Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > islam & Tasavvuf > Tasavvuf & Tarikatler


Nur Nefesleri İşaretlerinin Münacatı...


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 19.03.26, 13:12
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: ❂ Hadd-i Kelâm ❂
Mesajlar: 1,107
Forum Puanı: 3191
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Nur Nefesleri İşaretlerinin Münacatı...

Nur Nefesleri İşaretlerinin Münacatı / Farklı sırları Ayıklama

Bismillahirrahmanirrahim

Allah'ın salat ve selamı efendimiz Hazreti Muhammed'in, ehlibeytinin ve ashabının
üzerine olsun.

Salik der ki: Sonra bana, "ben" içinde "ben" hakkında ne diyorsun? dedi. Dedim ki:
Arzu ve temenni, ümitsizlik ve tutsaklık varlığı.

Dedi ki: "O"(Huve) ve "O"(Zalike) hakkında ne dersin? Dedim ki: İkisi de Malik'in
sıfatlarıdır; biri gayb, biri huzur, biri karanlık, biri nur, biri örtü, biri perdedir.

Dedi ki: Cisimlerin birleşmesine, kaynaşmasına ne dersin? Dedim ki: Cisimlerin
kaynaşması, ruhanî kaynaşmanın sonucudur. Dedi ki: Doğum ve tenasül için ne dersin?
Dedim ki: Kavuşmanın ve ayrışmanın sonucudur.

Dedi ki: Berzah hayatı hakkında ne dersin? Dedim ki: İlâhî bir hayattır. Dedi ki:
Oradan geri dönüş ondan daha mı iyidir? Dedim ki: Ondan geri dönmek sahih değildir.
Onun hakkında böyle konuşulmaz da. Geri dönüş ancak dünya ile ahiret arasında bir çukur olarak belirlenen ilk berzah için geçerlidir.

Dedi ki: Dönüşün başlangıca yönelik olması sahih olur mu? Dedim ki: Adil hikmette
böyle bir şey olmaz. Dedi ki: Zürriyetlerin babalarının sırtından çıkarılması zamanını
düşünüp anladın mı? Ona dedim ki: Mehirde bulunan ilk şahit bendim, nasıl anlamam?

Dedi ki: Bundan önce ikinci bir misak bilir misin? Ona dedim ki: İlk yakın varoluşta
gerçekleşti. Dedi ki: İki misak görüyorum. Dedim ki: Bunlardan başkası olmaz.

Ademî İşaretler

Salik der ki: Sonra bana Adem'in (a.s.) dilinden hitap etti. Bana dedi ki: Ey çocuk!
Nereden geliyorsun? Melekler: şuhut halindeki fesat ile geldi. Dedim ki: Varlığının
kendisinden. Dedi ki: Melekler neden isimleri bilemediler? Dedim ki: Çünkü onlar hep semada idiler.

Dedi ki: Peki niçin Ona secde ettiler? Dedim ki: Çünkü tayininin sahih olduğunu
gördüler. Dedi ki: Secde etmekten yüz çevirip büyüklenen niçin yüz çevirdi? Dedim ki:
Çünkü çamur boyutu Onun parlak nurunu perdeliyordu. Dedi ki: Niçin yıldız olmadı da
ağaç oldu? Dedim ki: Ortaya çıkan ayrılıktan dolayı. Dedi ki: Onu aynı sudan beslemiyor
muyduk? Dedim ki: Evet, ama görünürde bazısı bazısından üstün kılınmıştı. Dedi ki: Adem
masum olduğu halde niçin yasağı çiğnedi? Dedim ki: Bu hikmetin açık olmasından dolayı.
Dedi ki: Avret yerlerinin açığa çıkmasının sırrı nedir? Dedim ki: Olabilecek amaçlarını
bizzat gözlemlemeleri için. Dedi ki:Peki niçin avret yerlerinin üzerini cennet yapraklarıyla
örtmeye başladılar? Dedim ki: Başkalarının mülahazasına karşı koruyucu bir kalkanları
olsun diye. Dedi ki: Bu ikisinin varlıktaki benzerleri nedir? Dedim ki: Kalem ve gözlemlenen levhtir.

