Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Gaybın Kapısı, işaretin Sınırı...

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 04.06.26, 23:46
 
Üyelik tarihi: 27.07.24
Bulunduğu yer: Mugla
Mesajlar: 150
Forum Puanı: 758
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah razı olsun değerlli kardeşim, Rüya, ilham, tevafuk, sayı, vakit, remiz ve kalbe gelen mânâ; eğer kulda Allah’a yöneliş, tevazu, ibret ve tedbir doğuruyorsa edep dairesindedir. Fakat kul bunlarla kesin hüküm veriyor, kader tayin ediyor, insanlara “gaybı biliyormuş” gibi konuşuyorsa orada hudut aşılmış olur.

İşaret kalbi uyandırır; gayb hükmü verdirmek için gelmez.
Remiz ibret kapısıdır; hüküm makamı değildir.
İlham kul için ikaz olabilir; ümmet için delil olmaz.
Rüya mânâ taşıyabilir; şeriatın yerine geçmez.

Bu yüzden ayetin bize verdiği mizan çok açıktır:

Gaybın anahtarı Allah’tadır.
Kulun elinde anahtar yoktur; ancak Allah’ın dilediği kadar anlayabileceği işaret vardır.



Aslında amacım o değil ama yazarken nedense böyle oluyor bende anlamıyorum..
Hocam lütfen siz yazmaya devam edin...
Çok güzel ve derin mevzular çok iyi 🌹

Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 04.06.26, 23:47
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3262
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu mübarek ayetler, Cenab'ı Hakk’ın bütün gaybi şeyleri, bütün alemlerdeki varlıkları tamamen bildiğini haber veriyor. Ve Yüce Yaratıcının kudretine işaret ederek insanlar hakkındaki tasarruflarını ve onların yaratılış gayesini beyan buyurmaktadır. Şöyle ki: (Ve) Resulüm!. Başlarına gelecek azabı senden alelacele isteyenlere de ki: (gaybın anahtarları) Veya hazineleri benim yanımda değil, ancak (onun) Cenab-ı Hakkin (yanındadır) onun manevi katındadır, onun kudret ve tasarrufu altındadır. (onları ondan) Yüce Yaratıcıdan (başkası bilemez.) Binaenaleyh o acele ettiğiniz şeyleri ben de bilmiyorum, onların iniş vaktini de biliyor değilim ki, size haber vereyim. (Ve) O Yüce Yaratıcı (karada ve denizde ne varsa) neler meydana gelirse onları da tamamen (bilir) gayba dair şeyleri bildiği gibi böyle görülen şeyleri de bütün teferruatıyla tamamen bilmektedir. Hatta (Bir yaprak düşmez ve yerin karanlıkları içinde bir habbe) bir tane (de bulunmaz ki, illa onu) da (bilir) ezeli ilmi her şeyi içine almaktadır. (Ve) kısacası (bir yaş ve kuru da yoktur ki,) yani diri ve ölü, büyüyen ve büyümeyen bir şey de mevcut değildir ki, (illa apaçık bir kitaptadır.) lavhi mahfuzda sabittir, Cenab-ı Hak tarafından tamamen bilinmektedir. Artık o Yüce Yaratıcının ilmine, takdirine muhalif, onun tayin ettiği vakte aykırı olmak üzere hiçbir kimse tarafından bir hadise vücuda getirilemez. Bunu böyle bilmelidir.
Üstadım, cevabınız için Allah razı olsun. En‘âm 59’un tevhidî merkezini çok güzel beyan buyurdunuz. Ayetin mânâsı itibarıyla hükmü açıktır: Gaybın mefâtîhi, yani anahtarları ve hazineleri yalnız Cenâb-ı Hakk’ın katındadır. Karada ve denizde olan, düşen yaprak, arzın karanlıklarındaki habbe, yaş ve kuru her şey O’nun ezelî ilminde, takdirinde ve Kitâb-ı Mübîn’de sabittir.

Bizim sualimiz de zaten bu hakikati tartışmak için değil; bilakis bu hakikatin kul idrakindeki hududunu tayin etmek içindi.

Çünkü ayet iki büyük esası birlikte vazeder:

Birincisi: Gaybın anahtarı mahlûkun elinde değildir.
İkincisi: Âlemde cereyan eden hiçbir şey ilâhî ilim, hikmet ve takdirin dışında değildir.

