
07.10.26, 15:13
|
 |
MoLLa
|
|
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,153
Forum Puanı: 1946
Etiketlendiği Mesaj: 138 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
“Kuş kanadıyla, insan canıyla uçar” derler. Kuşun kanadı bedenini göğe taşır; insanın canı ise onu yalnızca dünyada değil, manada da yükseltebilir. Fakat ruhu bedenine yük olan insan neyle kanat çırpar?
Bence böyle bir ruhun önce kanat araması değil, üzerindeki yükü fark etmesi gerekir. Çünkü insanı aşağı çeken çoğu zaman beden değil; nefsin arzuları, dünyaya aşırı bağlanmak, hırs, kibir, öfke, korku ve bitmeyen dünyevi meşguliyetlerdir. Ruh bunların altında kaldığında insan yürür ama yükselemeyebilir.
Ruhun kanadı ise iman, ihlas, güzel ahlak, sabır, şükür, tevbe ve Allah’a yöneliştir. İnsan her gün biraz olsun nefsinden eksilip Rabbine yaklaşırsa, taşıdığı beden artık ruhuna yük olmaktan çıkar; aksine ruhun olgunlaşması için bir vasıtaya dönüşür.
Belki de asıl mesele “Ruh neyle kanat çırpar?” sorusundan önce, “Ruhun kanatlarını ne kırıyor?” sorusudur. Zira bazen insanın ihtiyacı yeni bir kanat değil, mevcut kanatlarının üzerindeki ağırlıklardan kurtulmaktır.
|
Yüreğinize sağlık üstadım.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten, Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ
|