Dedi ki: Niçin sadece Adem günahla suçlandı, eşi değil? Dedim ki: Çünkü eşi onun
küllünden bir cüzdü. Dedi ki: Niçin nimetler onlardan alı-kondu? Dedim ki: Kullukları sabit
olsun diye. Dedi ki: Ayaklarının kayması niçin Şeytana izafe edildi? Halbuki buna gücü
yetmezdi? Dedim ki: Çünkü sen şeytanı görünür alemde eksikliğin sıfatı ve hüsranın delili
kılmışsın. Dedi ki: Niçin bu dünyada bazısını bazısına düşman kılmıştır? Dedim ki: Senin
desteğinle müstağni olsunlar ve muhtaçlıkları gerçekleşsin. Senin celâlin aziz ve kahhar
sıfatıyla tekleşsin. Dedi ki: Yüce kelimeleri öğrenmesiyle birlikte niçin onun tevbesini kabul
ettim? Dedim ki: Çünkü o bu kelimeleri rububiyet huzurundan öğrendi.


Dedi ki: Niçin Oğullardan birinin kurbanı kabul edildi, diğe-rininki kabul edilmedi? Dedim ki:
Çünkü sen ikisini, Adem'in oğullarının aslı kıldın. Onlar iki ayrı kabzadan var olmuşlardı.
Bu yüzden birinin rızaya, öbürü-nünse hüsrana has olması kaçınılmazdı. Dedi ki: Niçin
karga onun öğretmeni oldu? Dedim ki: Çünkü sen ona karanlık geceden bir elbise
giydirdin. O da fiil ve hal olarak ona ilim verdi. Kabrin karanlığından ona bir elbise giydirdi.

Dedi ki: Niçin onu yaratmasını iki eline nispet etti "onu iki elimle yarattım", dedi?
Dedim ki: Üstün gelmediği için. Dedi ki: Niçin İblis, Adem'in oğluna her yönden geldiği
halde yukarısından gelmedi? Dedim ki: Mevlasınm emrinin nuruyla yanmasın diye. Dedi ki:
O halde aşağısından gelip onu kaybetseydi ya! Dedim ki: Çünkü o, onu kendisine yararı
olmayan bir şeye çağırıyordu. Dedi ki: Niçin İblis, birleşme yurdunda Adem'e galip geldi?
Dedim ki: Çünkü Adem'de kuru çamur yönü vardı. Dedi ki: Ve şekillenmiş balçık. Dedim ki:
Kuru balçık, en yüce ile en aşağı arasındaki berzah sırrına ilişkin bir işarettir.

Dedi ki: Peki iblis, söylediği bir hakikat olduğu halde hangi anlamda "kuru çamurdan
yarattığın bir beşere secde edecek değilim" dedi? Dedim ki: Diğer unsurlarla karıştığı için
böyle dedi. Bu yüzden onun yanında yol bozulmuş oldu. Dedi ki: Tertip tam tersini
gerektirdiği halde, niçin onda acıkmazlık, soyul-mazlık, susamazlık ve güneşte yanmazlık
niteliklerini birleştirdi? Bunun hikmeti nedir, ey Salik?! Dedim ki: Sıcaklık susamanın
sebebidir. Bu yüzden onu güneşin kuşluk vaktinde doğmasıyla birlikte zikretmiştir. Açlık,
bir canlının iç soyunmasıdır. Bu yüzden onu bedenin dış soyunmasıyla birlikte zikretmiştir.

