Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Tasavvuf hakkında

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #5  
Alt 10.08.26, 12:34
 
Üyelik tarihi: 05.05.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 416
Forum Puanı: 162
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Nasıl bir delil isterim? Evvela bu söz gerçekten o zata mı ait, hangi eserinde geçiyor, kim nakletmiş? Sonra dervişliğin ilk mertebesi hangi tarikatın hangi muteber usulüne göre belirlenmiş? Ölülerle konuşmaktan kasıt rüya mı, keşif mi, yakaza mı? Bunlar açıklanır, ardından Kur’an’dan, sahih sünnetten veya muteber tasavvuf kaynaklarından mesnedi gösterilir. Bir velinin hayatını incelemek, şahsı hakkında hüsnüzan verir. Sözünü delile çevirmez. Hadis ilminde ravi sika diye her rivayet sahih olmuyorsa, bir zat muteber diye ona nispet edilen her cümle de hakikat olmaz. Ben şahsın makamını değil, ortaya konan umumi hükmün delilini soruyorum. Hüsnüzan başka, ispat başkadır.

Bahsettiğin Osmanlı fetvası da doğrulanmış değil kardeşim.. Tarih, Bir gün Osmanlı… diye değil, belgeyle başlar. Künye gösterilinceye kadar bu fetva değil, kaynağı belirsiz bir kürsü kıssası olarak kalır. Doğru olduğunu varsaysak bile, bir casusa zaruret sebebiyle verildiği söylenen şahsa mahsus ruhsat, mürşidin her sözünü sorgudan muaf tutmaz. Hilaf-ı kıyas sabit olan istisna başka meselelere ölçü yapılamaz. Hz. Ömer’in ifadesi açık. Vahyin kesilmesinden sonra insanlar bize görünen amelleriyle değerlendirilir, sırlarını Allah bilir. Zahiri bırakıp her fiilin altında bilinmeyen bir batın ararsak fıkıh da kaza da cerh ve ta‘dil de işlemez.

Abdullah Dağıstani ks’nin hayatını da uzun zaman önce incelemiştim kardeşim. Hakkındaki metinler büyük ölçüde bağlıları tarafından yazılmış menakıbname üslubundadır.. Bir zatın hayatının güzel, sözünün muteber olması da ona nispet edilen her haberi kendiliğinden sahih yapmaz. Hadis usulünde dahi ravinin adaleti tek başına yetmez. Zabtı, senedin ittisali, şüzuz ve illet de araştırılır. Salih insan olmak başka, kendisine nispet edilen her menkıbenin sübutu başkadır.

Profesör misalinde birinci sınıf talebe cevabın bütün ayrıntısını anlamayabilir. Fakat bu, profesörün delilsiz konuşabileceği anlamına gelmez. Profesör unvanını öne sürmez, bulguyu ve kaynağı gösterir. Öğrenci anlamıyorsa seviyesine göre anlatır. Sen anlamazsın demek cevap değil, cevabın etrafına duvar örmek olur kardeşim. Ki talebenin seviyesini ispatlasan bile hocanın sözünü ispatlamış olmazsın. Mürşidi ancak mürşid seviyesindeki biri sorgulayabilir dersen, ilim konuşmayı bırakır, dokunulmazlık başlar. İlimde makam delilin yerine geçmez. Aksine makam büyüdükçe ispat yükü ağırlaşır.
Ben ne velayeti inkar ediyorum ne kerameti. Ama ihtimali vuku diye, menkıbeyi hüccet diye, tekil hadiseyi umumi mertebe diye kabul etmiyorum. Hürmet tahkiki ortadan kaldırmaz. Bilakis büyük bir zata yapılacak en büyük hürmet, ona söylemediği sözü ve yaşamadığı hali yüklememektir.
Öncelikle sondan başlayayım sayın abim kimseyi dokunulmazlık atfetmek degil amacım örnegimde burda yanlış anlaşılmış şunu kastediyorum tıp1 okuyan adamla profösör adamı aynı münazaraya sokarsan prof yanlış bile konussa tıp1deki adam bunu nasıl yalanlıycak örnek gen nedir kromozom nedir mutasyon nedir atıyorum bir insanda 5kromozom bulunuyor derse daha kromozomdan bi haber olan tıp1 ögrencisi bunu nasıl yalanlıycak nasıl diyecekki 5degil 48 kromozom var çünkü daha ilmi açıdan seviye aynı düzlükte degil.Geleyim Abdullah dagıstani ks kendi sesinden bir çok kayıt var atabilrim özelden dilersen abi Ve üstüne kendi bizzat yetiştirdigi muridi şeyh nazım kıbrisinin kendi agızndan onun yaşantısı ve kerametleri hakkında söyleşileri var ben alıntı yapıyorum sadece vebali agzından çıkan kişiye aitter.Ben olmayan birşeyi olmuş gibi anlatacaklarını düşünmüyorum bizzat birincil ve ikincil kaynaktan aktarım yapıyorum istersen ses kayıtlarını iletebilirim Abdullah dagıstanıya ait bizzat kendi sesinden.Osmanlı fetvası hakkında menkıbe demişssin sayın abim burdaki olay dogru olmasa bile ehveni şerhe göre neye hüküm vermek gerekir büyük bir zararı engellemek ugruna bu durumda şeyhul islam buna cevaz verebilirmi sence? Daha büyük bir belayı savuşturmak için Dinimiz domuzu haram kılmış ama yiyecek başka birşey bulamazsan açlıktan ölecek durumda isen yenmesinde beis görmemi Osmanlı döneminin sonlarına dogru özellikle hem osmanlı hemde ingilliz tarafından birçok ajanlar sokulmuştur devletlerin içine kimisi hristiyan rolü kimisi müslüman rolü oynamış bunun en büyük örnegi Thomas Edward Lawrence arabistanlı lawrence duymussundur belki o dönemlerde ajan savaşları vardı yani elimden geldigince ispatsız konuşmamaya çalışırım kaynak istersen kaynakda verebilirim kaynaksız konuştugum kelam varsada ya birinci şahısın agzındandır yada en yakınındakinin agzındandır Dogrusunu Allah bilir

Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Tasavvuf ehli kimdir ? Cazgircinx Tasavvuf Sohbetleri 2 15.06.24 19:37
yüksek sayıda zikr çekmedim celb veya davet yapmadım ama rahatsız edildim Han349 Sorularınız 62 30.12.21 05:14
Mezheb imamlarının tasavvuf hakkında görüşleri ebu ubeyde bin cerrah Tasavvuf & Tarikatler 1 24.09.20 07:24
Theosophie (teozofi) — tasavvuf. Islâm tasavvufu. Celil Parapsikoloji & Spiritüalizm 0 29.12.19 21:28
Tasavvuf, saf haline, ilk haline döndürülmüş İslamdır Hal Tasavvuf Sohbetleri 2 16.10.19 04:00


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:28.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com