Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > islam & Tasavvuf > Kuran-ı Kerim


Sûrelerin Nüzûl Haritası...


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 23.07.26, 08:53
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3237
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Tevbe Suresi
Maskeyi Düşüren, Ahdi Yoklayan ve Nifakı Açığa Çıkaran Sure

Tevbe Suresi Medeni bir suredir. Mushaf tertibinde başında Besmele yazılmayan tek suredir. Surede müşriklerle yapılan antlaşmalar, ahde vefa, nifakın alametleri, Tebük imtihanı, infak, cihad, sadakat ve tevbe kapısı geniş şekilde yer alır.

Tevbe Suresi’nin nuzul haritasındaki yeri sadece Medine’de indi demekle anlaşılmaz.
Tevbe Suresi, iman iddiasının zor zamanda ne kadar sahici olduğunu ortaya çıkarır.

İnsan imanı söz sanır, Tevbe ona sadakatin bedel istediğini gösterir.
İnsan ahdi hafife alır, Tevbe Allah katında verilen sözün oyun olmadığını bildirir.
İnsan nifakı sadece inkar zanneder, Tevbe nifakın bazen mazeret, gevşeklik ve kaçış diliyle ortaya çıktığını gösterir.
İnsan kolay zamanda yanında durur, Tevbe zor zamanda geri kalan kalbin hakikatini açığa çıkarır.
İnsan infakı mal eksilmesi sanır, Tevbe malın, sahibinin imanını ele veren bir imtihan olduğunu öğretir.
İnsan günahından sonra ümitsizliğe düşer, Tevbe kapının kapanmadığını, fakat dönüşün samimiyet istediğini bildirir.

Demek ki Tevbe Suresi kula şunu söyler,

Hakikat meydanı açıldığında insanın ne söylediği değil, nerede durduğu belli olur.

Yunus Suresi
Hakikat Geldiğinde Hala Delil İsteyen Kalbin Suresi

Yunus Suresi genel kabulde Mekki bir suredir. Surede vahyin hak oluşu, insanın aceleciliği, Allah’ın ayetleri karşısında inkarın bahaneleri, dünya hayatının geçiciliği, peygamber kıssaları ve özellikle Yunus kavminin imanla kurtuluşu ele alınır.

Yunus Suresi’nin nuzul haritasındaki ana damar,

Bu sure, hakikati duyan insanın neden hala başka işaret aradığını sorgular.

İnsan Kur’an önündeyken başka mucize ister, Yunus ona asıl delilin vahyin kendisi olduğunu hatırlatır.
İnsan dünyayı kalıcı zanneder, Yunus dünya hayatını, bir yağmurla yeşerip sonra yok olan ekin misaliyle kırar.
İnsan sıkıntıda Allah’a döner, rahatlayınca unutur, Yunus bu zikzaklı kulluğu yüzüne vurur.
İnsan zanna tutunur, Yunus zan hakikat karşısında bir şey ifade etmez ölçüsünü koyar.
İnsan azap gelince inanmayı kurtuluş sanır, Yunus Firavun örneğiyle geç kalmış imanın fayda vermeyeceğini gösterir.
İnsan ümitsizliğe düşer, Yunus kavmi üzerinden samimi dönüşün rahmet kapısını açabileceğini bildirir.

Demek ki Yunus Suresi kula şunu söyler,

Hakikat sana geldiyse, artık mesele delil azlığı değil, kalbin teslimiyet gecikmesidir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 23.07.26, 08:58
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3237
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Hud Suresi
İstikamet Emrinin Kalbi Ağırlaştırdığı Sure

Hud Suresi Mekki bir suredir. Surede tevhid, vahiy, peygamberlerin kavimleriyle mücadelesi, inkarın psikolojisi, sabır, azap, kurtuluş ve en nihayetinde istikamet emri güçlü şekilde yer alır.

Hud Suresi’nin nuzul haritasındaki ana damar,

Bu sure, hakikati bilen kula sadece inanmayı değil, emrolunduğu gibi dosdoğru kalmayı öğretir.

