”na da inanmıyoruz. Ancak hamdolsun ki Yunus Emre muhabbetiyle yaşayanlar da az değil.


.

  #13  
Alt 26.01.25, 10:31
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,518
Forum Puanı: 10250
Etiketlendiği Mesaj: 5361 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
lindaa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
**Kasımcıklara son sözüm:** Hâlâ Kasım’ın yolundan gidiyorlarsa, bu yoldan vazgeçsinler. Boşa kürek çekmektir. Âlim geçinip tek bir sözleriyle insanların ilerleyişini ket vuracaklarsa ve eğer ıslah olamayacaklarsa, Allah onları ters yüz etsin. Allah, onları bu yoldan bertaraf etsin ki kimseyi durduramasınlar. Eğer bu kişiler hâlâ buralardaysa bilsinler ki işleri zor. Bu yolda ilerlemeleri de mümkün olmayacaktır. Yunus Emre misali yol alanlardan ise Allah razı olsun.

**Hadis ve Kur’an benim için yeterince açık.** Bu sebeple, o faslı çoktan geçmiş biriyim. Eğer bir şey biliyorsanız, bilginizi paylaşın. Misal, benim konum te’hvile açık olmayan ve sır kapsamına girmeyen bir konudur. Konuşun, yazın, çizin, paylaşın ki bilmediğimiz nice kalbi Allah’a bağlı insan, kendini aşikâr etmeyen o güzel insanlar da aydınlansın.
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
*"İlim öğrenmek için yola koyulan kişiye, Allah cennete giden yolu kolaylaştırır."*
Dinî ilmin yayılmasının gerekliliği, sona ermeyen üç amelden birinin de **faydalı ilim** olduğu, âlimin ibadet edene üstünlüğünün ise en alt seviyedeki bir kimsenin Peygamberle olan durumu gibi olduğunu biliyoruz. Ayrıca, duyulan ve öğrenilen bilgilerin daima başkalarına aktarılması gerektiğini de hadis-i şerifler açıkça ifade ediyor.

Bildiği bir şeyde sorulan soruya cevap vermeyenin **ateşten bir gem ile gemleneceği**, dünyalık temini için ilim öğrenenin ise cennetin kokusunu dahi duyamayacağı Kur’an ve hadislerle sabittir. Tüm bu kaynakları buraya sıralayabilirim.

Elbette sır vardır, ancak sır olmayan meseleleri “edep” kisvesi altında saklamak da doğru değildir. İnsanlara kapı açmak gerekir. Vallahi, Kasımcıkların işi zor. Geçmişte Yunus Emre ile uğraşıp onun yolunu tıkamaya çalışanların samimiyetine nasıl inanmadıysak, günümüzün “Kasımcıkları”na da inanmıyoruz. Ancak hamdolsun ki Yunus Emre muhabbetiyle yaşayanlar da az değil.


.
ilmi. zahiri tarafinda sır yoktur, herkes her bildigini her yerde anlatabilir
ilmin batini yönünde sır vardir, talebe üstadiyla üstad talebesiyle o sırrı paylasır,
fakat talebe öğrendigi sırri disardan
biriyle paylasmadigi gibi, üstad talebesine öğrettigi sırri disardan biriyle paylaşmaz
ve sır her üstada göre değişir
o yuzden bu ilmi öğrenmek isteyen mutlaka bir mürside tabi olmak zorundadir
misalen, avukat olacak kişi illaki hukuk fakültesine girip oradaki hocalardan ders alip okulu bitirip avukat olabilir
hiç kimse ben hukuk fakültesine gitmeyeceğim, dışardan hukuk kitaplarini okuyup avukat olacağim diyemez desede olmaz,
o yüzden ilimde olmayan mürşide tabi olmayan hic kimsenin ben yeterli cevaplari alamiyorum diye sitem etmesine gerek yok, bilgi bir yere kadar verilir

