Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Ölmüş insanlardan yardım istemek?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #6  
Alt 02.01.25, 18:22
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.04.24
Bulunduğu yer: Bayburt
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 849
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bizler sebepler dünyasında yaşıyoruz. Rızık veren Allah'tır, ama rızkımızı bize vasıtalar yolu ile veriyor. Baba bir vasıtadır mesela. Babanın "çocuğumun rızkını ben temin ediyorum" demesi şirk değildir. Zira baba asıl rızık verenin Allah olduğunu biliyor. "Falan ilaç iyi geldi, şifa buldum" sözü de böyle ifadelerdir. Ancak Allah'ın o ilaçta şifayı yarattığına değil de şifanın ilaçta olduğuna inanılırsa, şirk olur. Asıl şifa verenin Allah olduğu biliniyor. Bunlar günlük hayatımızda kullandığımız ifadelerdir. Dolayısıyla diri veya ölü kamil bir mümini vesile kılarak, onun hürmetine Allah'tan bir şey istemek mümkündür.
Özellikle vefat eden salih kulları vesile edinenler onların bedenini vesile kılmıyorlar. Bedenler çürüyüp gitmiştir. Ama ruhlar hayattadır. Bizler buna inanıyoruz. Hayattayken kendisiyle tevessül edilenin bedeniyle değil, ruhuyla yani onun Allah katındaki değeriyle tevessül edildiği açıktır. Aynı kişi öldüğünde değişen bir şey olmayacaktır. Doğrusu bu denli ilişkiler içinde olanların ne yaşadığını, neyi tecrübe ettiğini de bilmiyoruz. Zira ruhlar alemiyle herkesin irtibatı aynı oranda değildir. Dolayısıyla bunu reddetmek yerine anlamaya çalışmak en isabetli yoldur. Anlayamadığımız yerde de illa reddetmek gerekmiyor, Kur'an'la açıkça çelişmediği takdirde.
Medet, istimdat yoluyla vefat eden şahıslarla yapılan tevessül bilhassa tarikat çevrelerinde yapılıyor. Bu durum istimdat yoluyla tevessülün tasavvufa özgü olduğunu gösteriyor. Yani tasavvuf sistemi içinde, tarikat terbiyesi, nefis eğitimi içinde bunun anlamlı bir yeri olsa gerek. Mürşid-mürid ilişkisinin oldukça farklı bir manevî havada gerçekleştiği dikkate alınırsa onların ruhsal durumlarını anlamak daha kolay olur herhalde.
Burada tevessülde bulunurken kullanılan bazı tabirlerin hoş olmadığını belirtmeliyim. Büyük bir veli vesile kılınarak "Allahım, onun hürmetine ihtiyacımı gider" denilebilir, ancak "Ya Gavs, yetiş ey Geylani, medet ya Bağdadi" gibi nitelemeler uygun gelmiyor bana. Zira bu tür lafızlarla yapılan tevessüller asr-ı saadette görülmemiştir. Burada "böyle diyenin maksadının temelde Allah olduğu, O'ndan yardım istendiği" söylenebilir. Doğrudur, olabilir belki, ama bilgisizlerin elinde bu ifadelerin yaygınlaşması ve içeriğinden boşaltılması halinde asıl maksadı gölgeleyebileceğine dair endişelerim var.
Temelde tevessül ve istimdadı kabul etmekle birlikte bunun televizyon aracılığıyla sıradanlaştırılmasının tenkide açık bir konu olduğunu düşünü- yorum. Zira diziler ve filimler yoluyla ortaya çıkan imaj, medet umulan mürşidin anında yardıma koşmasıdır. Bu bir değil, iki değil defalarca. Bu durum akli faaliyetleri gölgeliyor gibi duruyor. İnsanın aklına "bunlar iyi hoş da neden günümüzün pek çok acil çözüm bekleyen meselelerine çare aranmıyor o halde" geliyor. Bir kıyasla ifade edersek; Peygamberimiz mucize göstermiştir, evet, ama kalkar hayatının her safhasını mucizevi kılarsak onu insan olmaktan çıkarırız. Bu da böyle. Büyük velilerle istimdat olabilir ama bunu hayatın temeli ve her an hazır ve nazır halde gibi kılarsak, farklı bir tablo ortaya çıkar. Elbette buna "maksadımız bu değil" şeklinde itiraz edilebilir, fakat ortaya çıkan imaj da bundan başka bir şey değil.
Son olarak bu konularda vurgulanması gereken şey tevhid inancının korunmasıdır. Bütün bunları şirktir diyerek reddetmek meseleyi çözmüyor. Tevessülde bulunurken temelde Allah'tan istediğimize inandıkça ve bunu unutmadıkça bunda bir beis yoktur diye düşünüyorum.
Döndür de, yaşarken yanlış yaptığım ve yapmam gerekirken yapmadığım her hususta sâlih ameller işleyeyim.” Ne mümkün! Bu temennî, onun ağzından çıkan boş bir lâftan ibarettir. Kaldı ki, onların önlerinde, tekrar diriltilecekleri güne kadar geri dönmelerine imkân tanımayan bir engel vardır. El Mümin suresi 100.ayet

Alıntı:
Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Aynı durum sanırım vefkler tilsimlar
içinde geçerli?
Vefk ve tıslımlarda allahın kelamı vardır allahın kelamı olmadan hiçbir vefk veya tılsım korumaz derinin derinine inersen yaptığın korumalarda allahın ayetlerini okumadan yaparsan yaptığın sivrisineğe bile etki etmez ya ayettir yada o ayeti temsil eden bir işaret

Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Evliyadan Yardım istemek Dinimizce Uygun mu? Havasokulu Allah Dostları & Evliyalar 10 10.04.26 23:14
Sığınma Duası (şirk, isyan, beddua, büyü, adak, yemin, iftira) Naim Tövbeler & Uyarılar 21 20.06.24 02:25
Şeyhten Himmet istemek Caiz mi ? Havasokulu Allah Dostları & Evliyalar 2 30.11.18 12:50
Kabir ehlinden yardım istemek Havasokulu Allah Dostları & Evliyalar 5 10.02.18 08:59
ilk Yardım Çantası Malzemeleri SiLence Sağlık 2 20.03.17 13:07


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:19.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com