İnsan tebliği kolay sanır, Hud ona peygamberlerin kavimleri karşısında nasıl ağır imtihanlar taşıdığını gösterir.
İnsan inkarı delilsizlik zanneder, Hud inkarın çoğu zaman kibir, menfaat ve alışılmış düzeni bırakmama hali olduğunu açığa çıkarır.
İnsan kurtuluşu yakınlıkta arar, Hud, Nuh aleyhisselamın oğluyla imtihanı üzerinden nesebin imanın yerine geçmeyeceğini bildirir.
İnsan helaki sadece ceza sanır, Hud helakin, uzun uyarılardan sonra gelen ilahi adalet olduğunu gösterir.
İnsan sabrı beklemek zanneder, Hud sabrın, hak yolda yalnız kalsan da eğilmemek olduğunu öğretir.
İnsan doğruyu bilince iş bitti sanır, Hud “emrolunduğun gibi dosdoğru ol” emriyle asıl yükün bilgiden sonra başladığını bildirir.

Demek ki Hud Suresi kula şunu söyler,

Hakikati kabul etmek başlangıçtır, hakikat seni yalnız bıraktığında da istikamette kalmak imtihandır.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 23.07.26, 09:02
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3237
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Yusuf Suresi
Kuyuda Kayboldu Sanılan Kaderin, Arşta Yazılı Tedbire Bağlandığı Sure

Yusuf Suresi Mekki bir suredir. Surede Hz. Yusuf aleyhisselamın rüyası, kardeşlerinin kıskançlığı, kuyu, kölelik, iffet imtihanı, zindan, rüya tabiri, devlet emaneti, aileyle buluşma ve sonunda ilahi tedbirin açığa çıkması anlatılır.

Yusuf Suresi’nin nuzul haritasındaki ana damar,

Bu sure, insanın parça parça baktığı hadiselerin Allah katında nasıl tek bir hikmete bağlandığını gösterir.

Kardeşleri onu kuyuya attı, sure bunun kayboluş değil, kaderin yeni kapısı olduğunu gösterir.
Köle diye satıldı, sure izzetin insanların verdiği isimle düşmeyeceğini öğretir.
İftira ile zindana girdi, sure mazlumiyetin bazen insanı gizli bir vazifeye hazırladığını bildirir.
Rüyalar anlamsız sanıldı, sure ilmin, ehlinin elinde hakikate açılan bir kapı olduğunu gösterir.
Kıtlık geldi, sure dünün mahpusu görünen kulun yarının emaneti taşıyabileceğini ortaya koyar.
Kardeşleri mahcup döndü, sure affın intikamdan daha büyük bir izzet olduğunu öğretir.

Demek ki Yusuf Suresi kula şunu söyler,

Sen hadiseyi başladığı yerden okuyorsun. Allah onu varacağı yerden takdir eder.

Rad Suresi
Gok Gurultusunun Bile Tesbih Oldugunu Ogretip, Kalbin Gurultusunu Susturan Sure

Rad Suresi’nin Mekki mi Medeni mi oldugu hususunda ihtilaf zikredilmiştir. Surede vahyin hak oluşu, Allah’ın kudreti, göklerin ve yerin nizamı, kalplerin zikrullah ile itminana ermesi, hak ile batılın ayrılması ve insanın kendi halini değiştirmedikçe ilahi muamelenin değişmeyeceği ölçüsü yer alır.

Rad Suresi’nin nuzul haritasındaki ana damar,

Bu sure, kainattaki her şeyin Allah’a boyun eğdiğini gösterip, insan kalbindeki itirazı susturur.

Gök gürler, Rad onun başıboş bir ses değil, Allah’ı hamd ile tesbih eden bir ayet olduğunu bildirir.
Şimşek korku ve umut verir, Rad kainattaki celal ve rahmetin aynı kudret elinde olduğunu gösterir.
İnsan kalbini sebeplerle yatıştırmaya çalışır, Rad ona gerçek itminanın ancak Allah’ın zikriyle olduğunu öğretir.
İnsan batılı güçlü zanneder, Rad hak ile batılı sel ve köpük misaliyle ayırır. Köpük kabarır, hakikat kalır.
İnsan kaderi sadece dışarıdan bekler, Rad ona kendi iç halini değiştirmeden dış halinin sahih değişmeyeceğini hatırlatır.
İnsan vahyi tartışma konusu yapar, Rad Kur’an’ın hak olduğunu, fakat körleşen kalbin açık delili bile görmeyebileceğini gösterir.

