Alıntı:
HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı
Haklısınız “kitabı inceleyip veriye göre” konuşmak gerekir. Michel Boivin’in çalışması (La‘l Shahbâz Qalandar geleneği üzerinden Hint alt-kıtası Qalandarîliği / antinomian sufîlik) bu sahayı ciddi biçimde ele alıyor; ancak buradan “Kalenderiyye’nin bütün zümreleri mutlaka çehâr-darb yapmıştır” şeklinde kat’î-genel bir hüküm çıkarmak yine de metodik olarak zor.
Boivin’in kitabı, “özellikle Hint alt-kıtası Qalandar geleneğini” derinleştiriyor. Boivin’in çalışmasına dair akademik değerlendirme, Qalandarların kurumsallaşmaya direnç ve sonradan kurumsallaşma/normalleşme gerilimi gibi meseleleri merkeze alıyor. Bu, Qalandarî pratiğin zaman-mekân ve çevrelere göre değişkenlik gösterebildiğini zaten ima eder.
Çehâr-darbın Kalenderîlikte güçlü bir alamet olduğunu kabul etsek bile, bir şahıs hakkında “kesindir sakalsızdı/bıyıksızdı” demek için doğrudan biyografik/çağdaş kayıt gerekir. Yunus Emre tasvirleri zaten çok geç dönem, temsîlî ve standart değildir; dolayısıyla genel bir tarikat pratiğinden şahsa “kesin” geçiş, tarihçilikte riskli kalır.
Sürç-i lisan olduysa ehli tashih eder. @ [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @ [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
Öncelik ile kitâbı oku.Bu kitâb Türkiya Türkçesine çevrildi mi bilmiyorum.Ben Fıransezcesinden okudum.Michel Boivin bu kitâbında yalnız Hind alt kit'asını incelemiyor.Bir kişi Kalenderî ise(Kangı dalından olur ise olsun) kesinlik ile ''Çehâr Darb'' yapar.