Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Tasavvuf hakkında

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #10  
Alt 10.08.26, 16:57
 
Üyelik tarihi: 17.10.22
Bulunduğu yer: Edirne
Mesajlar: 149
Forum Puanı: 156
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
osman100 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Tasavvuf hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istedim siz degerli üstadlarımında bu konudaki düşüncelerini merak ederim.Öncelikle Tasavvuf veya bir mürşidden himmet istemek kimine göre bidat kimine göre şirk ama benim görüşüm burda insanın niyetidir.Manevi kuvveti olan zaatlardan yardım istemek bu şuna benziyor bir insan zora düştügü zaman polis çagırması polisten yardım istemesi gibi Şüphesiz herşeyin sahibi Allah yalnız ondan korunma dileriz lakin Allah çogu şeyi vesile üstüne kılmıştır hasta olunca hastaneye gitmemiz ilaç alıp şifalanmamız gibi bir çok vesile dir burda herşeyin Allah tan oldugunu bildikten sonra Manevi kuvveti olan insanların o kuvvetlerinden faydalanmada pek bir beis görmüyorum kendi düşüncem olarak lakin herkezin görüşünede saygım vardır.Öncelikle şu şekilde giriş yapmak istiyorum bazı zaatların kerametleri bu kerametleri kabul ölçütümüz nedir mesela bir kaç örnekle başlayayım Abdulkadir Geylani ks Bağdat'ta Dicle Nehri taşarak şehri su altında bırakma tehlikesi oluşturduğunda halk korkuyla Geylani’ye sığınır. Geylani, nehrin kenarına giderek asasını yere diker ve "Ey Dicle, Allah’ın izniyle buraya kadar gel ve dur!" der. Nehrin suları o andan itibaren çekilmeye başlar.Şeyh Nazım kibrisinin anlatımına Şeyh Abdullah dagıstani hz Peygamber efendimizle uyanıkken görüşen tek zaat ve bazı anlatımlara göre Şeyh Abdullah dagıstani ks şamda üfürmesiyle israil uçaklarını bir anda radardan silmesi ve bir söyleşide ise Şeyh Abdullah dagıstani Şeyh naızm kıbrisiye Nazım oglum gözünü kapat diyip gözünü tekrar açtıgında 99evliyanın bulundukları bir makama gitmeleri Şeyh nazım kibrisinin aynı anda 3yerde gözükmesi gibi hadiseler daha bunun gibi bir çok keramet olan zaatlar var sizce bunlar mümkünmüdür Allahın peygamberlerine tanıdıgı örnegin hz Musa as a tanıdıgı asayı vurup ejdere dönüşmesi denizi ortadan ikiye bölmesi gibi Allahın peygamberlerine tanıdıgı bu olaganüstü halleri evliyalarına makamı büyük olan kullarınada tanımışmıdır.İslamın müthiş kuvveti oldugu aşikar mesela Abdullah dagıstani ks bir sözü dervişligin 1.mertebesi mezardaki ölülerle konuşmak der . Daha 1.mertebede böyle ise insan mertebe atladıkca ulaşacagı konum sonu nereye uzanır.Gelelim mürşid konusuna neden bir mürşide ihtiyac duyarız insan kendisi tek başına ilerleyemezmi bu konuyuda bir örnek ile vermek isterim Okula niçin gideriz sadece kitaplara kendimiz bakıp ögrenemezmiyiz neden ögretmene ihtiyac duyarız dünyasal ilimde bile ögretmene bir bilene ihtiyac duyuyoruz bu yüzden bilen mürşitlerin manevi terbiyesine girmek onların ilimlerinden yararlanmak gerektigini düşünüyorum.Gel gelelim ki havas ilminde bile mürşidin icazetin manevi terbiyenin çok büyük ehemmiyeti var.Nahl Suresi 43. ayet : "Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn."Senden önce de ancak kendilerine vahiy indirdiğimiz kişileri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara sorun.Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (bilgi sahiplerine) sorun.Günümüzde insan harkülade birşey duydugu zaman hemen karşı çıkıyor bir keramet gördügü zaman karşı çıkıyor materyelist bir topluma dogru son sürat ilerliyoruz.
Kulun darda kaldığında sığınacağı, medet umacağı ve yardım isteyeceği yegâne merci şüphesiz Yaratıcı'dır; nitekim Fatiha Suresi'nde "Yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz" buyrulur. Büyük zatlara ve pîrlere duyulan hürmet ve sevgi her zaman baş tacıdır, ancak A'raf Suresi 188. ayette bizzat Peygamber Efendimiz'e bile "De ki: Allah'ın dilemesinden başka kendime ne bir fayda ne de bir zarar verme gücüne sahibim" denilmesi emredilmiştir. Peygamberin dahi bu vasıflarla donatılmadığı bir yerde, beşerî makamları doğrudan yardım mercii olarak görmek inancın tevhidi temeliyle çelişebilir. Mürşitlerin asıl vazifesi insanları hakikate ve ilme ulaştıran birer rehber olmaktır; gaybtan tasarruf eden veya yardım ulaştıran aracılar olarak görülmemelidirler. Ölçüyü menkıbevi rivayetlerden ziyade ilahi kelamla sabitlemek en selametli yoldur.

Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Tasavvuf ehli kimdir ? Cazgircinx Tasavvuf Sohbetleri 2 15.06.24 19:37
yüksek sayıda zikr çekmedim celb veya davet yapmadım ama rahatsız edildim Han349 Sorularınız 62 30.12.21 05:14
Mezheb imamlarının tasavvuf hakkında görüşleri ebu ubeyde bin cerrah Tasavvuf & Tarikatler 1 24.09.20 07:24
Theosophie (teozofi) — tasavvuf. Islâm tasavvufu. Celil Parapsikoloji & Spiritüalizm 0 29.12.19 21:28
Tasavvuf, saf haline, ilk haline döndürülmüş İslamdır Hal Tasavvuf Sohbetleri 2 16.10.19 04:00


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:43.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com