Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Babil ve eski mısır büyüleri

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21.09.25, 21:28
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 25.01.25
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 1,846
Forum Puanı: 925
Etiketlendiği Mesaj: 132 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Babil ve eski mısır büyüleri

Esselamu aleyküm verahmetullah.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ,!
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocalarım.
Asırlar önce Babil’de ki yapılan büyüler
Doğrudan harut ve marut öğretisi olduğu aktarılıyor.
Bu büyüler insan oğlunun var olduğu süre boyunca sahip oldukları en güçlü büyüler olarak adlandırılır.
Tabi bu büyüleri yapanlarda en güçlü büyücülermiş.

Benim merak ettiğim şu:
Babil halkını helaka sürükleyecek meleklerin cezalandırılmasına neden olacak kadar güçlü büyüler gerçekten hala insanlar tarafından yapılıyormu.?.

Ve de o dönemdeki büyü için kullanılan materyaller nelerdi?

Çok ilginç şeylerle karşılaştım araştırmalarımda.
Doğruluğundan emin olamıyorum.

Kimileri ölmüş erkeklerin cinsel organlarını kullandığını yazmış kimileri domuz kanı.

Bir çok video ve yazılar okudum hepsi hemen hemen aynı şeyleri söylüyor.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21.09.25, 22:29
Merzel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 12.06.24
Bulunduğu yer: Bir yerlerde
Mesajlar: 985
Forum Puanı: 1135
Etiketlendiği Mesaj: 331 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Esselamu aleyküm verahmetullah.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ,!
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocalarım.
Asırlar önce Babil’de ki yapılan büyüler
Doğrudan harut ve marut öğretisi olduğu aktarılıyor.
Bu büyüler insan oğlunun var olduğu süre boyunca sahip oldukları en güçlü büyüler olarak adlandırılır.
Tabi bu büyüleri yapanlarda en güçlü büyücülermiş.
Benim merak ettiğim şu:
Babil halkını helaka sürükleyecek meleklerin cezalandırılmasına neden olacak kadar güçlü büyüler gerçekten hala insanlar tarafından yapılıyormu.?.
Vede o dönemdeki büyü için kullanılan materyaller nelerdi?
Çok ilginç şeylerle karşılaştım araştırmalarımda.
Doğruluğundan emin olamıyorum.
Kimileri ölmüş erkeklerin cinsel organlarını kullandığını yazmış kimileri domuz kanı.
Bir çok video ve yazılar okudum hepsi hemen hemen aynı şeyleri söylüyor.
O dönem büyüleri hala var ve bu zamanda da yapabilen büyücüler var fakat çok az ve genelde yapmazlar çünkü bu uygulamalar o kadar sıkıntılı ki büyük geri dönüşleri de oluyor. Materyalleri biraz farklı ve söylenmesi ne kadar doğru orasını bilemedim.

__________________
son çare Allah değil,
tek çare Allah'tır .
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21.09.25, 22:51
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 25.01.25
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 1,846
Forum Puanı: 925
Etiketlendiği Mesaj: 132 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Merzel Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
O dönem büyüleri hala var ve bu zamanda da yapabilen büyücüler var fakat çok az ve genelde yapmazlar çünkü bu uygulamalar o kadar sıkıntılı ki büyük geri dönüşleri de oluyor. Materyalleri biraz farklı ve söylenmesi ne kadar doğru orasını bilemedim.
Bulabilmemiz ve yapabilmemiz mümkün olmadığı için materyalleri bizimle paylaşabilirmisiniz ?
Evet hocam çok ağır geri dönüşleri oluyormuş.
Benim amacım Babil zamanından kalma bu büyü ile günümüzdeki büyüyü kıyaslamak.
Çok mu abartılıyor yoksa gerçekten haklılarmı onu idrak edebilmekdir.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21.09.25, 23:28
Merzel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 12.06.24
Bulunduğu yer: Bir yerlerde
Mesajlar: 985
Forum Puanı: 1135
Etiketlendiği Mesaj: 331 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bulabilmemiz ve yapabilmemiz mümkün olmadığı için materyalleri bizimle paylaşabilirmisiniz ?
Evet hocam çok ağır geri dönüşleri oluyormuş.
Benim amacım Babil zamanından kalma bu büyü ile günümüzdeki büyüyü kıyaslamak.
Çok mu abartılıyor yoksa gerçekten haklılarmı onu idrak edebilmekdir.
O materyallerin bir kısmı hala bulunabiliyor ve günümüz büyülerine göre çok güçlüler ama yinede Allah'ın izni olmadan hiçbir işe yaramıyorlar işinin ehli bir hoca o büyüleri çözebilir hatta çünkü çözülemeyen büyü yoktur.

