![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
||||
|
||||
|
Nur Nefesleri İşaretlerinin Münacatı / Farklı sırları Ayıklama
Bismillahirrahmanirrahim Allah'ın salat ve selamı efendimiz Hazreti Muhammed'in, ehlibeytinin ve ashabının üzerine olsun. Salik der ki: Sonra bana, "ben" içinde "ben" hakkında ne diyorsun? dedi. Dedim ki: Arzu ve temenni, ümitsizlik ve tutsaklık varlığı. Dedi ki: "O"(Huve) ve "O"(Zalike) hakkında ne dersin? Dedim ki: İkisi de Malik'in sıfatlarıdır; biri gayb, biri huzur, biri karanlık, biri nur, biri örtü, biri perdedir. Dedi ki: Cisimlerin birleşmesine, kaynaşmasına ne dersin? Dedim ki: Cisimlerin kaynaşması, ruhanî kaynaşmanın sonucudur. Dedi ki: Doğum ve tenasül için ne dersin? Dedim ki: Kavuşmanın ve ayrışmanın sonucudur. Dedi ki: Berzah hayatı hakkında ne dersin? Dedim ki: İlâhî bir hayattır. Dedi ki: Oradan geri dönüş ondan daha mı iyidir? Dedim ki: Ondan geri dönmek sahih değildir. Onun hakkında böyle konuşulmaz da. Geri dönüş ancak dünya ile ahiret arasında bir çukur olarak belirlenen ilk berzah için geçerlidir. Dedi ki: Dönüşün başlangıca yönelik olması sahih olur mu? Dedim ki: Adil hikmette böyle bir şey olmaz. Dedi ki: Zürriyetlerin babalarının sırtından çıkarılması zamanını düşünüp anladın mı? Ona dedim ki: Mehirde bulunan ilk şahit bendim, nasıl anlamam? Dedi ki: Bundan önce ikinci bir misak bilir misin? Ona dedim ki: İlk yakın varoluşta gerçekleşti. Dedi ki: İki misak görüyorum. Dedim ki: Bunlardan başkası olmaz. Ademî İşaretler Salik der ki: Sonra bana Adem'in (a.s.) dilinden hitap etti. Bana dedi ki: Ey çocuk! Nereden geliyorsun? Melekler: şuhut halindeki fesat ile geldi. Dedim ki: Varlığının kendisinden. Dedi ki: Melekler neden isimleri bilemediler? Dedim ki: Çünkü onlar hep semada idiler. Dedi ki: Peki niçin Ona secde ettiler? Dedim ki: Çünkü tayininin sahih olduğunu gördüler. Dedi ki: Secde etmekten yüz çevirip büyüklenen niçin yüz çevirdi? Dedim ki: Çünkü çamur boyutu Onun parlak nurunu perdeliyordu. Dedi ki: Niçin yıldız olmadı da ağaç oldu? Dedim ki: Ortaya çıkan ayrılıktan dolayı. Dedi ki: Onu aynı sudan beslemiyor muyduk? Dedim ki: Evet, ama görünürde bazısı bazısından üstün kılınmıştı. Dedi ki: Adem masum olduğu halde niçin yasağı çiğnedi? Dedim ki: Bu hikmetin açık olmasından dolayı. Dedi ki: Avret yerlerinin açığa çıkmasının sırrı nedir? Dedim ki: Olabilecek amaçlarını bizzat gözlemlemeleri için. Dedi ki:Peki niçin avret yerlerinin üzerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar? Dedim ki: Başkalarının mülahazasına karşı koruyucu bir kalkanları olsun diye. Dedi ki: Bu ikisinin varlıktaki benzerleri nedir? Dedim ki: Kalem ve gözlemlenen levhtir. Dedi ki: Niçin sadece Adem günahla suçlandı, eşi değil? Dedim ki: Çünkü eşi onun küllünden bir cüzdü. Dedi ki: Niçin nimetler onlardan alı-kondu? Dedim ki: Kullukları sabit olsun diye. Dedi ki: Ayaklarının kayması niçin Şeytana izafe edildi? Halbuki buna gücü yetmezdi? Dedim ki: Çünkü sen şeytanı görünür alemde eksikliğin sıfatı ve hüsranın delili kılmışsın. Dedi ki: Niçin bu dünyada bazısını bazısına düşman kılmıştır? Dedim ki: Senin desteğinle müstağni olsunlar ve muhtaçlıkları gerçekleşsin. Senin