Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Aynı Hadis, Farklı Hüküm...

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #8  
Alt 25.06.26, 23:38
Mesturu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefali
 
Üyelik tarihi: 10.06.26
Bulunduğu yer: Sırrın Kucağında
Mesajlar: 426
Forum Puanı: 269
Etiketlendiği Mesaj: 48 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli kardeşim, cevabının ana istikameti doğru. Aynı hadisten farklı hüküm çıkması çoğu zaman hadisi bilmemekten değil, hadisin sübutunu, delaletini, başka delillerle ilişkisini ve tatbik mahallini farklı usullerle değerlendirmekten doğar.

Yalnız müsaadenle burada birkaç ince kayıt düşmek gerekir.

Evvela her hadis “sübutu kesin” değildir. Mütevatir haberin sübutu kat‘idir, haber-i vahidin sübutu ise çoğu zaman zannidir. Bu yüzden mezhepler bazen hadisin metninde değil, o metnin hüküm kurmaya elveriş derecesinde farklı değerlendirmeye giderler.

İkinci olarak, “Şafii ve Hanbeli usulü hadisin zahirini mutlak alır, kıyasa ve amele bakmaz” ifadesi biraz fazla geneldir. İmam Şafii de, Ahmed b. Hanbel de sahih hadisi elbette merkeze alır, fakat onlar da cem, tercih, tahsis, takyid, nesh, umum-husus, mutlak-mukayyed gibi usul kaideleriyle hareket ederler. Yani mesele sadece “zahir alındı” veya “rey kullanıldı” kadar basit değildir.

Hanefilerde de haber-i vahid, umumü’l-belva ve kıyas meselesi doğrudur, fakat bu “Hanefi hadis karşısında kıyası tercih eder” diye okunmamalıdır. Hanefi usulünde bazen hadisin rivayet yolu, yaygın amel, Kur’an’ın külli kaideleri ve sahabe uygulaması birlikte tartılır. Burada maksat hadisi terk etmek değil, hadisin hüküm sahasını doğru tespit etmektir.

Malikilerin amel-i ehl-i Medine’ye verdiği değer de doğrudur, fakat o da her durumda, her sahih hadisin önüne geçen tek ölçü değildir. Amel-i ehl-i Medine’nin hangi çeşidinin delil olduğu, bunun rivayet mi, fetva mı, örf mü, nakli amel mi olduğu ayrıca tartılır.

Nesh meselesinde de dikkat gerekir. İki delil arasında farklılık görülür görülmez hemen nesh denmez. Önce cem‘ imkanı aranır, sonra tahsis, takyid, tercih ve tarih bilgisi değerlendirilir. Nesh en son başvurulan kapıdır. Çünkü nesh iddiası, bir hükmün artık amel dışı kaldığını söylemek demektir, bu da kolay söylenecek bir şey değildir.

İllet ve maksat bahsi de böyledir. Bir hadisin hükmü taabbüdi ise illet arayarak daraltılamaz. Ama makulü’l-ma‘na ise illet, maslahat, örf ve zamanın değişmesi hükmün tatbik sahasını etkileyebilir. Fakat bu da keyfi değil, usul ile olur.

Kısacası değerli kardeşim aynı hadisi delil alan iki mezhebin farklı hüküm vermesi ilmin zayıflığından değil, usulün derinliğindendir. Fakat bu ihtilafın muteber olması için üç şey gerekir, Delil sahih olacak, delalet usulle okunacak, hüküm tatbik mahalline doğru indirilecek.

Yoksa herkesin aynı hadisten istediği manayı çıkarması “mezhep ihtilafı” değil, usulsüz yorum olur.

Hadisi bilmek başka, hadisin hangi hükmü nerede ve hangi şartla doğurduğunu bilmek başkadır. Mezhep imamlarını büyük yapan da sadece rivayet bilmeleri değil, rivayeti usul terazisinde hükme dönüştürmeleridir.
Konuya değerli katkın için ALLAH razı olsun kardeşim...

Allah razı olsun şöyle
MUTEBER IHTILAF ICIN DELIL SAHIH OLACAK SARTIDIR
Bu ifade bütünsel fıkıh usulü açısından teknik bir hatadır Çünkü Hanefi ve Maliki usulünde mürsel hadisler rivayet eden tabiin güvenilir olduğu takdirde kesin birer delildir Ayrıca İmam Ahmed ve Ebu Hanife uydurma derecesine varmamış zayıf hadisi çıplak akılla yapılan kıyasa tercih ederler Dolayısıyla delil sahih olacak ifadesi yerine delil müctehidin usulüne göre hüccet kazanmış olacak daha doğru VAHID ICIN COGU ZAMAN ZANNIDIR IFADESIDIR
Bu ifade usulen gevşektir Çünkü haberi vahid sened zinciri açısından zatı itibariyle çoğu zaman değil her zaman ve mutlak olarak zannidir Karine ile desteklenmediği sürece tek başına asla kesin bilgi ifade etmez sadece amelde bağlayıcılık getirir
ZAHIR VE KIYAS ELESTIRISINDEKI BAGLAM ISKALAMASIDIR
Şafiilerin hadisin zahirini alıp kıyasa bakmadığı yönünde konusulmus
Bu eleştiri genel fıkıh pratikleri için haklı görünse de çatışma anını ıskalamaktadır İmam Şafii usulünde ortada sahih bir hadis varken o hadis akli bir kıyasa veya genel bir kaideye ters düşse bile kıyas tamamen devre dışı bırakılır Nassın olduğu yerde kıyasa itibar olunmaz kuralı en katı şekilde Şafiide uygulanır

Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Aynı gün içerisinde farklı zamanlarda farklı hacetler için farklı zikirler Garibanadam Sorularınız 13 23.08.23 00:48
Başka biriyle aynı rüyayı aynı gün görmemiz normal mi JAHR Sorularınız 8 03.03.22 22:45
Bilim Melekleri Keşfetti CahCahi Sorularınız 21 05.09.20 00:53
Salavatın Faydaları Och Salavat-ı Şerifeler 0 01.01.20 22:00
Süfyan ve Deccal Kimdir? Aynı mı Yoksa farklı kişiler midir? madlen Sorularınız 7 16.08.18 22:18


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:14.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com