Dedi ki: Niçin tevbesini kabul etmeden önce onu seçti? Dedim ki: Kıdeminin önceliği
bunu gerektirmiştir. Dedi ki: Onun için hangi açıdan en güzel yaratılış (ahsen-ı takvim)
niteliği sahih olmuştur? Dedim ki: Çünkü O, kadim olanın sureti üzeredir. Dedi ki: Peki niçin
aşağıların aşağısına (esfel-ı safilin) döndürülmüştür? Dedim ki: Burada çamura işaret
edilmiştir. Dedi ki: Öyleyse neden salih amelli olması durumunda yükseltileceği şeklinde bir
istisnaya yer verilmiştir? Dedim ki: Burada da ruhların sıfatına işaret edilmiştir. Bu sıfat,
şahıslarla kaim olan balçığa illetini bahşetmektedir. Dedi ki: Ne güzel cevap verdin. Ona
dedim ki: Seninle konuştum.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 19.03.26, 13:16
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: ❂ Hadd-i Kelâm ❂
Mesajlar: 1,107
Forum Puanı: 3191
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Musevî İşaretler

Salik der ki: Sonra bana, Musa'nın (a.s.) diliyle hitap etti ve dedi ki: Teslim olmuş kul
ne diyor? Musa'nın Kavmi niçin ondan sonra fitneye düştü? Dedim ki: O efendinin kuluna
verdiği bir ziyafetti. Dedi ki: Cebrail'in izinden alınan bir avuç toprağın etkisiyle buzağıda
böğürme sesi niçin zuhur etti? Dedim ki: Bu, hayatın, izleri takip etmeye bağlı olduğuna
dikkat çekmeye yöneliktir. Dedi ki: Niçin onun için bir buluşma vakti tayin edildi? Dedim ki:
Vakitlerin boyunduruğu altında olduğunu bilmesi için. Dedi ki: Belirlenen vakit gece olarak
sayıldı da gündüz olarak sayılmadı? Dedim ki: Gözlere görünmediğin, gizlenmiş olduğun
için. Böylece onun sırların gaiplerinden kırk makamdan geçmesini sağladın. Bunun neticesinde seher vakitlerinde buluşma gerçekleşti onun için. Sonra ruhlar makamında,
Muhammed Aleyhisselâmm ümmetinin geneliyle uyuştu. Çünkü Muhammed
Aleyhisselâmm ümmeti kırk sabahla ah-laklanmıştır. Bu varislerin buluşma vaktidir.
Âlemlerin rabbinin Kelimi (Musa) bu şerefe nail olmuştur.

Nitekim namaz hususunda Hz. Muhammed'le (s.a.v) ünlü diyalogu da bundan
kaynaklanıyor. Çünkü Musa ümmeti arasında iken, zikredildiği gibi kardeşleri için şefkat
taleb etmiştir. Çünkü Musa (a.s.), Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ileride "kul kendisi için
istediğini kardeşi için de istemedikçe kamil imana sahip olamaz" diyeceğini sezmişti. Hz.
Muhammed'in (s.a.v), Musa (a.s.) ile ilgili olarak "eğer bu gün yaşasaydı, bana tabi
olmaktan başka bir şey yapamazdı." dediğini duymadınız mı? Aleyhisselâm efendimiz bu
sözleriyle anlamı bizim için açıklıyor ve Musa'nın bizden olduğu hakikatini gözler önüne
seriyor.

Dedi ki: Niçin asasını taşa vurdu da ondan su fışkırdı? Kapalı denize vurdu da deniz
yarılıp açıldı? Dedim ki: Bunun sırrı asadadır. Taştan bunun için su fışkırdı. Asadaki
egemenlik (Kayyumluk) sırrından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden deniz yarılınca kupkuru
bir yol belirdi. Dedi ki: Peki niçin nalınlarını çıkardı? Dedim ki: Bu, insanın ikiliğinin ortadan
kalkmasına yönelik bir işarettir. Dedi ki: Niçin Musa, Allah ile konuşmaya özgü kılındı?
Dedim ki: Hz. Muhammed'in (s.a.v.) mirasından payına düşen kısma nail olduğu
hususunda içi mutmain olsun diye. Nitekim bu yüzden ona verilen levhalarda, bütün sözlerin toplayıcısı kitaba karşılık, bilinen her şeye ait tafsilat yer almıştır.Dedi ki: Öyleyse,
bakmaktan aciz olduğu halde niçin görmek (rü'yet) istedi? Dedim ki: Mirastan kendisine bir
eser kalmaması için. Dedi ki: Öyleyse niçin ona şükredenlerden olmasını emrettik? Dedim
ki: yakınlığının ve yüksek makama erişmişli-ğinin daha da artması için. Ki yüceler alemine
geceleyin yürütülüp götürüldüğünde seni Hz. Muhammed'in (s.a.v.) gözüyle görebilsin.