__________________
son çare Allah değil,
tek çare Allah'tır .
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22.09.25, 07:08
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

"Şeytanların Süleyman'ın mülkü zamanında söylediklerine tabi oldular."
Buradaki ala, fi manasınadır.
Süleyman'ın mülkü, ahdi, devresi zamanında şeytanların insanlara okuyup öğrettikleri şeylere tabi oldular. Sihirlere, uydurma bir kitap olan, "Asaf b. Berhiya'nın kitabı!" dedikleri ama kendilerinin uydurup ekleyip çıkarıp yazdıkları şeye tabi oldular.
Ve ma kefere Süleymanü diye, Allahu Teala hazretleri yahudilerin inancının yanlış olduğunu belirtiyor, yalanlıyor. Süleyman aleyhisselam sihirbaz değildi, kafir değildi. Çünkü sihre inanan, sihir yapan kafirdir.
Ve ma kefere Süleymanü. "Süleyman asla kafir olmadı." diye onlar üzerine yalanlarını beyan etmek için bu ayet-i kerimeyi Allahu Teala hazretleri Peygamber Efendimiz'e indirmiş oluyor.
"Süleyman kafir olmadı; onların, yahudilerin iddia ettikleri, söyledikleri gibi sihir yapmadı."
Ve lakinne'ş-şeyatine keferu. "Fakat o zamandaki o şeytanlar kafir oldular."
"O sihirleri, o kitapları uydurup ortaya atan, bir de 'Bunlar Süleyman'ındı.' yalanını söyleyen şeytanlar kafir oldular."
Anlaşılıyor ki bazı yahudiler, Süleyman aleyhisselam'ı peygamber saymamışlar. Onu bir hükümdar saymışlar. Onunla da kalmamışlar, sihirbaz saymışlar ve aleyhine dönmüşler. Ama Allahu Teala hazretleri; "Hayır, Süleyman onların dedikleri gibi değil, şeytanlar kafir oldular." diye onları yalanlıyor. Bizim dediğimizin doğru olduğu, sonradan bazı yahudi alimleri tarafından da beyan edilmiş oluyor. Süleyman da Davud da bir peygamberdir. İşin doğrusu Bu devirde de duyduğuma göre bazıları Süleyman aleyhisselam'ı u Davud aleyhisselam'ı sadece yahudi devletinin hükümdarı olarak görü yorlarmış -, , öyle sanıyorlarmış. Peygamber olduğunu kabul etmeyenler varmış.
Yuallimune'n-nase's-sihra. "O şeytanlar insanlara sihri öğretiyorlar."
Böyle yaptıkları, sihri öğrettikleri için kafirler.
Ve ma ünzile ale'l-melekeyni bi-Babile Harute ve Marut.
Bu uzun ayet-i kerimenin hakkında çok söz söylenen kısımlarından bir diğer yerine gelmiş bulunuyoruz:
Buradaki ma iki manaya gelir. Bir ellezi gibi ma-i mevsule derler, "0 şey ki..." manasına gelir. Bir de ma-i nafiye derler, 'Hayır, öyle değil." manasına.
Büyük müfessir İmam Kurtubi (Kurtubi Tefsiri-El Camiul Ahkamul Kur`an Cilt: 2, sayfa 41 - Buruç Yayınları) ve tefsir hususunda selahiyetli bazı büyüklerimiz, alimlerimiz şöyle demişler:
Ve ma ünzile ale'l-melekeyni bi-Babile Harute ve Marut. "Babil'de iki meleğin üzerine Allah bu yahudilerin sandığı gibi sihri indirmemiştir, sihri öğretmemiştir."
Bu melekeyn'in kim olduğu hususunda da farklı görüşler var.
Yahud
iler Cebrail ve Mikail aleyhimüsselam'a Allah'ın sihri indirdiğini, öğrettiğini; o bilgileri de insanlara onların öğrettiğini düşünüyorlarmış. Buradaki ma-i nafiye, hayır ma'sı, olumsuzluk ma'sı olunca, "O iki meleğe Allah öyle sihir indirmedi. Böyle bir inanç yanlıştır." diye bildirmiş oluyor. Buradaki ma, olumsuzluk ma'sıdır. O zaman melekeyn, Cebrail ve Mikail aleyhimesselam oluyor. Harut ve Marut da insanlara sihir öğreten Babilli iki kişi olmuş oluyor. Bir rivayet.
Bir de zayıf bir kanaat de olsa, ellezi gibi "O şey ki..." manasını verenler olmuş. İnsanlara sihri, bir de Babil'deki Harut ve Marut'a iki me- lek tarafından indirilenleri öğretiyorlar. "Bu yahudiler Tevrat'ı bırakıp Babil'de Harut ve Marut'a indirilenleri ve sihri insanlara öğretiyorlar." manasına geliyor.
(Kaynak: Bakara Suresi Tefsiri-2 Prof. Dr. Mahmud Esad ÇOŞAN, server yayınları sayfa: 325, 326)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22.09.25, 08:03
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,066
Forum Puanı: 1204
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Esselamu aleyküm verahmetullah.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ,!
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocalarım.
Asırlar önce Babil’de ki yapılan büyüler
Doğrudan harut ve marut öğretisi olduğu aktarılıyor.
Bu büyüler insan oğlunun var olduğu süre boyunca sahip oldukları en güçlü büyüler olarak adlandırılır.
Tabi bu büyüleri yapanlarda en güçlü büyücülermiş.