Burada usûl şudur:

Allah’ın ilmi yakînîdir; kulun idraki zannîdir.
Allah’ın takdiri mutlaktır; kulun sezgisi mukayyettir.
Kitâb-ı Mübîn’de sabit olan hakikati Allah bilir; kul ise ancak kendisine açılan kadarından ibret alır.

Bu sebeple işaret tamamen inkâr edilmez; çünkü âlem başıboş değildir. Fakat işaret gayb bilgisi yerine de konulmaz; çünkü gaybın anahtarı kulda değildir.

Mesela bir yaprağın düşmesi Allah’ın ilmindedir. Kul o yaprağın düşüşünden faniliği, kudreti, hikmeti ve ilâhî murakabeyi anlayabilir. Bu ibrettir, edeptir, tefekkürdür. Fakat o yaprağa bakıp “kesin şu olacak, bu hadise buna delildir” diye hüküm vermek, işareti kendi makamından çıkarıp gayb hükmü makamına taşımaktır.

Aynı şekilde rüya, ilham, firâset, remiz, sayı, vakit ve kalbe gelen mânâ; eğer Kur’ân, Sünnet, şeriat edebi ve tevhid mizânı içinde kalırsa kul için bir ikaz ve ibret olabilir. Fakat bunlar kesin hükme, kader tayinine, başkaları üzerinde bağlayıcı delile dönüştürülürse orada hudut aşılmış olur.

İlham hüccet-i şer‘iyye değildir; sahibine ait bir işarettir.
Firâset basirettir; fakat gaybı kuşatan ilim değildir.
Rüya mânâ taşıyabilir; fakat şeriatın yerine geçmez.
Remiz ibret kapısıdır; hüküm makamı değildir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 04.06.26, 23:51
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3262
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Nazire Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam lütfen siz yazmaya devam edin...
Çok güzel ve derin mevzular çok iyi 🌹
Allah razı olsun değerli kardeşim. Elimden geldiğince, aklımın ve idrakimin yettiği kadar, hep birlikte istifade edelim diye bu meseleleri açmaya gayret ediyorum..

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 04.06.26, 23:53
 
Üyelik tarihi: 27.07.24
Bulunduğu yer: Mugla
Mesajlar: 150
Forum Puanı: 758
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah razı olsun değerli kardeşim. Elimden geldiğince, aklımın ve idrakimin yettiği kadar, hep birlikte istifade edelim diye bu meseleleri açmaya gayret ediyorum..
Allah sizden de razı olsun inşallah güzel hocam
Çok güzel bir gayret 🌹

Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 05.06.26, 20:01
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Üstadım, cevabınız için Allah razı olsun. En‘âm 59’un tevhidî merkezini çok güzel beyan buyurdunuz. Ayetin mânâsı itibarıyla hükmü açıktır: Gaybın mefâtîhi, yani anahtarları ve hazineleri yalnız Cenâb-ı Hakk’ın katındadır. Karada ve denizde olan, düşen yaprak, arzın karanlıklarındaki habbe, yaş ve kuru her şey O’nun ezelî ilminde, takdirinde ve Kitâb-ı Mübîn’de sabittir.

Bizim sualimiz de zaten bu hakikati tartışmak için değil; bilakis bu hakikatin kul idrakindeki hududunu tayin etmek içindi.

Çünkü ayet iki büyük esası birlikte vazeder:

Birincisi: Gaybın anahtarı mahlûkun elinde değildir.
İkincisi: Âlemde cereyan eden hiçbir şey ilâhî ilim, hikmet ve takdirin dışında değildir.

Burada usûl şudur:

Allah’ın ilmi yakînîdir; kulun idraki zannîdir.
Allah’ın takdiri mutlaktır; kulun sezgisi mukayyettir.
Kitâb-ı Mübîn’de sabit olan hakikati Allah bilir; kul ise ancak kendisine açılan kadarından ibret alır.

Bu sebeple işaret tamamen inkâr edilmez; çünkü âlem başıboş değildir. Fakat işaret gayb bilgisi yerine de konulmaz; çünkü gaybın anahtarı kulda değildir.

Mesela bir yaprağın düşmesi Allah’ın ilmindedir. Kul o yaprağın düşüşünden faniliği, kudreti, hikmeti ve ilâhî murakabeyi anlayabilir. Bu ibrettir, edeptir, tefekkürdür. Fakat o yaprağa bakıp “kesin şu olacak, bu hadise buna delildir” diye hüküm vermek, işareti kendi makamından çıkarıp gayb hükmü makamına taşımaktır.

