![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
|
#1
|
|||
|
|||
|
Tasavvuf hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istedim siz degerli üstadlarımında bu konudaki düşüncelerini merak ederim.Öncelikle Tasavvuf veya bir mürşidden himmet istemek kimine göre bidat kimine göre şirk ama benim görüşüm burda insanın niyetidir.Manevi kuvveti olan zaatlardan yardım istemek bu şuna benziyor bir insan zora düştügü zaman polis çagırması polisten yardım istemesi gibi Şüphesiz herşeyin sahibi Allah yalnız ondan korunma dileriz lakin Allah çogu şeyi vesile üstüne kılmıştır hasta olunca hastaneye gitmemiz ilaç alıp şifalanmamız gibi bir çok vesile dir burda herşeyin Allah tan oldugunu bildikten sonra Manevi kuvveti olan insanların o kuvvetlerinden faydalanmada pek bir beis görmüyorum kendi düşüncem olarak lakin herkezin görüşünede saygım vardır.Öncelikle şu şekilde giriş yapmak istiyorum bazı zaatların kerametleri bu kerametleri kabul ölçütümüz nedir mesela bir kaç örnekle başlayayım Abdulkadir Geylani ks Bağdat'ta Dicle Nehri taşarak şehri su altında bırakma tehlikesi oluşturduğunda halk korkuyla Geylani’ye sığınır. Geylani, nehrin kenarına giderek asasını yere diker ve "Ey Dicle, Allah’ın izniyle buraya kadar gel ve dur!" der. Nehrin suları o andan itibaren çekilmeye başlar.Şeyh Nazım kibrisinin anlatımına Şeyh Abdullah dagıstani hz Peygamber efendimizle uyanıkken görüşen tek zaat ve bazı anlatımlara göre Şeyh Abdullah dagıstani ks şamda üfürmesiyle israil uçaklarını bir anda radardan silmesi ve bir söyleşide ise Şeyh Abdullah dagıstani Şeyh naızm kıbrisiye Nazım oglum gözünü kapat diyip gözünü tekrar açtıgında 99evliyanın bulundukları bir makama gitmeleri Şeyh nazım kibrisinin aynı anda 3yerde gözükmesi gibi hadiseler daha bunun gibi bir çok keramet olan zaatlar var sizce bunlar mümkünmüdür Allahın peygamberlerine tanıdıgı örnegin hz Musa as a tanıdıgı asayı vurup ejdere dönüşmesi denizi ortadan ikiye bölmesi gibi Allahın peygamberlerine tanıdıgı bu olaganüstü halleri evliyalarına makamı büyük olan kullarınada tanımışmıdır.İslamın müthiş kuvveti oldugu aşikar mesela Abdullah dagıstani ks bir sözü dervişligin 1.mertebesi mezardaki ölülerle konuşmak der . Daha 1.mertebede böyle ise insan mertebe atladıkca ulaşacagı konum sonu nereye uzanır.Gelelim mürşid konusuna neden bir mürşide ihtiyac duyarız insan kendisi tek başına ilerleyemezmi bu konuyuda bir örnek ile vermek isterim Okula niçin gideriz sadece kitaplara kendimiz bakıp ögrenemezmiyiz neden ögretmene ihtiyac duyarız dünyasal ilimde bile ögretmene bir bilene ihtiyac duyuyoruz bu yüzden bilen mürşitlerin manevi terbiyesine girmek onların ilimlerinden yararlanmak gerektigini düşünüyorum.Gel gelelim ki havas ilminde bile mürşidin icazetin manevi terbiyenin çok büyük ehemmiyeti var.Nahl Suresi 43. ayet : "Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn."Senden önce de ancak kendilerine vahiy indirdiğimiz kişileri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara sorun.Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (bilgi sahiplerine) sorun.Günümüzde insan harkülade birşey duydugu zaman hemen karşı çıkıyor bir keramet gördügü zaman karşı çıkıyor materyelist bir topluma dogru son sürat ilerliyoruz.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#2
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Mürşidden elbette istifade edilir. Fakat mürşid pusula olabilir, menzil değil. İnsanlarımız bazen yol göstereni yolun sahibi gibi görüyor. Ne söylese sorgusuz kabul ediyor. Ama mürşid de insandır, yanılabilir. Matematikte ihtisas için fakülteye ve hocaya gidersin. Dini ilimler için de medreseye, ilim ehline müracaat edersin. Fakat fakülte hocası matematiğin sahibi olmadığı gibi, medrese hocası da dinin sahibi değildir. Sana nereden ve nasıl bakacağını öğretir. Bugün yaşanan karışıklığın bir sebebi de kerametin veliliğin önüne geçirilmesidir. Sanki her veli keramet göstermek zorundaymış gibi… Oysa Kur’an evliyayı kerametle değil, iman ve takvayla tarif eder. Keramet veli olmanın şartı da belgesi de değildir. Nahl 43, aklı teslim etmeyi değil, bilmediğini ehline sormayı emreder. Ben mürşidden faydalanırım ama onu hatadan uzak görmem. Kerameti kabul ederim ama her menkıbeye keramet demem. Ölçü aslında bu kadar sade.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten, Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#3