Dedi ki: Onu niçin sandığa koyduk? Dedim ki: Hikmet, nasut olmadan ortaya çıkabilir
mi? Dedi ki: O halde niçin onu denize attık? Dedim ki: Bu, ilme işarettir. Dedi ki: Denizle
ilim nasıl beraber olabilir? Dedim ki: Eğer o olmasaydı, anlayış sahipleri riez-dinde bu
sahih olmazdı. Dedi ki: Niçin kardeşinin kendisine yardımcı olarak gönderilmesini istedi?
Dedim ki: Bu, muhataplarına karşı beslediği merhametin ifadesidir. Ki ağzından kelamın
çıktığını gördüklerinde akılları başlarından gitmesin. Çünkü aracıların ortadan kaldırılması
suretiyle seninle konuşan birinin konuşmasına, yoğun aracıların kıskacmdaki kimseler
tahammül edemezler.

Dedi ki: Niçin asa yılana dönüştü? Dedim ki: "Ve cezau seyyietin seyyietun misluha /
Kötülüğün cezası onun gibi bir kötülüktür." (Şura,40) Ve "hel cezau'l ihsanı illâ'l ihsan /
İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?" (Rahman, 60) Dedi ki: O bizimle beraber ve
imkan sahibi kılınmışken niçin korktu? Dedim ki: Şu sözlerinden dolayı: "İnne rabbî
seyehdîn / Şüphesiz rabbim bana doğru yolu gösterecektir." (Şûra, 62) Dedi ki: Niçin elini
koynundan lekesiz bembeyaz çıkardı? Dedim ki: Bununla insana, gaybinden çıktığı zaman
illetlerinden beri olduğuna işaret ediliyor. Dedi ki: O halde niçin "Senuîduha sîreteha'l ula /
Biz onu şimdi ilk haline sokacağız." (Ta-ha, 21) Dedim ki: Burada, Musa'ya fena makamına
ulaşacağı ve sahih bir buluşmaya nail olacağı müjdesi veriliyor. Dedi ki: Musa niçin
levhaları yere attı? Dedim ki: Kapı açılınca anahtarı ne yapmak gerekir? Dedi ki: Peki,
niçin ceberut inek olayı yaşandı? Dedim ki: Çünkü inek, berzah huzurunun
yükselişlerinden seslendi. Dedi ki: Şeref, en yüce melekuttan başka bir yerde midir ki?
Dedim ki: İki tarafın insanda birleşmesi daha şiddetli, daha yüksek ve daha evladır. Dedi
ki: Öyleyse niçin ölü, inekten bir parça ile dirildi? Dedim ki: Bununla, cennetin bir tarafının,
onun arzedilişi yönünde olduğuna işaret edilmiştir. Dedi ki: Niçin ölünün dirilmesi, ineğin bir
parçasının vurulmasıyla gerçekleşti? Dedim ki: Kalbin üzerinde bizzat yakınlığı
gözlemlemesini engelleyen bir perde vardır. Dedi ki: Musa'nın karakterinde hidayet ve
rahmet olduğu halde niçin öfke ile kardeşini öldürmek istedi? Dedim ki: Sen bu özelliği
ona, öfkesi dindikten sonra, nimet taleb etmesi için verdin.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19.03.26, 13:22
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: ❂ Hadd-i Kelâm ❂
Mesajlar: 1,107
Forum Puanı: 3191
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