Benim merak ettiğim şu:
Babil halkını helaka sürükleyecek meleklerin cezalandırılmasına neden olacak kadar güçlü büyüler gerçekten hala insanlar tarafından yapılıyormu.?.

Ve de o dönemdeki büyü için kullanılan materyaller nelerdi?

Çok ilginç şeylerle karşılaştım araştırmalarımda.
Doğruluğundan emin olamıyorum.

Kimileri ölmüş erkeklerin cinsel organlarını kullandığını yazmış kimileri domuz kanı.

Bir çok video ve yazılar okudum hepsi hemen hemen aynı şeyleri söylüyor.

"MELEKLERİ CEZALANDIRMAK"mı hristiyan öğretisi bunlar. Melekler hata yapmazki cezalandırılsın. Onlar Allahın sözünden çıkmaz çıkamaz. İbadet ve verilen görev ile mükelleftir.

__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir.

Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır.
Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir.
Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır.
Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır…
Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür.

“Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ).

Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur
2. Bel'am din pazarlamacısıdır
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 22.09.25, 08:20
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
"MELEKLERİ CEZALANDIRMAK"mı hristiyan öğretisi bunlar. Melekler hata yapmazki cezalandırılsın. Onlar Allahın sözünden çıkmaz çıkamaz. İbadet ve verilen görev ile mükelleftir.
Aynen doğru dedin. Ve ma ünzile ale'l-melekeyni. En doğrusu; "Babil'de sihirle ilgili iki meleğin üzerine malumatı Allah indirmiş değildir."
Yahudi kaynaklarında Harut ve Marut o zaman Babil'de insanlara sihri öğreten bilgili iki kişi olarak geçiyor. Kur'an-ı Kerim'de de bu ayette zikredilmiş.
Ve ma yuallimani min ehadin. "Kendilerine gelip de sihirle ve büyüyle ilgili meseleleri, bilgileri öğrenmek isteyenlere o iki adam diyorlarmış ki..." Hatta yekula innema nahnü fitnetün fela tekfür. "Şu sözleri söylemeden de onların isteklerini yerine getirmiyorlar, onlara öğretmiyorlarmış: 'Biz sadece insanları imtihan için bu işleri yapmakla görevliyiz. Sakın siz kafir olmayın!' diyorlarmış."
"Yapmayın bu işi, bu sihri öğrenmeyin. Biz bu işi insanların imtihanı için yapıyoruz. Ama yapmasanız daha iyi!" diye önce nasihat ediyorlarmış.
Bu, ayetlerde, tefsir kitaplarındaki rivayetlerde yazmıyor; ama sonra ısrar ederse, o zaman;
"Git, falan yerde idrarını yap!" diyorlarmış
Oraya gidip idrarını yapınca kendilerinden bir nur çıkıyormuş. İman nuru çıkıyormuş. Sonra duman şeklinde bir şey kendilerine geliyormuş. Bu Allah'ın gazabının kendilerine gelmesi. O zaman, "Keşke yapmasaydık!" diye feryat ediyorlarmış ama iş işten geçmiş oluyormuş. Ama Harut ve Marut isimli iki şahıs, öğrenmeye gelenlere; "Yapmayın, etmeyin! Bunlar küfürdür!" diyorlarmış.
Bunlar ya beşerden insanlardan iki kişi ya da bazı zayıf rivayetlere göre meleklerden insanları ayıplayan, "Bunlar isyan ediyorlar, biz olsaydık etmezdik." diyen ama Allah, "Hadi bakalım, sizi göndereyim." deyip gönderdiği zaman insanlardan daha beter günahları işleyen iki melek.
Ancak Allah sihri meleklere öğretmez; çünkü sihir günahtır, haramdır. İçinde itikada aykırı şeyler vardır. Doğru olan bu ma'nın olumsuzluk ma'sı olmasıdır. Ama tarihte bu Harut ve Marut, Babil'de bu işi yapmışlar. Yahudiler de bu çeşit şeyleri onlardan, bu iki kişiden öğrenmişler.
Babil'in Irak'taki Babil olduğunu tefsir kitapları beyan ediyor.
Fe-yeteallemune minhüma ma yüferrikune bi-hi beyne 'l-mer'i ve zevcihi. "Bu iki şahsa, Harut ve Marut'a gelenler, adam ile eşini birbirinden ayıracak şeyleri öğreniyorlardı."