celâlin aziz ve kahhar sıfatıyla tekleşsin. Dedi ki: Yüce kelimeleri öğrenmesiyle birlikte niçin onun tevbesini kabul ettim? Dedim ki: Çünkü o bu kelimeleri rububiyet huzurundan öğrendi. Dedi ki: Niçin Oğullardan birinin kurbanı kabul edildi, diğe-rininki kabul edilmedi? Dedim ki: Çünkü sen ikisini, Adem'in oğullarının aslı kıldın. Onlar iki ayrı kabzadan var olmuşlardı. Bu yüzden birinin rızaya, öbürü-nünse hüsrana has olması kaçınılmazdı. Dedi ki: Niçin karga onun öğretmeni oldu? Dedim ki: Çünkü sen ona karanlık geceden bir elbise giydirdin. O da fiil ve hal olarak ona ilim verdi. Kabrin karanlığından ona bir elbise giydirdi. Dedi ki: Niçin onu yaratmasını iki eline nispet etti "onu iki elimle yarattım", dedi? Dedim ki: Üstün gelmediği için. Dedi ki: Niçin İblis, Adem'in oğluna her yönden geldiği halde yukarısından gelmedi? Dedim ki: Mevlasınm emrinin nuruyla yanmasın diye. Dedi ki: O halde aşağısından gelip onu kaybetseydi ya! Dedim ki: Çünkü o, onu kendisine yararı olmayan bir şeye çağırıyordu. Dedi ki: Niçin İblis, birleşme yurdunda Adem'e galip geldi? Dedim ki: Çünkü Adem'de kuru çamur yönü vardı. Dedi ki: Ve şekillenmiş balçık. Dedim ki: Kuru balçık, en yüce ile en aşağı arasındaki berzah sırrına ilişkin bir işarettir. Dedi ki: Peki iblis, söylediği bir hakikat olduğu halde hangi anlamda "kuru çamurdan yarattığın bir beşere secde edecek değilim" dedi? Dedim ki: Diğer unsurlarla karıştığı için böyle dedi. Bu yüzden onun yanında yol bozulmuş oldu. Dedi ki: Tertip tam tersini gerektirdiği halde, niçin onda acıkmazlık, soyul-mazlık, susamazlık ve güneşte yanmazlık niteliklerini birleştirdi? Bunun hikmeti nedir, ey Salik?! Dedim ki: Sıcaklık susamanın sebebidir. Bu yüzden onu güneşin kuşluk vaktinde doğmasıyla birlikte zikretmiştir. Açlık, bir canlının iç soyunmasıdır. Bu yüzden onu bedenin dış soyunmasıyla birlikte zikretmiştir. Dedi ki: Niçin tevbesini kabul etmeden önce onu seçti? Dedim ki: Kıdeminin önceliği bunu gerektirmiştir. Dedi ki: Onun için hangi açıdan en güzel yaratılış (ahsen-ı takvim) niteliği sahih olmuştur? Dedim ki: Çünkü O, kadim olanın sureti üzeredir. Dedi ki: Peki niçin aşağıların aşağısına (esfel-ı safilin) döndürülmüştür? Dedim ki: Burada çamura işaret edilmiştir. Dedi ki: Öyleyse neden salih amelli olması durumunda yükseltileceği şeklinde bir istisnaya yer verilmiştir? Dedim ki: Burada da ruhların sıfatına işaret edilmiştir. Bu sıfat, şahıslarla kaim olan balçığa illetini bahşetmektedir. Dedi ki: Ne güzel cevap verdin. Ona dedim ki: Seninle konuştum.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Musevî İşaretler
Salik der ki: Sonra bana, Musa'nın (a.s.) diliyle hitap etti ve dedi ki: Teslim olmuş kul ne diyor? Musa'nın Kavmi niçin ondan sonra fitneye düştü? Dedim ki: O efendinin kuluna verdiği bir ziyafetti. Dedi ki: Cebrail'in izinden alınan bir avuç toprağın etkisiyle buzağıda böğürme sesi niçin zuhur etti? Dedim ki: Bu, hayatın, izleri takip etmeye bağlı olduğuna dikkat çekmeye yöneliktir. Dedi ki: Niçin onun için bir buluşma vakti tayin edildi? Dedim ki: Vakitlerin boyunduruğu altında olduğunu bilmesi için. Dedi ki: Belirlenen vakit gece olarak sayıldı da gündüz