İsevî İşaretler

Salik der ki: Sonra bana ruhunun dilinden hitab etti, bağışlarının esintileriyle beni
destekledi ve bana dedi ki: Niçin İsa'nın durumu Adem'in (a.s.) durumu gibidir? Dedim ki:
Sonraki bir çok bakımdan öncekinin benzeridir. Dedi ki: Niçin babası olmadı? Dedim ki:
Çünkü babasız olması, inkarcı iftiracının aleyhindeki delilin rükünlerinden biridir. Nasıl?
dedi. Dedim ki: Çünkü İsa, kendisinden sonra Nebilerin sonuncusu olan Muhammed'in
(s.a.v.) geldiği sonuncu Nebidir. Dedim ki: Bu,ilâhî egemenliğin alemleri kaplamasının
başlangıcıdır. Çünkü Hz. Nebî (s.a.v.), Adem henüz su ile balçık arasında bir varlık iken,
Nebiydi. Efendi ile kul arasında, inayet ve varlık dışında bir münasebet yoktur.

Dedi ki: Niçin İsa ruh ile desteklenmiştir? Dedim ki: Onu bir kalem bir levhe yazmış
değildir. O ana rahmine şehvetsiz ilka edilmiştir, bu yüzden varlıkların atılmasında onun
için bir teselli yoktur.

Dedi ki: Bu ruh nereden sadır oldu? Dedim ki: Her türlü kötülükten münezzeh
kuddüsün huzurundan. Dedi ki: Niçin beşikte konuştu? Dedim ki: İnkar ehline karşı ikinci
bir şahittir bu. Dedi ki: İllet bakımından bundan önce bir şahit var mı? Dedim ki: Meryem'in
hurma dalını silkelemesi.

İbrahim! İşaretler

Salik der ki: Sonra bana dostunun (Halil) dilinden hitab etti ve dedi ki: Güzel cevap
vermeli, güzel söz söylemelisin. Eh, söyle bakalım, yıldızın, ayın ve güneşin varlığı nedir?
Dedim ki: Ruh, akıl ve nefis üzerine itaat etmektir.

Dedi ki: Niçin onlarda rububiyet ispat ettin? Dedim ki: Çünkü toprak menşeli varoluş
üzerinde kahredici güce sahip olduklarını gördüğü için.

Dedi ki: Peki, niçin "Veccehtu vechiye lülezî fetares semauati ve'l ard / Ben, yüzümü
gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim" (En'am, 79) dedi? Dedim ki: Çünkü bazısının
bazısından üstün olduğunu gördü. Dedi ki: Sence niçin yıldızlara bakıp da ben hastayım,
dedi? Dedim ki: Hikmetli isminden sadır olan yüce bir hikmete işarettir.

Dedi ki: İmanı kesin ve sabit olduğu halde neden ölülerin diriltilmesini görmek istedi?
Dedim ki: Bilgi ile bizzat görmeyi birleştirmek için böyle bir talepte bulundu. Bunun gibi bir
mesele ile ilgili olarak el-Hasan şöyle der-ki güzel söylemiştir-:

Haberin olsun! Bana şarap içir ve bana, bu şaraptır, de.
Açıktan içirmen mümkün ise gizlice içirme
Arzu ettiğinin ismiyle mubah kıl, beni de künye ile çağır
Çünkü önünde örtü olan lezzetlerden hayır gelmez.

Dedi ki: Niçin ona dört kuş gösterdik? Ona dedim ki: Bu unsurlara yönelik bir işarettir,
başka değil. Dedi ki: Niçin oğlunu kurban olarak seçti? Dedim ki: Cömertliği hem hakikat
hem de burhan olarak gerçekleşsin diye. Dedi ki: Bununla neyi kast etti? Dedim ki: Varit
olup malik olanı ağırlamak istedi. Çünkü kalbine nazil olunca, Rabbini ağırlaması gerektiğini anladı. Dedi ki: Oğlunu değil de kendini kurban olarak sunsaydı ya! Dedim ki:
Kendisini kurban etmesi durumunda kendisiyle çekişecek, tartışacak, dolayısıyla mücadele
etmesi gerekecek kimseler olmayacaktı. Dedi ki: Niçin vahiy uykuda gelmişti? Dedim ki: Bu
alanda hissin yerleşeceği yer olmasın diye.