Kötü bir şey. Çünkü yuva yıkmak, şeytanın en azılı azdırmasıdır, şaşırtmasıdır. Karı kocanın birbirinden koparılması ve yuvanın yıkılması en şeytani iştir. Gidip doğru dürüst bir şeyler öğrenmiyorlar da karı kocanın arasını açacak bilgileri öğreniyorlar. Hadis-i şerifler bunun şeytani bir iş olduğunu bildiriyor.
(Kaynak: Bakara Tefsiri-2 Prof. Dr. Mahmud Es’ad ÇOŞAN server yayınları sayfa 328, 329)
Merhum Prof. Dr. M.Es'ad Coşan Hocaefendi; kendisine gelen yoğun talepler ve bazı manevi işaretler neticesinde, hal-i hayatında Tefsir Dersleri yapmaya başlamıştı. Bu tefsir dersleri Bakara suresi 223. ayete kadar devam edebilmişti. Ancak ömrü vefa etmediği için Kur'an-ı Kerim'in tümünün tefsirini tamamlamak nasip olmadı.
ses kaydı olarak elde mevcut olan bu sohbetleri metne dönüştürüp yayınlanmıştır.
M. Es'ad Coşan Hocamızı rahmetle yad ediyorum. Mevla ruhunu şad ve mesrur, merkad-i pakini pür-nur, manevi makamını ala eylesin.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 22.09.25, 08:45
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Şimdi gelelim her iki dinde; Yahudilikte ve Hristiyanlıkta "melek" sözünün insanlar için kullanılıp kullanılmadığına. İbrani dilinde "kerub" kelimesi vardır. Çoğulu "kerubim" olan "kerub" sözü melekler için kullanılıyor. Asur dilinden İbrani diline geçmiştir. Anlamı "yakın olanlar" demektir. Kerub (kerubim) Yahudilikte ve Hristiyanlıkta Tanrı'ya en yakın melekler için kullanıldığı gibi, "Ahit Sandığı" koruyucusu ve taşıyıcısı olan din adamları için de (Avinadavin oğulları Uzza ve Ahyo) mecaz anlamda kullanılıyor. (11 Samuel, 6:2-19.) Çünkü Ahit Sandığı'nı taşıyan ve koruyanlar Levi kavmine mensup rahiplerdir. Tevrat'ta Ahit Sandığı'nı taşıyanlar ve koruyanlar için kullanılan "kerubim", yani melekler sözü Hristiyanlar tarafından resmi İncillerin dört yazarları (Luka, Matta, Yehya ve Mark) için de kullanılıyor ve onlar koruyucu melekler (kerubim) şeklinde tasvir ediliyorlar. Bununla beraber, piskoposlar ve hayatını kiliseye adamış rahipler için "kiliselerin melekleri" ifadesi kullanılmaktadır. Aynı zamanda, Hristiyanlıkta melekler, peygamberler ve havariler aziz kabul ediliyor.( Luka, 9/26; Havarilerin işleri, 3/21; Efesoslulara Mektup, 3/5 = cilt: 04; sayfa: 332.) Aziz (kadınlarsa azize) unvani Hristiyanlıkta yaptıkları iyiliklerle tanınan insanlara ölümlerinden sonra veriliyor. Bunu ise ancak ve ancak kilise veriyor ve bu şahıslar kutsal ilan ediliyor. İlginçtir ki, Kur'an'da da sandığın taşınmasından bahsedilir ve Onu melekler taşıyacaktır." buyrulur. (Bakara suresi ayet 248). Tevrat'ta belirtilen bu konu aynen olduğu gibi Kur'an'da da tasvir edilmiştir. Yani Ahit Sandığı'nı taşıyanlar için Kur'an da Tevrat’taki “melek" sözünü kullanıyor. Tüm bunlardan belli oluyor ki, yüce Allah da onların dili ile aynı sözü kullanmıştır.
Tüm bunları dikkate alarak "Harut"un ve "Marut'un Babil'deki iki din adamı olduklarını belirtebiliriz. Sandığı taşıyan din adamları gibi bunlara da melek denilmeleri ihtimali mümkündür. Bundan başka, sihri ve efsunu Babil'de Harut ve Marut keşfetmemişler. Çünkü Babilliler de bu geleneği Sümerlerden almışlardı. Yani Harut ve Marut'tan önce de sihir ve efsun vardı. Lakin efsun yapılması Babil'de de yasaktı. Bunu yapanlar ağır şekilde cezalandırılıyordu. Harut ve Marut isimli Yahudi din adamları Yahudileri efsundan korumaya çalışan Allah'ın gerçek melekleri değil de, melek denilen mabet çalışanları, din adamlarıdır. Sonuç olarak belirtebiliriz ki, Bakara Sûresi'nin 102. ve 248. ayetlerinde belirtilen "melek" sözleri Yahudilerin yüksek dereceli din adamları için kullandıkları mecazi ifadedir. Kur'an'da bu ifade aynen onların kullandıkları şekilde belirtilmiştir