Aynı şekilde rüya, ilham, firâset, remiz, sayı, vakit ve kalbe gelen mânâ; eğer Kur’ân, Sünnet, şeriat edebi ve tevhid mizânı içinde kalırsa kul için bir ikaz ve ibret olabilir. Fakat bunlar kesin hükme, kader tayinine, başkaları üzerinde bağlayıcı delile dönüştürülürse orada hudut aşılmış olur.

İlham hüccet-i şer‘iyye değildir; sahibine ait bir işarettir.
Firâset basirettir; fakat gaybı kuşatan ilim değildir.
Rüya mânâ taşıyabilir; fakat şeriatın yerine geçmez.
Remiz ibret kapısıdır; hüküm makamı değildir.
Değerli kardeşim açtığın husus ile alakalı derinlemesine malumatta bulunmak iktiza eder. Sürekli forumu takip edemiyorum anladığım kadarıyla ve meselenin anlaşılması zaviyesinden bazı hususlara vurgu yaparak cevap vermeye çalışayım. İbn Mace, Sünen'inde, Ebu Hatim el-Busti Sahih'inde Enes b. Malik'ten şöyle dediğini rivayet ederler: Rasulullah (sav) buyurdu ki: "İnsanlar arasında öyleleri vardır ki, hayrın anahtarları, şerrin de kilitleridirler. Yine insanlar arasında öyleleri vardır ki, şerrin anahtarları, hayrın kilitleridirler. Allah'ın hayrın kilitlerinin açılışını ellerine nasip kılmış olduğu kimselere ne mutlu! Şerrin anahtarlarının açılışını da ellerine nasip kıldığı kimselere de veyl olsun!"( İbn Mace, Mukaddime 19.)
Burada “Anahtar” ayet-i kerimede nasıl ki anahtar aracılığı ile insan için gaip olan (görünmeyen) şeylere ulaşılabiliyor ise, gayblara ulaşmak (onlan bilmek) den kinayedir. O bakımdan kimi ilim adamı şöyle demiştir: Buradaki “anahtarlar anlamındaki mefatih" kelimesi insanların; Bana şunu aç, demelerinden alınmıştır ki, bu da; bana kendisi vasıtasıyla ulaşabileceğim şeyi ver veya öğret, anlamındadır.
Gaybın ilmi Allah'ın yanındadır. Gayba ulaştıran yollar da O'nun elindedir. Buna O'ndan başka kimse sahip değildir. O, kimi bunlara muttali kılmak dilerse onu muttali kılar. Kimi de bunlardan alıkoymak isterse alıkoyar ve perdeler. Böyle bir şey (muttali kılma) ise ancak Onun rasullerine ilminin feyzini vermesi ile olur. Buna delil de yüce Allah'ın şu buyruklarıdır: "Allah sizi gayba da muttali kılmaz. Fakat Allah, peygamberlerinden kimi dilerse onu seçer" (Al-i İmran suresi ayet179); "O, gaybı bilendir. O, kendi gaybına hiçbir kimseyi muttali kılmaz. Meğer ki beğenip seçtiği bir peygamber ola." (Cin suresi ayet 26)
"Anahtarlar" ile rızık hazinelerinin kastedildiği de söylenmiştir ki, bu görüş es-Süddi ile el-Hasen'den nakledilmiştir. Mukatil ve ed-Dahhak ise yeryüzü hazineleri olduğunu söylemişlerdir.
Buradaki ifade mecazi bir ifadedir. Bununla gayba hangi vasıtalar ile ulaşılabileceğini ifade etmektedir. Bunun dışında hadisin ihtiva ettiği manaya uygun görüşler de ileri sürülmüştür. Yani ecellere ve ecellerin sona ereceği vakte dair bilgiler O'nun yanındadır, demektir.
Şöyle de açıklanmıştır: Ömürlerin akibeti ile amellerin ne ile sonuçlana- cağına dair bilgiler O'nun nezdindedir. Buna benzer daha başka görüşler de ileri sürülmüş ise de tercih edilen görüş, birincisidir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Remil ilmi nedir (geniş bilgi) Sin Ebced & Cifir & Remil 49 25.12.25 18:53
Ay menazilleri isimleri ve açıklamaları AristaS Havas ilmi Genel Bilgiler 1 18.08.22 13:28
Alevilikte hakikat kapısı kahvei Farklı inanış biçimleri 0 25.02.21 20:42
Karadelikler Bir Gök Kapısı mı? Coliseum Evrensel Enerji Sistemleri 1 07.06.20 19:22


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:59.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com