Dedi ki: Onu niçin bazı kelimelerle sınadık? Bu kelimeleri göklerin sahibine tevbe
etmek için öğrenmişti? Dedim ki: Sınama, makamların en üstünüdür demedi mi? Dedi ki:
İbrahim'e ve İsmail'e beyti tavaf edenler için temizlemelerini niçin emretti? Dedim ki:
Resullerin efendisi Hz. Muhammed Aleyhisselâma verilen önemin bir ifadesi olması için.
Dedi ki: Niçin İshak orada yoktu da başkası vardı? Dedim ki: Çünkü Muhammed (s.a.v.)
onun soyundan gelmeyecekti. Dedi ki: Niçin Mekke'ye bereket verilmesi için dua etti?
Dedim ki: Anne bereketli olunca kızlar da bereketli olur.

Dedi ki: İbrahim Kabe'nin duvarlarını yükseltince niçin İsmail bu amellerinin kabul
edilmesi için dua etti? Dedim ki: Halil'in (İbrahim'in) kemali belirgin olması için kendi
noksanlığını izhar etti. Çünkü onun her bir çocuğunun, babasının kadri karşısında kendi
değerini küçültmesi gerekir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19.03.26, 13:26
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: ❂ Hadd-i Kelâm ❂
Mesajlar: 1,107
Forum Puanı: 3191
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Yusufî İşaretler

Salik der ki: Sonra bana Yakub oğlu Yusuf'un dilinden hitab etti ve dedi ki: Doğru
görüşlü anlayış sahibi kişi "Kalennesvetu in haza illâ melekun kerî-mun / Kadınlar: Bu,
kerem sahibi bir melekten başka bir şey değildir." (Yusuf, 31) ifadesi hakkında ne der?
Dedim ki: Çünkü Yusuf, genel olarak en güzel yaratılışa sahip olma özelliğiyle
belirginleşmişti. Sonra şöyle dedi: Niçin ucuz bir fiyata satıldı? Dedim ki: İnsanın, insan
olarak eksik bir varlık olduğunu bilmesi için. Eğer fiyatı yüksek olur, yücelirse, bu, yüceler
aleminin zatına eklediği fazladan bir nitelikten dolayıdır. Dedi ki: Niçin su kabının arkasına
saklandı? Dedim ki: Bununla, sevenlerin kavuşması için kapıyı çalmak istedi.

Muhammedi İşaretler

Salik der ki: Sonra bana Muhammed'in (s.a.v.) dilinden hitab etti ve şöyle dedi: Ey,
sahib olduğu şeylere varis olmak için, Ona giden yolu taleb eden! Apaçık ufuk hakkında ne
dersin? Dedim ki: Orası, yakmlaştırılmışların keşif mahallidir. Dedi ki: Neden tecelli ufukta
gerçekleşti? Dedim ki: Bu, ahlâkın yüceliğine dikkat çekmeye yöneliktir. Dedi ki: "Ve ma
yentiku anil hevâ / O, nevasından konuşmaz." (Necm, 3) ifadesine ne dersin? Dedim ki:
Burada istivanın sırları kast ediliyor. Dedi ki: Fatiha'nm (kul ile Rab arasında) paylaşımına
ne dersin? Dedim ki: Bu, apaçık kulluktur. Dedi ki: Niçin rahmet senaya/övgüye has
kılınmıştır? Dedim ki: Sen kimsin ve ben kimim, belli olsun diye. Dedi ki: Niçin Melîk
(sahip-hükümran) sıfatı hamde özgü kılınmıştır? Dedim ki: Tevhidin gerçekleşmesi için.
Dedi ki: Niçin ibadette ve yardımda kuşku vaki olmuştur? Dedim ki: Kudretin varlığın
acizliğinden ayırt edilmesi için. Dedi ki: Niçin Fatiha'nın ikinci yarısı kula özgü kılınmıştır?
Dedim ki: Fatiha'ya me-sani (ikilenen/tekrarlanan) isminin verilmesinin sahih olması için.