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
  #14  
Alt 26.01.25, 11:13
lindaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 19.01.21
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 669
Forum Puanı: 2174
Etiketlendiği Mesaj: 15 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ilmi. zahiri tarafinda sır yoktur, herkes her bildigini her yerde anlatabilir
ilmin batini yönünde sır vardir, talebe üstadiyla üstad talebesiyle o sırrı paylasır,
fakat talebe öğrendigi sırri disardan
biriyle paylasmadigi gibi, üstad talebesine öğrettigi sırri disardan biriyle paylaşmaz
ve sır her üstada göre değişir
o yuzden bu ilmi öğrenmek isteyen mutlaka bir mürside tabi olmak zorundadir
misalen, avukat olacak kişi illaki hukuk fakültesine girip oradaki hocalardan ders alip okulu bitirip avukat olabilir
hiç kimse ben hukuk fakültesine gitmeyeceğim, dışardan hukuk kitaplarini okuyup avukat olacağim diyemez desede olmaz,
o yüzden ilimde olmayan mürşide tabi olmayan hic kimsenin ben yeterli cevaplari alamiyorum diye sitem etmesine gerek yok, bilgi bir yere kadar verilir
Sözlerinizde haklılık payı olmakla birlikte, meseleye bir noktadan daha bakmak gerekiyor. Zahiri ilmin, herkesin öğrenip paylaşabileceği bir tarafı olduğu doğrudur; ancak bu, batıni ilmi öğrenmenin mutlak şekilde bir mürşide bağlı olmayı gerektirdiği anlamına gelmez.

Elbette bir mürşid, bir rehber olması süreci kolaylaştırır, talebenin önündeki engelleri kaldırır ve ona bir yön çizer. Ancak bu, kişinin yalnızca bir mürşide bağlı olarak ilerleyebileceği anlamına gelmez. Kur'an-ı Kerim’de defalarca tefekkür ve akıl yürütme emredilmiştir. Allah, ilmin kapısını samimiyetle arayan ve doğru yolda gayret edenlere de yolu açar.

Misalen, hukuk fakültesine gitmeden avukat olunamayacağını söylüyorsunuz. Bu doğrudur; çünkü hukuk sistemi, bir düzen ve kurallar bütünüdür. Ancak ilahi ilim farklıdır. Batıni ilimde, kişinin ihlâsı, niyeti ve Allah’a olan yakınlığı da çok önemlidir. Mürşid, bu yolda bir vesiledir, ancak bu vesileye ulaşamayanlar da Allah’ın lütfuyla yol alabilir.

Unutmamak gerekir ki Allah, ilmi yalnızca belli bir zümrenin tekelinde kılmamış, samimiyetle arayan herkese açık tutmuştur. Yunus Emre’nin “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” sözü tam da bu noktada anlam kazanır. İlim, özü itibariyle kişinin kendisini ve Rabbini bilmesiyle ilgilidir. Eğer kişi samimiyetle arar, çaba gösterir ve Allah’a dayanırsa, mürşidi olsun ya da olmasın, ilerleyebilir. Ancak bir mürşid edinebilirse, bu elbette süreci kolaylaştırır.

Sonuç olarak, mürşidin rolünü küçümsemek yanlış olduğu gibi, ilmi yalnızca mürşide bağlamak da ilahi rahmetin genişliğini daraltmak olur. Allah, samimi kullarına dilerse mürşid olmadan da kapılar açar. Bu noktada asıl mesele, kişinin gayreti, ihlâsı ve tefekkürle yola çıkmasıdır.

keza soru açık ve sır içermyor cvabınız nedir

  #15  
Alt 26.01.25, 13:13
 
Üyelik tarihi: 27.12.24
Bulunduğu yer: Genel
Mesajlar: 2,169
Forum Puanı: 933
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
lindaa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdi anladım o zaman varsayalım ki o kişi sadece icazetli olarak biliniyor ve birkaç çalışması hızlı şekilde sonuç verdiyse o zaman bu deneme yanilmayla öğrenilir diyebilir miyiz?
Misal ağr hastaya şifa ayetlerinin tesiri yaninda
Filistin'in Galib olması için ayrıca bir takım manevi okuma ve çalışmalar gibi yani o zaman İslami cercevede kişi ve toplum hayrına her çalışma denenmeli görmek için diyebilir miyiz acaba



Detaya girerseniz sevinirim.Allah razı olsun
Hayır. yetkisine göre hareket eder.yetkisinin ne olduğunu da bilir.ornegin İsrailli büyücüler saldırı yapsalar nasıl karşılık vericek ilmi yoksa.ya da daha başka kahriye vs. Bunu deneyerek gormek diye bir şey yok.icazet olmayan biri yaparsa sıkıntı yaşaması muhtemeldir.hele birde kahriye uygulamaları...