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Bahsettiğin Osmanlı fetvası da doğrulanmış değil kardeşim.. Tarih, Bir gün Osmanlı… diye değil, belgeyle başlar. Künye gösterilinceye kadar bu fetva değil, kaynağı belirsiz bir kürsü kıssası olarak kalır. Doğru olduğunu varsaysak bile, bir casusa zaruret sebebiyle verildiği söylenen şahsa mahsus ruhsat, mürşidin her sözünü sorgudan muaf tutmaz. Hilaf-ı kıyas sabit olan istisna başka meselelere ölçü yapılamaz. Hz. Ömer’in ifadesi açık. Vahyin kesilmesinden sonra insanlar bize görünen amelleriyle değerlendirilir, sırlarını Allah bilir. Zahiri bırakıp her fiilin altında bilinmeyen bir batın ararsak fıkıh da kaza da cerh ve ta‘dil de işlemez. Abdullah Dağıstani ks’nin hayatını da uzun zaman önce incelemiştim kardeşim. Hakkındaki metinler büyük ölçüde bağlıları tarafından yazılmış menakıbname üslubundadır.. Bir zatın hayatının güzel, sözünün muteber olması da ona nispet edilen her haberi kendiliğinden sahih yapmaz. Hadis usulünde dahi ravinin adaleti tek başına yetmez. Zabtı, senedin ittisali, şüzuz ve illet de araştırılır. Salih insan olmak başka, kendisine nispet edilen her menkıbenin sübutu başkadır. Profesör misalinde birinci sınıf talebe cevabın bütün ayrıntısını anlamayabilir. Fakat bu, profesörün delilsiz konuşabileceği anlamına gelmez. Profesör unvanını öne sürmez, bulguyu ve kaynağı gösterir. Öğrenci anlamıyorsa seviyesine göre anlatır. Sen anlamazsın demek cevap değil, cevabın etrafına duvar örmek olur kardeşim. Ki talebenin seviyesini ispatlasan bile hocanın sözünü ispatlamış olmazsın. Mürşidi ancak mürşid seviyesindeki biri sorgulayabilir dersen, ilim konuşmayı bırakır, dokunulmazlık başlar. İlimde makam delilin yerine geçmez. Aksine makam büyüdükçe ispat yükü ağırlaşır. Ben ne velayeti inkar ediyorum ne kerameti. Ama ihtimali vuku diye, menkıbeyi hüccet diye, tekil hadiseyi umumi mertebe diye kabul etmiyorum. Hürmet tahkiki ortadan kaldırmaz. Bilakis büyük bir zata yapılacak en büyük hürmet, ona söylemediği sözü ve yaşamadığı hali yüklememektir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten, Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#5
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Osmanlı fetvasına gelince… Fıkhen sorduğun sorunun cevabı evettir. Gerçek bir zaruret varsa, daha büyük zararı önlemek için daha hafif olana cevaz verilebilir. Şeyhülislam da şartlarına göre böyle bir fetva verebilir. Ben menkıbe derken hükmün imkansızlığını kastedmedim, ortada henüz fetvanın metni ve künyesi bulunmayışını kastettim. O devirde Osmanlı ve İngiliz tarafında ajanların bulunduğu da doğrudur. Ama dönemin böyle olması, anlatılan her özel hadiseyi tek başına doğrulamaya yetmez. Sadece mümkün olduğunu gösterir. Aslında birbirimizden çok uzak konuşmuyoruz kardeşim. Sen olağanüstü diye hemen inkar etmeyelim diyorsun. Ben de mümkün olanı, delili gelmeden kesinleşmiş saymayalım diyorum. Biri Allah’ın kudretine, diğeri haberin sıhhatine bakıyor. İkisini ayırınca mesele zaten yerine oturuyor. Doğrusunu Allah bilir.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten, Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Demek ki her kesin kademesi ayrı dır Hz pir demişken el gunye kitabında, imamı azamı ve hanefi mezhebini mürcie nin alt kolu olarak gösteriyor Bu konuda ne dersin?
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#8
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#9
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Bu konudaki fikrini sordum...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#10
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Tasavvuf ehli kimdir ? | Cazgircinx | Tasavvuf Sohbetleri | 2 | 15.06.24 19:37 |
| yüksek sayıda zikr çekmedim celb veya davet yapmadım ama rahatsız edildim | Han349 | Sorularınız | 62 | 30.12.21 05:14 |
| Mezheb imamlarının tasavvuf hakkında görüşleri | ebu ubeyde bin cerrah | Tasavvuf & Tarikatler | 1 | 24.09.20 07:24 |
| Theosophie (teozofi) — tasavvuf. Islâm tasavvufu. | Celil | Parapsikoloji & Spiritüalizm | 0 | 29.12.19 21:28 |
| Tasavvuf, saf haline, ilk haline döndürülmüş İslamdır | Hal | Tasavvuf Sohbetleri | 2 | 16.10.19 04:00 |