olarak sayılmadı? Dedim ki: Gözlere görünmediğin, gizlenmiş olduğun için. Böylece onun sırların gaiplerinden kırk makamdan geçmesini sağladın. Bunun neticesinde seher vakitlerinde buluşma gerçekleşti onun için. Sonra ruhlar makamında, Muhammed Aleyhisselâmm ümmetinin geneliyle uyuştu. Çünkü Muhammed Aleyhisselâmm ümmeti kırk sabahla ah-laklanmıştır. Bu varislerin buluşma vaktidir. Âlemlerin rabbinin Kelimi (Musa) bu şerefe nail olmuştur. Nitekim namaz hususunda Hz. Muhammed'le (s.a.v) ünlü diyalogu da bundan kaynaklanıyor. Çünkü Musa ümmeti arasında iken, zikredildiği gibi kardeşleri için şefkat taleb etmiştir. Çünkü Musa (a.s.), Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ileride "kul kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe kamil imana sahip olamaz" diyeceğini sezmişti. Hz. Muhammed'in (s.a.v), Musa (a.s.) ile ilgili olarak "eğer bu gün yaşasaydı, bana tabi olmaktan başka bir şey yapamazdı." dediğini duymadınız mı? Aleyhisselâm efendimiz bu sözleriyle anlamı bizim için açıklıyor ve Musa'nın bizden olduğu hakikatini gözler önüne seriyor. Dedi ki: Niçin asasını taşa vurdu da ondan su fışkırdı? Kapalı denize vurdu da deniz yarılıp açıldı? Dedim ki: Bunun sırrı asadadır. Taştan bunun için su fışkırdı. Asadaki egemenlik (Kayyumluk) sırrından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden deniz yarılınca kupkuru bir yol belirdi. Dedi ki: Peki niçin nalınlarını çıkardı? Dedim ki: Bu, insanın ikiliğinin ortadan kalkmasına yönelik bir işarettir. Dedi ki: Niçin Musa, Allah ile konuşmaya özgü kılındı? Dedim ki: Hz. Muhammed'in (s.a.v.) mirasından payına düşen kısma nail olduğu hususunda içi mutmain olsun diye. Nitekim bu yüzden ona verilen levhalarda, bütün sözlerin toplayıcısı kitaba karşılık, bilinen her şeye ait tafsilat yer almıştır.Dedi ki: Öyleyse, bakmaktan aciz olduğu halde niçin görmek (rü'yet) istedi? Dedim ki: Mirastan kendisine bir eser kalmaması için. Dedi ki: Öyleyse niçin ona şükredenlerden olmasını emrettik? Dedim ki: yakınlığının ve yüksek makama erişmişli-ğinin daha da artması için. Ki yüceler alemine geceleyin yürütülüp götürüldüğünde seni Hz. Muhammed'in (s.a.v.) gözüyle görebilsin. Dedi ki: Onu niçin sandığa koyduk? Dedim ki: Hikmet, nasut olmadan ortaya çıkabilir mi? Dedi ki: O halde niçin onu denize attık? Dedim ki: Bu, ilme işarettir. Dedi ki: Denizle ilim nasıl beraber olabilir? Dedim ki: Eğer o olmasaydı, anlayış sahipleri riez-dinde bu sahih olmazdı. Dedi ki: Niçin kardeşinin kendisine yardımcı olarak gönderilmesini istedi? Dedim ki: Bu, muhataplarına karşı beslediği merhametin ifadesidir. Ki ağzından kelamın çıktığını gördüklerinde akılları başlarından gitmesin. Çünkü aracıların ortadan kaldırılması suretiyle seninle konuşan birinin konuşmasına, yoğun aracıların kıskacmdaki kimseler tahammül edemezler. Dedi ki: Niçin asa yılana dönüştü? Dedim ki: "Ve cezau seyyietin seyyietun misluha / Kötülüğün cezası onun gibi bir kötülüktür." (Şura,40) Ve "hel cezau'l ihsanı illâ'l ihsan / İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?" (Rahman, 60) Dedi ki: O bizimle beraber ve imkan sahibi kılınmışken niçin korktu? Dedim ki: Şu sözlerinden dolayı: "İnne rabbî