  #16  
Alt 26.01.25, 13:34
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,518
Forum Puanı: 10250
Etiketlendiği Mesaj: 5361 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
lindaa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sözlerinizde haklılık payı olmakla birlikte, meseleye bir noktadan daha bakmak gerekiyor. Zahiri ilmin, herkesin öğrenip paylaşabileceği bir tarafı olduğu doğrudur; ancak bu, batıni ilmi öğrenmenin mutlak şekilde bir mürşide bağlı olmayı gerektirdiği anlamına gelmez.

Elbette bir mürşid, bir rehber olması süreci kolaylaştırır, talebenin önündeki engelleri kaldırır ve ona bir yön çizer. Ancak bu, kişinin yalnızca bir mürşide bağlı olarak ilerleyebileceği anlamına gelmez. Kur'an-ı Kerim’de defalarca tefekkür ve akıl yürütme emredilmiştir. Allah, ilmin kapısını samimiyetle arayan ve doğru yolda gayret edenlere de yolu açar.

Misalen, hukuk fakültesine gitmeden avukat olunamayacağını söylüyorsunuz. Bu doğrudur; çünkü hukuk sistemi, bir düzen ve kurallar bütünüdür. Ancak ilahi ilim farklıdır. Batıni ilimde, kişinin ihlâsı, niyeti ve Allah’a olan yakınlığı da çok önemlidir. Mürşid, bu yolda bir vesiledir, ancak bu vesileye ulaşamayanlar da Allah’ın lütfuyla yol alabilir.

Unutmamak gerekir ki Allah, ilmi yalnızca belli bir zümrenin tekelinde kılmamış, samimiyetle arayan herkese açık tutmuştur. Yunus Emre’nin “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” sözü tam da bu noktada anlam kazanır. İlim, özü itibariyle kişinin kendisini ve Rabbini bilmesiyle ilgilidir. Eğer kişi samimiyetle arar, çaba gösterir ve Allah’a dayanırsa, mürşidi olsun ya da olmasın, ilerleyebilir. Ancak bir mürşid edinebilirse, bu elbette süreci kolaylaştırır.

Sonuç olarak, mürşidin rolünü küçümsemek yanlış olduğu gibi, ilmi yalnızca mürşide bağlamak da ilahi rahmetin genişliğini daraltmak olur. Allah, samimi kullarına dilerse mürşid olmadan da kapılar açar. Bu noktada asıl mesele, kişinin gayreti, ihlâsı ve tefekkürle yola çıkmasıdır.

keza soru açık ve sır içermyor cvabınız nedir
****batıni ilmi öğrenmenin mutlak şekilde bir mürşide bağlı olmayı gerektirdiği anlamına gelmez.****

bunu söyledigin an yazdiklarinin gerisini okumaya gerek kalmaz,
1500 yillik ilimde bu ilmin ustadlari alimleri mürsitsiz olmaz derken ,
sen bu ilimde o üstadlardan daha üstünmüs daha bilgiliymis gibi mürside gerek yok dersen, bu bilgisizce bir söylem olur, gerisini konusmaya gerek kalmaz

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
  #17  
Alt 26.01.25, 13:39
 
Üyelik tarihi: 27.07.24
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 290
Forum Puanı: 768
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
****batıni ilmi öğrenmenin mutlak şekilde bir mürşide bağlı olmayı gerektirdiği anlamına gelmez.****

bunu söyledigin an yazdiklarinin gerisini okumaya gerek kalmaz,
1500 yillik ilimde bu ilmin ustadlari alimleri mürsitsiz olmaz derken ,
sen bu ilimde o üstadlardan daha üstünmüs daha bilgiliymis gibi mürside gerek yok dersen, bu bilgisizce bir söylem olur, gerisini konusmaya gerek kalmaz
Hocam bu ilim 1500 yıllık yazmışsınız doğru mu bu bilgi gerçekten Hz Süleyman'a dayandığını okumuştum bir yerde daha eski değil midir Havas ilmi

