![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
||||
|
||||
|
Havas İlmi En Çok Nerede Zarar Gördü: Hevesli Talepte mi, Sessiz Kalan Hocalarda mı?
Kanaatimce havas ilmi bugün yalnız dışarıdan gelen itirazlarla değil, içeriden büyüyen iki ayrı zaafla yıpranmıştır: biri hevesli talep, diğeri ise sessiz kalan hoca meselesidir. Hevesli talep tarafı açıktır. Birçok insan ilme değil, neticeye meyleder. Metne değil, tesire bakar. Usûlü öğrenmeden tertibe koşar. Edebi kurmadan kapı zorlar. Böyle olunca havas, ilim olmaktan çıkıp merak, acele ve sonuç iştahının malzemesine döner. O noktadan sonra talep, tahkik üretmez; gürültü üretir. İnsan öğrenmek istemez, kısa yoldan erişmek ister. İşte bozulmanın bir yüzü budur. Fakat öbür yüz de hafif değildir. Bazı hocalar ilmi korumak niyetiyle öyle susar ki, zamanla meydan ehline değil; iddia sahibine kalır. Doğru usûl konuşulmayınca yanlış usûl yayılır. Sahih çerçeve çizilmeyince boşluk, hevesli olanlar tarafından doldurulur. Bu durumda susuş her zaman hikmet olmaktan çıkar; bazen bizzat karışıklığın sebebine dönüşür. İşte asıl düğüm burada başlıyor: Havas ilmi en çok, bilmeden isteyenler yüzünden mi zedelendi? Yoksa bilenlerin zamanla konuşmaktan çekilmesi, ehli süzmek isterken alanı bütünüyle sahipsiz bırakması yüzünden mi? Çünkü bir ilim yalnız ehilsizin eline düşünce bozulmaz; bazen ehlinin geri çekilmesiyle de bozulur. Hevesli talep kapıyı zorlar, doğru. Fakat kapının önünde kimse kalmazsa, içeriye girenle çıkanın da hesabı karışır. Bu yüzden bana göre mesele, sadece talibin kusurunu konuşmak değildir. Hoca susunca ne kaybedildi, talip acele edince ne bozuldu; ikisini birlikte tartmak gerekir. Bir başka taraf daha var: Her susuş irfan değildir. Her talep de ihlâssız değildir. Bazen susan gerçekten emaneti koruyordur. Bazen de hesap vermemek için “ehli değil” sözüne sığınıyordur. Bazen talip gerçekten öğrenmek istiyordur. Bazen de ilmi değil, ilmin etrafındaki havayı seviyordur. Bu yüzden burada kolay hüküm vermek istemem. Fakat şu kanaatim ağır basıyor: Havas ilmi en çok, hevesli talebin aceleciliği ile sessiz kalan hocanın boşluk bırakması birleştiğinde zarar gördü. Biri ölçüsüzce zorladı, öteki gerektiği yerde çerçeve koymadı. Biri ilmi hafifletti, öteki ağırlığını koruyayım derken bazen görünmez kıldı. Sizce havas ilmi en büyük yarayı nereden aldı: acele talipten mi, susan hocadan mı? Yoksa asıl bozulma, bu ikisinin birbirini doğurmasında mı gizlidir? Sürç-i lisan ettiysem ehli olan kardeşler tashih buyursunlar...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Nette hoca ararken başıma gelenler ?? | Zaza2323 | Sizden Gelenler | 42 | 19.07.24 15:39 |
| Rüyada Hoca Görmek | NGB | H Harfi Rüya Tabirleri | 0 | 07.09.23 20:07 |
| Hoca Ahmed Yesivî | Alavi | Allah Dostları & Evliyalar | 3 | 21.11.21 12:15 |
| Yusuf Hoca ve 21 Besmele | Karakancolos | Tecrübe Ettikleriniz | 9 | 28.04.19 16:57 |
| Akide İnanç İtikat Kelam Akâid Bilinci Sohbetleri Ebubekir Sifil Hoca | Muztar | islam & islami Konular | 17 | 11.03.18 19:04 |