seyehdîn / Şüphesiz rabbim bana doğru yolu gösterecektir." (Şûra, 62) Dedi ki: Niçin elini koynundan lekesiz bembeyaz çıkardı? Dedim ki: Bununla insana, gaybinden çıktığı zaman illetlerinden beri olduğuna işaret ediliyor. Dedi ki: O halde niçin "Senuîduha sîreteha'l ula / Biz onu şimdi ilk haline sokacağız." (Ta-ha, 21) Dedim ki: Burada, Musa'ya fena makamına ulaşacağı ve sahih bir buluşmaya nail olacağı müjdesi veriliyor. Dedi ki: Musa niçin levhaları yere attı? Dedim ki: Kapı açılınca anahtarı ne yapmak gerekir? Dedi ki: Peki, niçin ceberut inek olayı yaşandı? Dedim ki: Çünkü inek, berzah huzurunun yükselişlerinden seslendi. Dedi ki: Şeref, en yüce melekuttan başka bir yerde midir ki? Dedim ki: İki tarafın insanda birleşmesi daha şiddetli, daha yüksek ve daha evladır. Dedi ki: Öyleyse niçin ölü, inekten bir parça ile dirildi? Dedim ki: Bununla, cennetin bir tarafının, onun arzedilişi yönünde olduğuna işaret edilmiştir. Dedi ki: Niçin ölünün dirilmesi, ineğin bir parçasının vurulmasıyla gerçekleşti? Dedim ki: Kalbin üzerinde bizzat yakınlığı gözlemlemesini engelleyen bir perde vardır. Dedi ki: Musa'nın karakterinde hidayet ve rahmet olduğu halde niçin öfke ile kardeşini öldürmek istedi? Dedim ki: Sen bu özelliği ona, öfkesi dindikten sonra, nimet taleb etmesi için verdin.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#3
|
||||
|
||||
|
İsevî İşaretler
Salik der ki: Sonra bana ruhunun dilinden hitab etti, bağışlarının esintileriyle beni destekledi ve bana dedi ki: Niçin İsa'nın durumu Adem'in (a.s.) durumu gibidir? Dedim ki: Sonraki bir çok bakımdan öncekinin benzeridir. Dedi ki: Niçin babası olmadı? Dedim ki: Çünkü babasız olması, inkarcı iftiracının aleyhindeki delilin rükünlerinden biridir. Nasıl? dedi. Dedim ki: Çünkü İsa, kendisinden sonra Nebilerin sonuncusu olan Muhammed'in (s.a.v.) geldiği sonuncu Nebidir. Dedim ki: Bu,ilâhî egemenliğin alemleri kaplamasının başlangıcıdır. Çünkü Hz. Nebî (s.a.v.), Adem henüz su ile balçık arasında bir varlık iken, Nebiydi. Efendi ile kul arasında, inayet ve varlık dışında bir münasebet yoktur. Dedi ki: Niçin İsa ruh ile desteklenmiştir? Dedim ki: Onu bir kalem bir levhe yazmış değildir. O ana rahmine şehvetsiz ilka edilmiştir, bu yüzden varlıkların atılmasında onun için bir teselli yoktur. Dedi ki: Bu ruh nereden sadır oldu? Dedim ki: Her türlü kötülükten münezzeh kuddüsün huzurundan. Dedi ki: Niçin beşikte konuştu? Dedim ki: İnkar ehline karşı ikinci bir şahittir bu. Dedi ki: İllet bakımından bundan önce bir şahit var mı? Dedim ki: Meryem'in hurma dalını silkelemesi. İbrahim! İşaretler Salik der ki: Sonra bana dostunun (Halil) dilinden hitab etti ve dedi ki: Güzel cevap vermeli, güzel söz söylemelisin. Eh, söyle bakalım, yıldızın, ayın ve güneşin varlığı nedir? Dedim ki: Ruh, akıl ve nefis üzerine itaat etmektir. Dedi ki: Niçin onlarda rububiyet ispat ettin? Dedim ki: Çünkü toprak menşeli varoluş üzerinde kahredici güce sahip olduklarını gördüğü için. Dedi ki: Peki, niçin "Veccehtu vechiye lülezî fetares semauati ve'l ard / Ben, yüzümü gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim" (En'am, 79) dedi? Dedim ki: Çünkü bazısının bazısından üstün olduğunu