Demek ki Rad Suresi kula şunu söyler,

Kainat Allah’a teslimken, insanın kalbinde hala itiraz, dağınıklık ve gaflet varsa asıl gürültü dışarıda değil içeridedir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 23.07.26, 09:11
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3237
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ibrahim Suresi
Nimetin Kime Nisbet Edildigini Yoklayan Sure

Ibrahim Suresi, genel kabule gore Mekki bir suredir. Surede vahyin insanları karanlıklardan nura çıkarması, peygamberlerin kavimleriyle mücadelesi, şükür ve nankörlük, hak sözün güzel ağaç misali, batıl sözün köksüz ağaç gibi oluşu, şeytanın ahiretteki itirafı ve Hz. Ibrahim aleyhisselamın duası yer alır.

Ibrahim Suresi’nin nuzul haritasındaki ana damar,

Bu sure, insana nimetin sadece verilmekle değil, kime nisbet edildiğiyle imtihan olduğunu öğretir.

İnsan nimeti elinde görünce kendinden bilir, Ibrahim Suresi ona nimetin sahibini hatırlatır.
İnsan şükrü sadece dille sanır, sure şükrün, nimeti Allah’a nisbet edip onu Allah’ın razı olduğu yerde kullanmak olduğunu gösterir.
İnsan küfrü sadece inkar zanneder, sure nimeti görüp Münim’i unutmanın da büyük bir nankörlük olduğunu bildirir.
İnsan sözü hafif görür, sure güzel sözü kökü sabit, dalları semada olan temiz ağaca benzetir.
İnsan batılın yayılışını güç sanır, sure kötü sözün köksüz ve kararsız olduğunu açıklar.
İnsan şeytanı zorlayıcı fail zanneder, sure kıyamet günü şeytanın “Benim sizin üzerinizde bir zorlayıcı gücüm yoktu” diyeceğini bildirir.

Demek ki Ibrahim Suresi kula şunu söyler,

Nimet elindeyken şükür, söz dilindeyken istikamet, şeytan çağırırken mesuliyet senden istenir.



Hicr Suresi
Korunan Kelamın Karşısında Yıkılan Gururun Suresi

Hicr Suresi, genel kabule göre Mekki bir suredir. Surede Kur’an’ın Allah tarafından indirilip korunacağı, inkarcıların alaycı tavrı, Hz. Adem aleyhisselamın yaratılışı, Iblis’in secdeden kaçınması, geçmiş kavimlerin akıbeti, Hicr halkı ve Resulullah’a teselli veren ilahi emirler yer alır.

Hicr Suresi’nin nuzul haritasındaki ana damar,

Bu sure, Allah’ın kelamı korunurken insanın kibirle kurduğu bütün sığınakların yıkılacağını gösterir.

İnsan Kur’an’a insan sözü gibi bakar, Hicr, zikri Allah’ın indirdiğini ve onu Allah’ın koruyacağını bildirir.
İnsan alayı güç sanır, Hicr, hakikatle alay edenlerin aslında kendi akıbetlerine yürüdüğünü gösterir.
İnsan yaratılışını unutur, Hicr, Adem’in topraktan yaratılışını hatırlatıp benlik iddiasını kırar.
İnsan Iblis’i sadece dış düşman sanır, Hicr, secdeden kaçan asıl damarının kibir olduğunu açığa çıkarır.
İnsan taş evleri, kaleleri ve imkanları güvenlik zanneder, Hicr halkı üzerinden Allah’ın hükmü gelince hiçbir sığınağın yetmeyeceğini bildirir.
İnsan daralınca vazifeyi bırakmak ister, Hicr, Resulullah’a “Rabbine kulluk et” emriyle son nefese kadar istikameti öğretir.

Demek ki Hicr Suresi kula şunu söyler,

Korunan şey senin kurduğun dünya değil, Allah’ın indirdiği haktır. Kulun selameti de o hakka teslimiyetindedir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 23.07.26, 13:30
murakip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.03.26
Bulunduğu yer: Allah'ın yarattığı her yer
Mesajlar: 290
Forum Puanı: 233
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yusuf Suresi
Kuyuda Kayboldu Sanılan Kaderin, Arşta Yazılı Tedbire Bağlandığı Sure

Yusuf Suresi Mekki bir suredir. Surede Hz. Yusuf aleyhisselamın rüyası, kardeşlerinin kıskançlığı, kuyu, kölelik, iffet imtihanı, zindan, rüya tabiri, devlet emaneti, aileyle buluşma ve sonunda ilahi tedbirin açığa çıkması anlatılır.