__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 22.09.25, 09:19
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,066
Forum Puanı: 1204
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdi gelelim her iki dinde; Yahudilikte ve Hristiyanlıkta "melek" sözünün insanlar için kullanılıp kullanılmadığına. İbrani dilinde "kerub" kelimesi vardır. Çoğulu "kerubim" olan "kerub" sözü melekler için kullanılıyor. Asur dilinden İbrani diline geçmiştir. Anlamı "yakın olanlar" demektir. Kerub (kerubim) Yahudilikte ve Hristiyanlıkta Tanrı'ya en yakın melekler için kullanıldığı gibi, "Ahit Sandığı" koruyucusu ve taşıyıcısı olan din adamları için de (Avinadavin oğulları Uzza ve Ahyo) mecaz anlamda kullanılıyor. (11 Samuel, 6:2-19.) Çünkü Ahit Sandığı'nı taşıyan ve koruyanlar Levi kavmine mensup rahiplerdir. Tevrat'ta Ahit Sandığı'nı taşıyanlar ve koruyanlar için kullanılan "kerubim", yani melekler sözü Hristiyanlar tarafından resmi İncillerin dört yazarları (Luka, Matta, Yehya ve Mark) için de kullanılıyor ve onlar koruyucu melekler (kerubim) şeklinde tasvir ediliyorlar. Bununla beraber, piskoposlar ve hayatını kiliseye adamış rahipler için "kiliselerin melekleri" ifadesi kullanılmaktadır. Aynı zamanda, Hristiyanlıkta melekler, peygamberler ve havariler aziz kabul ediliyor.( Luka, 9/26; Havarilerin işleri, 3/21; Efesoslulara Mektup, 3/5 = cilt: 04; sayfa: 332.) Aziz (kadınlarsa azize) unvani Hristiyanlıkta yaptıkları iyiliklerle tanınan insanlara ölümlerinden sonra veriliyor. Bunu ise ancak ve ancak kilise veriyor ve bu şahıslar kutsal ilan ediliyor. İlginçtir ki, Kur'an'da da sandığın taşınmasından bahsedilir ve Onu melekler taşıyacaktır." buyrulur. (Bakara suresi ayet 248). Tevrat'ta belirtilen bu konu aynen olduğu gibi Kur'an'da da tasvir edilmiştir. Yani Ahit Sandığı'nı taşıyanlar için Kur'an da Tevrat’taki “melek" sözünü kullanıyor. Tüm bunlardan belli oluyor ki, yüce Allah da onların dili ile aynı sözü kullanmıştır.
Tüm bunları dikkate alarak "Harut"un ve "Marut'un Babil'deki iki din adamı olduklarını belirtebiliriz. Sandığı taşıyan din adamları gibi bunlara da melek denilmeleri ihtimali mümkündür. Bundan başka, sihri ve efsunu Babil'de Harut ve Marut keşfetmemişler. Çünkü Babilliler de bu geleneği Sümerlerden almışlardı. Yani Harut ve Marut'tan önce de sihir ve efsun vardı. Lakin efsun yapılması Babil'de de yasaktı. Bunu yapanlar ağır şekilde cezalandırılıyordu. Harut ve Marut isimli Yahudi din adamları Yahudileri efsundan korumaya çalışan Allah'ın gerçek melekleri değil de, melek denilen mabet çalışanları, din adamlarıdır. Sonuç olarak belirtebiliriz ki, Bakara Sûresi'nin 102. ve 248. ayetlerinde belirtilen "melek" sözleri Yahudilerin yüksek dereceli din adamları için kullandıkları mecazi ifadedir. Kur'an'da bu ifade aynen onların kullandıkları şekilde belirtilmiştir