gördü. Dedi ki: Sence niçin yıldızlara bakıp da ben hastayım, dedi? Dedim ki: Hikmetli isminden sadır olan yüce bir hikmete işarettir. Dedi ki: İmanı kesin ve sabit olduğu halde neden ölülerin diriltilmesini görmek istedi? Dedim ki: Bilgi ile bizzat görmeyi birleştirmek için böyle bir talepte bulundu. Bunun gibi bir mesele ile ilgili olarak el-Hasan şöyle der-ki güzel söylemiştir-: Haberin olsun! Bana şarap içir ve bana, bu şaraptır, de. Açıktan içirmen mümkün ise gizlice içirme Arzu ettiğinin ismiyle mubah kıl, beni de künye ile çağır Çünkü önünde örtü olan lezzetlerden hayır gelmez. Dedi ki: Niçin ona dört kuş gösterdik? Ona dedim ki: Bu unsurlara yönelik bir işarettir, başka değil. Dedi ki: Niçin oğlunu kurban olarak seçti? Dedim ki: Cömertliği hem hakikat hem de burhan olarak gerçekleşsin diye. Dedi ki: Bununla neyi kast etti? Dedim ki: Varit olup malik olanı ağırlamak istedi. Çünkü kalbine nazil olunca, Rabbini ağırlaması gerektiğini anladı. Dedi ki: Oğlunu değil de kendini kurban olarak sunsaydı ya! Dedim ki: Kendisini kurban etmesi durumunda kendisiyle çekişecek, tartışacak, dolayısıyla mücadele etmesi gerekecek kimseler olmayacaktı. Dedi ki: Niçin vahiy uykuda gelmişti? Dedim ki: Bu alanda hissin yerleşeceği yer olmasın diye. Dedi ki: Onu niçin bazı kelimelerle sınadık? Bu kelimeleri göklerin sahibine tevbe etmek için öğrenmişti? Dedim ki: Sınama, makamların en üstünüdür demedi mi? Dedi ki: İbrahim'e ve İsmail'e beyti tavaf edenler için temizlemelerini niçin emretti? Dedim ki: Resullerin efendisi Hz. Muhammed Aleyhisselâma verilen önemin bir ifadesi olması için. Dedi ki: Niçin İshak orada yoktu da başkası vardı? Dedim ki: Çünkü Muhammed (s.a.v.) onun soyundan gelmeyecekti. Dedi ki: Niçin Mekke'ye bereket verilmesi için dua etti? Dedim ki: Anne bereketli olunca kızlar da bereketli olur. Dedi ki: İbrahim Kabe'nin duvarlarını yükseltince niçin İsmail bu amellerinin kabul edilmesi için dua etti? Dedim ki: Halil'in (İbrahim'in) kemali belirgin olması için kendi noksanlığını izhar etti. Çünkü onun her bir çocuğunun, babasının kadri karşısında kendi değerini küçültmesi gerekir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Yusufî İşaretler
Salik der ki: Sonra bana Yakub oğlu Yusuf'un dilinden hitab etti ve dedi ki: Doğru görüşlü anlayış sahibi kişi "Kalennesvetu in haza illâ melekun kerî-mun / Kadınlar: Bu, kerem sahibi bir melekten başka bir şey değildir." (Yusuf, 31) ifadesi hakkında ne der? Dedim ki: Çünkü Yusuf, genel olarak en güzel yaratılışa sahip olma özelliğiyle belirginleşmişti. Sonra şöyle dedi: Niçin ucuz bir fiyata satıldı? Dedim ki: İnsanın, insan olarak eksik bir varlık olduğunu bilmesi için. Eğer fiyatı yüksek olur, yücelirse, bu, yüceler aleminin zatına eklediği fazladan bir nitelikten dolayıdır. Dedi ki: Niçin su kabının arkasına saklandı? Dedim ki: Bununla, sevenlerin kavuşması için kapıyı çalmak istedi. Muhammedi İşaretler Salik der ki: Sonra bana Muhammed'in (s.a.v.) dilinden hitab etti ve şöyle dedi: Ey, sahib olduğu şeylere varis olmak için, Ona giden yolu taleb eden! Apaçık ufuk hakkında ne dersin? Dedim ki: Orası, yakmlaştırılmışların keşif mahallidir. Dedi ki: Neden tecelli