Yusuf Suresi’nin nuzul haritasındaki ana damar,

Bu sure, insanın parça parça baktığı hadiselerin Allah katında nasıl tek bir hikmete bağlandığını gösterir.

Kardeşleri onu kuyuya attı, sure bunun kayboluş değil, kaderin yeni kapısı olduğunu gösterir.
Köle diye satıldı, sure izzetin insanların verdiği isimle düşmeyeceğini öğretir.
İftira ile zindana girdi, sure mazlumiyetin bazen insanı gizli bir vazifeye hazırladığını bildirir.
Rüyalar anlamsız sanıldı, sure ilmin, ehlinin elinde hakikate açılan bir kapı olduğunu gösterir.
Kıtlık geldi, sure dünün mahpusu görünen kulun yarının emaneti taşıyabileceğini ortaya koyar.
Kardeşleri mahcup döndü, sure affın intikamdan daha büyük bir izzet olduğunu öğretir.

Demek ki Yusuf Suresi kula şunu söyler,

Sen hadiseyi başladığı yerden okuyorsun. Allah onu varacağı yerden takdir eder.

Rad Suresi
Gok Gurultusunun Bile Tesbih Oldugunu Ogretip, Kalbin Gurultusunu Susturan Sure

Rad Suresi’nin Mekki mi Medeni mi oldugu hususunda ihtilaf zikredilmiştir. Surede vahyin hak oluşu, Allah’ın kudreti, göklerin ve yerin nizamı, kalplerin zikrullah ile itminana ermesi, hak ile batılın ayrılması ve insanın kendi halini değiştirmedikçe ilahi muamelenin değişmeyeceği ölçüsü yer alır.

Rad Suresi’nin nuzul haritasındaki ana damar,

Bu sure, kainattaki her şeyin Allah’a boyun eğdiğini gösterip, insan kalbindeki itirazı susturur.

Gök gürler, Rad onun başıboş bir ses değil, Allah’ı hamd ile tesbih eden bir ayet olduğunu bildirir.
Şimşek korku ve umut verir, Rad kainattaki celal ve rahmetin aynı kudret elinde olduğunu gösterir.
İnsan kalbini sebeplerle yatıştırmaya çalışır, Rad ona gerçek itminanın ancak Allah’ın zikriyle olduğunu öğretir.
İnsan batılı güçlü zanneder, Rad hak ile batılı sel ve köpük misaliyle ayırır. Köpük kabarır, hakikat kalır.
İnsan kaderi sadece dışarıdan bekler, Rad ona kendi iç halini değiştirmeden dış halinin sahih değişmeyeceğini hatırlatır.
İnsan vahyi tartışma konusu yapar, Rad Kur’an’ın hak olduğunu, fakat körleşen kalbin açık delili bile görmeyebileceğini gösterir.

Demek ki Rad Suresi kula şunu söyler,

Kainat Allah’a teslimken, insanın kalbinde hala itiraz, dağınıklık ve gaflet varsa asıl gürültü dışarıda değil içeridedir.
Yusuf Suresi için şöyle nacizane bir katkı da yapmak isterim hocam. Günümüz müfessirlerinden Dr. Yasir Qadhi, "Kur'an'ın İncileri - Yusuf Suresinden Dersler, Tahlil Yayınları" eserinde Sebeb-i Nûzûl olarak şöyle bir açıklama getiriyor:

"Allah, Yusuf suresini indirerek Resûlullah'ın toplumsal açıdan savunmasız olduğu bir dönemde moralini yükseltmiş, onu teselli edip güçlendirmiştir. Yusuf suresi, Allah'ın Resûlü'nü acı ve keder karanlığından çıkaran bir nur olmuştur! Resûlullah'ın vefatından önce veya sonra, asırlar boyunca bu sure müminlere moral vermiş ve manevi yolları aydınlatmıştır.

Âlimlerimiz, surenin sebeb-i nüzûlü ile alakalı olarak birkaç hadiseden daha bahsetmişlerdir.