Allah Razı Olsun @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam baştan sona her iyi yazınızıda okudum.

Kuranda geçtiği hali ile " Gerçek şu ki Süleyman kâfir olmadı, fakat şeytanlar kâfir oldular; çünkü insanlara sihri, Bâbil'de iki meleğe, Hârût'la Mârût'a indirileni öğretiyorlardı. Hâlbuki bu iki melek, "Biz ancak imtihan vasıtasıyız; sakın küfre sapma!" demedikçe hiç kimseye bilgi vermezlerdi." Şekli ile ifade ediliyor. Yani imtihan vasıtası için indirilmiş bu bilgilerin kötüyeullanımı ile ilgili uyarı da barındırıyordu ayette.

Burdan yola çıkarak Melekler alkol yapınının tarifini verse ve yaralarınıza dökün bu yaranızdaki enfeksiyonu dezenfekte eder ama içmeyin bu imtihandır deseydi sonuç yine aynı olurdu Melekler sorumluluğu uygulayana atarak Allahın verdiği vazifeyi yerine getirmiş oluırlardı.

Bu yukarıdaki varsayım elbette siz doğrusunu yazmışsınız ( Allah Razı Olsun) yani diğer türlüde melekler cezayı hakedecek bir fiili gerçekleştirmemiş oluyorlar değil mi.

__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir.

Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır.
Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir.
Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır.
Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır…
Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür.

“Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ).

Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur
2. Bel'am din pazarlamacısıdır
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 22.09.25, 09:24
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah Razı Olsun @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam baştan sona her iyi yazınızıda okudum.

Kuranda geçtiği hali ile " Gerçek şu ki Süleyman kâfir olmadı, fakat şeytanlar kâfir oldular; çünkü insanlara sihri, Bâbil'de iki meleğe, Hârût'la Mârût'a indirileni öğretiyorlardı. Hâlbuki bu iki melek, "Biz ancak imtihan vasıtasıyız; sakın küfre sapma!" demedikçe hiç kimseye bilgi vermezlerdi." Şekli ile ifade ediliyor. Yani imtihan vasıtası için indirilmiş bu bilgilerin kötüyeullanımı ile ilgili uyarı da barındırıyordu ayette.

Burdan yola çıkarak Melekler alkol yapınının tarifini verse ve yaralarınıza dökün bu yaranızdaki enfeksiyonu dezenfekte eder ama içmeyin bu imtihandır deseydi sonuç yine aynı olurdu Melekler sorumluluğu uygulayana atarak Allahın verdiği vazifeyi yerine getirmiş oluırlardı.

Bu yukarıdaki varsayım elbette siz doğrusunu yazmışsınız ( Allah Razı Olsun) yani diğer türlüde melekler cezayı hakedecek bir fiili gerçekleştirmemiş oluyorlar değil mi.
Aynen öyle kardeşim doğru tefsir çok önemli netice itibariyle senin de ifade ettiğin gibi meleklerin cezayı hak ettikleri bir durum yoktur.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
ismâil Hakkı Bursevî Kâf-u Nûn Allah Dostları & Evliyalar 5 16.03.24 21:19
Rüyada Mısır Tarlası Görmek NGB M-N Harfleri Rüya Tabirleri 0 20.10.23 12:04
kabala kültü üzerine bir tespit ebu ubeyde bin cerrah Kadim Bilgelik 1 31.08.22 04:49
Eski Babil ve Sümer büyüleri nuryzlm Sorularınız 3 19.02.21 11:12
eski mısır ve fravun melih06 Hayat Dersleri & Hikayeler 2 06.05.17 12:03


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:41.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com