ufukta gerçekleşti? Dedim ki: Bu, ahlâkın yüceliğine dikkat çekmeye yöneliktir. Dedi ki: "Ve ma yentiku anil hevâ / O, nevasından konuşmaz." (Necm, 3) ifadesine ne dersin? Dedim ki: Burada istivanın sırları kast ediliyor. Dedi ki: Fatiha'nm (kul ile Rab arasında) paylaşımına ne dersin? Dedim ki: Bu, apaçık kulluktur. Dedi ki: Niçin rahmet senaya/övgüye has kılınmıştır? Dedim ki: Sen kimsin ve ben kimim, belli olsun diye. Dedi ki: Niçin Melîk (sahip-hükümran) sıfatı hamde özgü kılınmıştır? Dedim ki: Tevhidin gerçekleşmesi için. Dedi ki: Niçin ibadette ve yardımda kuşku vaki olmuştur? Dedim ki: Kudretin varlığın acizliğinden ayırt edilmesi için. Dedi ki: Niçin Fatiha'nın ikinci yarısı kula özgü kılınmıştır? Dedim ki: Fatiha'ya me-sani (ikilenen/tekrarlanan) isminin verilmesinin sahih olması için. Dedi ki: Kendisine Furkan verilmesi bakımından Musa, Muhammed'e eşittir; böyle iken nasıl olur da siyadet (efendilik-liderlik) Ona özgü olur? Dedim ki: Kur'an ve ibadet verilmek suretiyle ayrıcalıklı kılınmasından dolayı. Dedi ki: Nuh ve gözde peygamberlerden Zekeriyya da ibadet hususunda Ona ortaktır? Dedim ki: Zekeriyya nimet için ibadet ederdi, Nuh ise rububiyet için ibadet ederdi. Muhammed ise tenzih için ibadet ederdi. Dedi ki: Yahya, övünç kaynağı liderlikte (siyadet) Ona ortaktır? Dedim ki: Onun ki zahiri liderlikti. Bu yüzden apaçık kitapta ondan söz edilmiştir. Ama kitapta ibadet edenlerin efendisi Muhammed'in liderliği, önderliği gizlenmiştir. Sonra bu, onun dilinden iki şahit aracılığıyla açıklanmıştır. Biri genelin seyidi, biri de törenlerin seyididir. Salik der ki: Sonra bana şöyle dedi: Burada dur ve buradan ayrılma. Eğer sana anahtar verilirse ve eğer istersen aç. Bahşettiklerinden dolayı Allah'a hamdolsun. Allah'ın salat ve selamı en aziz ve aydınlık Muhammed'in üzerine olsun. Müellif der ki: Bu sırlarda yer alan şiirlerin tamamı bana aittir. Yalnızca dört beyit başkalarına aittir. Bunlardan biri "zamanımdan gizlendim..." diye başlayan beyitlerdir. Biri de "haberin olsun, bana şarap içir... "diye başlayan beyitlerdir. Bunların tümü Fas şehrinde beş yüz doksan dört senesinin cemadiyel evvel ayının yirmisinde tamamlandı. Allah'ın salat e selamı efendimiz Hz. Muhammed'in, ehlibeytinin ve ashabının üzerine olsun. Eş-Şeyhu’l Ekber MUHYİDDİN İBN.ARABÎ K.S. RESÂİLU İBN – EL – ARABÎ İKİNCİ CİLD
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#5
|
||||
|
||||
|
"Dünya ile ahiret arasında bir çukur olarak belirlenen ilk berzah."
Bunu hiç düşünmemiştim. Belki manevi anlamda söylenmiştir. Dünyada da gerçekten o çukura girdikten sonra başlayacak her şey. Dünyadaki çukura girmeyen de düşecek o manevi berzah çukuruna.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Nur Suresi Havassı ve Fazileti | Devrimci | Sure ve Ayet Havasları | 6 | 27.08.24 10:03 |
| Risale-i Nur nedir? Nasıl bir tefsirdir? | Saye | Tasavvuf & Tarikatler | 26 | 06.03.20 12:20 |
| Kuh-i Nur Elması | fanatik | Tarih | 1 | 13.01.20 09:42 |
| Nur Suresi Açıklamalı Tefsiri | Havasokulu | Kuran-ı Kerim Tefsiri | 6 | 18.10.19 21:50 |
| Seyyid Nûr Muhammed Bedâyûnî Hazretleri | Havasokulu | Allah Dostları & Evliyalar | 3 | 08.05.18 09:21 |