Müslümanlar'a yönelik baskı ve zulüm artınca, sahabiler bunalmış hissederek Resûlullah'a geldiler ve "Ey Allah'ın Resûlü! Niçin bize kıssalar anlatmıyorsun?" (Tefsirü-t Taberi, 15/552) dediler. Önceki ümmetlerin bu tür zorluklarla nasıl başa çıktıklarını öğrenmek istiyorlardı. Aynı zamanda Kureyş, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi insanların önünde itibarsızlaştırmaya çalışıyor ve ona şair, kahin, deli diyorlardı. Bununla birlikte ancak bir peygamberin cevaplayabileceği bir soru sorarak kendilerince onun peygamberliğini çürüteceklerdi. Bu niyetle, o zamanki ismi Yesrib olan Medine'ye oradaki Yahudilerle görüşmesi için bir heyet gönderdiler. Yahudiler, Araplar'ın bilemeyeceğini düşündükleri için onlara Yusuf ve kardeşlerinin kıssasını Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme sormalarını söylediler.

İşte bunun üzerine Allah, Yahudiler'in sordurduğu sorulara cevap olarak, kıssa hakkında onların dahi şaşıracağı ayrıntıları içeren Yusuf suresini indirdi."


Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 23.07.26, 13:39
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3237
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
murakip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yusuf Suresi için şöyle nacizane bir katkı da yapmak isterim hocam. Günümüz müfessirlerinden Dr. Yasir Qadhi, "Kur'an'ın İncileri - Yusuf Suresinden Dersler, Tahlil Yayınları" eserinde Sebeb-i Nûzûl olarak şöyle bir açıklama getiriyor:

"Allah, Yusuf suresini indirerek Resûlullah'ın toplumsal açıdan savunmasız olduğu bir dönemde moralini yükseltmiş, onu teselli edip güçlendirmiştir. Yusuf suresi, Allah'ın Resûlü'nü acı ve keder karanlığından çıkaran bir nur olmuştur! Resûlullah'ın vefatından önce veya sonra, asırlar boyunca bu sure müminlere moral vermiş ve manevi yolları aydınlatmıştır.

Âlimlerimiz, surenin sebeb-i nüzûlü ile alakalı olarak birkaç hadiseden daha bahsetmişlerdir.

Müslümanlar'a yönelik baskı ve zulüm artınca, sahabiler bunalmış hissederek Resûlullah'a geldiler ve "Ey Allah'ın Resûlü! Niçin bize kıssalar anlatmıyorsun?" (Tefsirü-t Taberi, 15/552) dediler. Önceki ümmetlerin bu tür zorluklarla nasıl başa çıktıklarını öğrenmek istiyorlardı. Aynı zamanda Kureyş, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi insanların önünde itibarsızlaştırmaya çalışıyor ve ona şair, kahin, deli diyorlardı. Bununla birlikte ancak bir peygamberin cevaplayabileceği bir soru sorarak kendilerince onun peygamberliğini çürüteceklerdi. Bu niyetle, o zamanki ismi Yesrib olan Medine'ye oradaki Yahudilerle görüşmesi için bir heyet gönderdiler. Yahudiler, Araplar'ın bilemeyeceğini düşündükleri için onlara Yusuf ve kardeşlerinin kıssasını Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme sormalarını söylediler.

İşte bunun üzerine Allah, Yahudiler'in sordurduğu sorulara cevap olarak, kıssa hakkında onların dahi şaşıracağı ayrıntıları içeren Yusuf suresini indirdi."
Değerli kardeşim kıymetli katkın ve emeğin için Allah razı olsun.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Doğum haritası okuma temel bilgiler Besa19 Sorularınız 6 22.04.26 22:18
Ayet Ve Surelerin Sıralanmasındaki Düzen Coliseum Ebced & Cifir & Remil 4 25.06.21 17:57
Yeryüzündeki milyonlarca canlının genom haritası çıkarılacak Cennet Bilim ve Teknoloji 1 27.04.18 09:51
Zihin Haritası -1 hukar Kişisel Gelişim 7 25.04.18 20:03
Rüyada Nüzul İndiğini Görmek Havasokulu M-N Harfleri Rüya Tabirleri 0 05.10.17 14:16


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:26.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com