  #18  
Alt 26.01.25, 13:44
lindaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 19.01.21
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 669
Forum Puanı: 2174
Etiketlendiği Mesaj: 15 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
****batıni ilmi öğrenmenin mutlak şekilde bir mürşide bağlı olmayı gerektirdiği anlamına gelmez.****

bunu söyledigin an yazdiklarinin gerisini okumaya gerek kalmaz,
1500 yillik ilimde bu ilmin ustadlari alimleri mürsitsiz olmaz derken ,
sen bu ilimde o üstadlardan daha üstünmüs daha bilgiliymis gibi mürside gerek yok dersen, bu bilgisizce bir söylem olur, gerisini konusmaya gerek kalmaz

Sözlerinizde haklılık payı var; elbette ki 1500 yıllık İslam tarihinde büyük âlimler ve mürşitler bu ilmin rehbersiz öğrenilemeyeceğini vurgulamışlardır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, benim "mürşide gerek yok" demediğimdir. Söylediğim şey, mürşid bulunamayan ya da ulaşılması mümkün olmayan durumlarda kişinin ihlâsı ve samimiyetiyle de ilahi yardım ve feyiz kapılarının açılabileceğidir.
Mürşidin önemi ve değeri tartışılmaz. Ancak Allah’ın rahmetini sadece bir yol ya da bir zümreyle sınırlı görmek de doğru değildir. Kişinin gayreti, niyeti ve Allah’a olan samimiyeti de bu yolda çok önemlidir. Nitekim birçok âlim ve Allah dostu, bir mürşide tabi olmadan da kendi çabası ve Allah’ın izniyle manevi yolculuğunu sürdürmüş ve ilme ulaşmıştır.
Son olarak, bu görüş bir "üstünlük" ya da "daha bilgili olmak" iddiası değildir. İlahi rahmetin ve hikmetin genişliğini vurgulamaktır. Eğer bir mürşide tabi olma imkânı varsa, bu yolu seçmek elbette en doğrusudur. Ancak, mürşidi olmayan birini dışlamak ya da Allah’ın rahmetinden mahrum görmek de bu ilmin adabına uygun olmaz.
Dikkat edinde konuyu ordan burdan çekip odaktan ayrılıp yukardaki hadisi şerifte belirtigi gibi bildiği halde bilgi paylasmayanlardan olmayın.Mazallah
Cevap vermiyeceksenizde soruya, hiç zahmet buyurmayın başka yerlere çekip eminim benim olduğu kadar sizin de vaktiniz değerlidir.

Ha şundan eminim benim veya benim gibi nice niyeti halis insan var inanıyorum ki Allah hak eden sevdiği ve yolunda gerçek anlamda cehd edenlerin vesilesiyle illaki öğretecek nasipse .Ayrıca sizin mrsidinizden ders almayı istediğimi belirttim almyor öğrenci dediniz .Benim de mürşid olarak bağlı olduğum biri yok araştırdım ha madem destek olmuyor yada olamıyorsunuz sitemlere de kulağınızı ya kapatın yada üzerinize alınıp da bu kutlu günde cehdimizi kırmayın enazından bunu yapabilirsiniz aldığınız ilme istinaden.Neyse ben gereken cevapları aldım Allah razı olsun iyi niyetle soruya cevap veren herkesten.

  #19  
Alt 26.01.25, 14:24
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,518
Forum Puanı: 10250
Etiketlendiği Mesaj: 5361 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Cerrah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam bu ilim 1500 yıllık yazmışsınız doğru mu bu bilgi gerçekten Hz Süleyman'a dayandığını okumuştum bir yerde daha eski değil midir Havas ilmi
ben islamdan beri helal sekli ile arapca uzerine olani soyledim
bunun çok evveli var süryanice, aramice onlarinda helal haram olani var