Dedi ki: Kendisine Furkan verilmesi bakımından Musa, Muhammed'e eşittir; böyle
iken nasıl olur da siyadet (efendilik-liderlik) Ona özgü olur? Dedim ki: Kur'an ve ibadet
verilmek suretiyle ayrıcalıklı kılınmasından dolayı. Dedi ki: Nuh ve gözde peygamberlerden
Zekeriyya da ibadet hususunda Ona ortaktır? Dedim ki: Zekeriyya nimet için ibadet ederdi,
Nuh ise rububiyet için ibadet ederdi. Muhammed ise tenzih için ibadet ederdi.

Dedi ki: Yahya, övünç kaynağı liderlikte (siyadet) Ona ortaktır? Dedim ki: Onun ki
zahiri liderlikti. Bu yüzden apaçık kitapta ondan söz edilmiştir. Ama kitapta ibadet edenlerin
efendisi Muhammed'in liderliği, önderliği gizlenmiştir. Sonra bu, onun dilinden iki şahit
aracılığıyla açıklanmıştır. Biri genelin seyidi, biri de törenlerin seyididir. Salik der ki: Sonra
bana şöyle dedi: Burada dur ve buradan ayrılma. Eğer sana anahtar verilirse ve eğer
istersen aç.

Bahşettiklerinden dolayı Allah'a hamdolsun. Allah'ın salat ve selamı en aziz ve
aydınlık Muhammed'in üzerine olsun.

Müellif der ki: Bu sırlarda yer alan şiirlerin tamamı bana aittir. Yalnızca dört
beyit başkalarına aittir. Bunlardan biri "zamanımdan gizlendim..." diye başlayan
beyitlerdir. Biri de "haberin olsun, bana şarap içir... "diye başlayan beyitlerdir.
Bunların tümü Fas şehrinde beş yüz doksan dört senesinin cemadiyel evvel ayının
yirmisinde tamamlandı.

Allah'ın salat e selamı efendimiz Hz. Muhammed'in, ehlibeytinin ve ashabının üzerine olsun.

Eş-Şeyhu’l Ekber
MUHYİDDİN İBN.ARABÎ K.S.
RESÂİLU İBN – EL – ARABÎ
İKİNCİ CİLD

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19.03.26, 13:52
Svg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.24
Bulunduğu yer: Oda
Mesajlar: 4,527
Forum Puanı: 1944
Etiketlendiği Mesaj: 169 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

"Dünya ile ahiret arasında bir çukur olarak belirlenen ilk berzah."
Bunu hiç düşünmemiştim. Belki manevi anlamda söylenmiştir. Dünyada da gerçekten o çukura girdikten sonra başlayacak her şey. Dünyadaki çukura girmeyen de düşecek o manevi berzah çukuruna.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Nur Suresi Havassı ve Fazileti Devrimci Sure ve Ayet Havasları 6 27.08.24 10:03
Risale-i Nur nedir? Nasıl bir tefsirdir? Saye Tasavvuf & Tarikatler 26 06.03.20 12:20
Kuh-i Nur Elması fanatik Tarih 1 13.01.20 09:42
Nur Suresi Açıklamalı Tefsiri Havasokulu Kuran-ı Kerim Tefsiri 6 18.10.19 21:50
Seyyid Nûr Muhammed Bedâyûnî Hazretleri Havasokulu Allah Dostları & Evliyalar 3 08.05.18 09:21


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:00.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com