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
  #20  
Alt 26.01.25, 14:34
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,518
Forum Puanı: 10250
Etiketlendiği Mesaj: 5361 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
lindaa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sözlerinizde haklılık payı var; elbette ki 1500 yıllık İslam tarihinde büyük âlimler ve mürşitler bu ilmin rehbersiz öğrenilemeyeceğini vurgulamışlardır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, benim "mürşide gerek yok" demediğimdir. Söylediğim şey, mürşid bulunamayan ya da ulaşılması mümkün olmayan durumlarda kişinin ihlâsı ve samimiyetiyle de ilahi yardım ve feyiz kapılarının açılabileceğidir.
Mürşidin önemi ve değeri tartışılmaz. Ancak Allah’ın rahmetini sadece bir yol ya da bir zümreyle sınırlı görmek de doğru değildir. Kişinin gayreti, niyeti ve Allah’a olan samimiyeti de bu yolda çok önemlidir. Nitekim birçok âlim ve Allah dostu, bir mürşide tabi olmadan da kendi çabası ve Allah’ın izniyle manevi yolculuğunu sürdürmüş ve ilme ulaşmıştır.
Son olarak, bu görüş bir "üstünlük" ya da "daha bilgili olmak" iddiası değildir. İlahi rahmetin ve hikmetin genişliğini vurgulamaktır. Eğer bir mürşide tabi olma imkânı varsa, bu yolu seçmek elbette en doğrusudur. Ancak, mürşidi olmayan birini dışlamak ya da Allah’ın rahmetinden mahrum görmek de bu ilmin adabına uygun olmaz.
Dikkat edinde konuyu ordan burdan çekip odaktan ayrılıp yukardaki hadisi şerifte belirtigi gibi bildiği halde bilgi paylasmayanlardan olmayın.Mazallah
Cevap vermiyeceksenizde soruya, hiç zahmet buyurmayın başka yerlere çekip eminim benim olduğu kadar sizin de vaktiniz değerlidir.

Ha şundan eminim benim veya benim gibi nice niyeti halis insan var inanıyorum ki Allah hak eden sevdiği ve yolunda gerçek anlamda cehd edenlerin vesilesiyle illaki öğretecek nasipse .Ayrıca sizin mrsidinizden ders almayı istediğimi belirttim almyor öğrenci dediniz .Benim de mürşid olarak bağlı olduğum biri yok araştırdım ha madem destek olmuyor yada olamıyorsunuz sitemlere de kulağınızı ya kapatın yada üzerinize alınıp da bu kutlu günde cehdimizi kırmayın enazından bunu yapabilirsiniz aldığınız ilme istinaden.Neyse ben gereken cevapları aldım Allah razı olsun iyi niyetle soruya cevap veren herkesten.

***"Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, benim "mürşide gerek yok" demediğimdir. Söylediğim şey, mürşid bulunamayan ya da ulaşılması mümkün olmayan durumlarda****

bu durumda o kisi bu ilimle amel etmeyecek,
zaten şu anda mürşit bulunmayan yada ulasilmasi zor olan bir yer yok,

bir yerde tıp fakultesi yoksa kişi kendi çabasiyla kalp ameliyatini öğrenemez ve yapamaz...
ardahanda tıp fakultesi yoksa erzurumdakini kazanır gider orada doktorluğu öğrenir ,

bulunduğu yerde mürşit yoksa mürşidi buldugu yete gider ilmi orada öğrenir , öyle kolaydan çabasiz ilim yok egerki bu ilmi ögrenmeye niyet ettiyse...
yani rize çayelinde ki kişi burada mürşit varsa tabi olurum burada yoksa kendi kendime internetten mesajdan öğrenirim diyemez
emeksiz yemek yok
çaba yoksa beleş ilim yok

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Konu Kapatılmıştır

Etiketler
icazet, icazetli olmak


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
mahlukat katında aziz olmak kerim olmak sevgili ve mahbub olmak için Aytekin Vefk & Tılsım 5 07.12.21 15:27
Bu toprağın insanı olmak kolay değil...!!! Lady Sizden Gelenler 1 03.11.20 11:41
Güzel olmak! shahkhu Tasavvuf Sohbetleri 0 11.06.20 04:26
Nuh Suresi Açıklamalı Tefsiri Havasokulu Kuran-ı Kerim Tefsiri 1 06.01.20 00:27
Beyyine Suresi Açıklamalı Tefsiri Havasokulu Kuran-ı Kerim Tefsiri 4 12.06.19 12:16


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:18.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com